28 Nisan 2014 Pazartesi

Ülkemizdeki Sarah Jio Kitapları



Herkese merhaba!! 

Sarah Jio, ülkemizde çok sevilen bir yazardır. Son Kamelya ile birlikte ülkemizde yazarın çıkan kitap sayısı dört oldu. Bakalım hangi kitaplar Türkçe'ye çevrilmiş.

MART MENEKŞELERİ


Bir kadının yüreği sırlarla dolu bir denizdir...

Gerçek aşkı yaşadığına inanan ünlü yazar Emily Wilson, kocasının başka bir kadını ona tercih ettiğini öğrenince, hayal kırıklığına uğrar. Tüm bu olanlara rağmen yine de tek bir damla gözyaşı dökmez.

Büyük yengesi Bee, Mart ayını Bainbridge Adasında geçirmesi için onu davet eder. Emily ruhunda açılan yaraların iyileşmesi umuduyla, bu teklifi kabul eder.

Adanın mistik havasıyla huzuru yakalamaya çalışan Emily, 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük bulur. Bu günlük onu geçmişin tozlu sayfalarına hapsolan gerçek bir aşk hikâyesine ve altmış yıllık bir aile sırrına götürecektir...

Umudun, hüznün ve pişmanlığın bir arada işlendiği büyüleyici bir roman… İlk kitabı Mart Menekşeleri ile Library Journal En İyi Kitap Ödülüne layık görülen Sarah Jio, insan kalbinin, ne kadar hatalı olursa olsun sevdiklerimizi her zaman affedeceğini eşsiz bir dille anlatıyor.

"Aşk, tarih ve gizem… Daha ne olsun? Mart Menekşeleri, geçmişimizin er ya da geç sürprizlerle karşımıza çıkacağını hatırlatan muhteşem bir roman."
Jodi Picoult

"Tarih, gizem ve aşkın mükemmel bir karışımı… Bu romanı elinizden düşüremeyeceksiniz."
Library Journal

YAĞMUR SONRASI


II. Dünya Savaşının tam ortasında yaşanan yasak aşk ve işlenen korkunç bir cinayet...

Umut tükenmiş gibi görünse de ikinci şans her zaman vardır... Ya yoksa?

Anne Calloway ne kadar çabalasa da yetmiş yıldır peşinden gelen anıları bir türlü aklından silemiyordur. Bora Bora Adasından adına gelen gizemli bir mektup ise adeta kapanan yarasını yeniden açar.

1942 yazında, II. Dünya Savaşının en hararetli zamanında Bora Bora Adasında görev almak için orduya hemşire olarak katılan Anne, genç, güzel ve nişanlı bir kadındır. Ancak orada hiç hesap etmediği bir durumla karşılaşır. Aşk… Kalbini tutkuyla dolduran, yakışıklı asker Westry Greene karşı koyamaz. Kısa sürede aşkları, adadaki amber çiçekleri gibi filizlenirken, sazdan çatısı olan bir bungalovun altında gizli bir dünyayı paylaşırlar. Ta ki bir gece tüyler ürperten bir cinayete şahit olana kadar... Savaş rüzgârıyla ayrı yerlere savrulan çift, bir daha asla bir araya gelemez. Peki Anne, onca sene sonra çıkagelen bu mektubun izinden gidip taşıdığı vicdan azabını sonlandırabilecek midir?

Ya siz, araya zaman, mekân, kişiler girse de gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilir misiniz?
Mart Menekşeleri ile gönüllere taht kuran Sarah Jiodan muhteşem bir başyapıt... Yağmur Sonrası ile tutkunun zaman tanımayan öyküsünü okurken, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız.

"II. Dünya Savaşında Pasifikin tam ortasında kalan, yürek burkan muhteşem bir aşk hikâyesi."
Kristin Hannah

BÖĞÜRTLEN KIŞI
 

"Canım Danielım,

Kaybolduğun gün dünyam sona erdi, canım oğlum. Seni her kim alıp götürdüyse, seninle birlikte kalbimi, hayatımı da çaldı. Ben senin gülümsediğini görmek, kahkahalarını duymak, mutluluğunu paylaşmak için yaşıyordum."

Vera Ray 1933 yılının o karlı mayıs akşamında üç yaşındaki oğlu Danielı son kez öptüğünü bilmiyordur. Her ne kadar oğlunu yalnız bırakma düşüncesinden nefret etse de hayatlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Tek avuntusu, gün ağardığında küçücük oğluna sarılacak olmasıdır. Ancak Vera geri döndüğünde karşılaştığı manzara, Danielın boş yatağıdır. Bir de karlar içine gömülmüş olan oyuncak ayısı.

Seksen sene sonra Seattle yine mayıs ayında karlar altındadır. Köklü bir gazetede muhabir olan Claire Aldridge, bu doğaüstü olayı haber yapacaktır. Araştırmalarına devam eden Claire, küçük çocuğun bu zamana kadar sonuçlanmamış kaçırılma davasıyla karşılaşır. Evlat kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilen Claire, bu olayı çözmeye karar verir. Ancak çözdüğü her düğümün, onu Verayla olan bağlantısına yaklaştırdığından habersizdir…

Böğürtlen Kışı aşkı, umudu ve umutsuzluğu derinden anlatan muhteşem bir kitap. Bu öyküyü yüreklerinizden kolay kolay silip atamayacaksınız.

 SON KAMELYA


Önce küçük bir tohum düşer kalbin odasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?

1940'lı yılların Amerikası'nda bir fırıncının kızı olan Flora Lewis, un kokulu hayatının bir gün çok farklı yöne sürükleneceğini bilmiyordur. Genç kız bir yandan yaşlı anne babasına yardım ederken, öte yandan botanik bahçesinde bitkilerin ve çiçeklerin gizemli dünyasıyla uğraşmaktadır. Ta ki kendini uluslararası çiçek hırsızlığı zincirinin tam ortasında bulana kadar… Yapacağı iş çok basittir; İngiltere kırsalındaki Livingston Köşkü'ne gidip Middlebury Pembesi olarak bilinen ender bir kamelya türünü bulup haber vermek. Köşke dört öksüz çocuğa dadı olarak sızan Flora, içinde imkânsız bir aşkın tohumlarını büyütürken, ne tür bir belaya bulaştığını acı bir şekilde öğrenecektir.

Tam elli sene sonra bahçe tasarımıyla uğraşan Addison Sinclair, eşiyle birlikte Livingston Köşkü'ne gelir. Geçmişindeki hayaletten kurtulmaya çalışan Addison, aslında burada çok daha sancılı bir gizemin içine düşer. Bunu çözmeye çalıştıkça dillere destan kamelya bahçesinin kanla sulandığı gerçeğine de adım adım yaklaşacaktır…

Mart Menekşeleri ve hâlâ çoksatanlar listesinde yer alan Böğürtlen Kışı yazarı Sarah Jio'dan muhteşem bir kitap daha. Son Kamelya, kalbimizdeki geçmişin zehrini umut kırıntısına tutunan küçük bir tohumla yok edebileceğimizi gösteren bir başyapıt.

"Günümüze kadar taşınan geçmişin gizemi ile olayları yatıştıran affetmenin gücü tek kelimeyle muazzam."
-Booklist-

13 yorum:

  1. Böğürtlen kışı ve mart menekşelerini okudum . İkiside güzeldi ancak mart menekşeleri daha çok hoşuma gitti . Mart menekşelerini alırken Yağmur sonrasını mı alsam diye baya kararsız kalmıştım aslında . Yukardaki kapaklara baktığımda Böğürtlen Kışı hariç diğer kitapların yurtdışındaki tasarımının daha güzel olduğunu gördüm . Bu beni biraz üzmedi değil . Ama onun dışında gerçekten konusu güzel kitaplar. Sadece Yağmur sonrasını mı yoksa Son kamelyayı mı alacağıma karar veremedim :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki kitabı da okudum. Bana kalırsa Yağmur Sonrası :)

      Sil
    2. Yagmur sonrasini tavsiye ederim super. Pisman olmazsin. Emin ol arkadasim.

      Sil
  2. Hepsini okudum ama yeni kitaplari da cikti. bence bir bakin :) en guzeli mRt menekseleri ve yagmur sonrasi <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de en çok Yağmur Sonrası'nı sevmiştim. Sanırım yazarın okuduğum ilk kitabı olmasından :)

      Sil
  3. Bogurtlen kisini okudum 3 gun boyunca kitapla uyudum hissettim ve ruyamda dahi gordum:) muhtesem bi kitap..

    YanıtlaSil
  4. Böğürtlen kişi Mükemmeldi :-*B-):-$:'(:-!=-O:-P

    YanıtlaSil
  5. Böğürtlen kışı'nı çok tavsiye ediyorlar. Fakat yorumlara ve konusuna baktığımda Dram ağırlıklı bir yapıt gibi geliyor bana. Dram beni çok etkiliyor ve mutsuz ediyor. Günlerce etkisinde kalıyorum. O yüzden dram ve üzüntülü şeyler okumak, izlemek istemiyorum. Okuyanlardan ricam; Kitap da Dram dozu nedir? cevap verirlerse sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet etkisinde kalıyor insan ama yinede okumadan geçmeyin derim gerçekten muhteşem bir kitap :)

      Sil
    2. Kitabi bugün bitirdim. Dram açısından 10 üzerinden 6 alır bence. Insani çok sarsacak derecede bir dram söz konusu değil. Herkesin özellikle bir evladi olanların okuması gereken bir kitap

      Sil
  6. Bes kitabinida okudum beni en cok etkileyen bogurtlen kisi ve gunduz sefasi oldu.ve evet dram var ama sonu hep guzel bitiyor bu yazar bir harika

    YanıtlaSil
  7. Mart menekşelerini bitirdim. Soluksuz okuduğum bir kitaptı. 2 günde bittiğini söylesem abartmış olmam. Ama yurtdışında satılan kapağını daha cok sevdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de size katılıyorum. Yurt dışı kapağı çok daha güzel.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...