30 Haziran 2015 Salı

Mim: Ya Sen Yönetsen?



Herkese merhaba,

Çok Sevgili Rüzgardan Notlar blogunun sahibi beni mimlemiş. Değişik ve güzel bir mim, benim çok hoşuma gitti. Bakalım sorularımız neymiş?

1.      Hangi kitabın yönetmeni olmak isterdin?

Çirkinin Aşığı – Elizabeth Hoyt *_*

Favori kitabım ve yazarımı seçmesem olmazdı. 

2.      Oyuncuların kimler olurdu?

Bir Kore fanından da bu beklenir, değil mi? :D

Lee Hong Ki

  
 Yoon So Hee



3.      Bir kitap filme uyarlanıyorsa genelde mutlaka çıkarılan sahneler de olur. Senin filminde hangi sahneler eksik olurdu?

Ooo… Hayır, olamaz! Hiçbir sahnemi çıkarmazdım. Kitapların filme çevrilmesini işte bu nedenle pek sevmiyorum. Sahneler çıkarılıyor, yerlerine başkaları ekleniyor. Cıks olmaz. Hiç benim tarzım değil. Tüm kitap filmde olurdu. 

4.      Ya sen hayal gücü tavan yapmış bir yönetmensin. Baktın ki film böyle çok cansız, senaryo da bazı eklemeler gerek. Nasıl sahneler eklerdin?

Edward de Raaf ve Anna’nın sahnelerini arttırırdım *_*

5.      Napolyon Bonapart ne demiş? Para, para, para… Ee, senin para kaynağın kim?

Canım eşim *_*

24 Haziran 2015 Çarşamba

Goddess War #1: Tanrıçaların Savaşı - Kendare Blake



Kitap Adı: Tanrıçaların Savaşı
Kitabın Orijinal Adı: Antigoddess
Yazar Adı: Kendare Blake
Seri Adı: Goddess War
Seri Sıralaması: 1/3
Türü: Fantastik, Genç-Yetişkin, Paranormal
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 416
Basım Tarihi: 2015
Puanım: 4/5


Arka Kapak Yazısı: Bir tanrının öğrenmesi gereken tek ders kaderdir ama ben kadere inanmam.
Çünkü¸ son henüz yazılmadı…

Savaş Tanrıçası Athena teninin altında baykuş tüyleri belirmeye ve ciğerlerini sarmaya başladığında ölüme adım adım yaklaştığını fark eder. Hırsızlar Tanrısı Hermes ise bedenini kemiren bir hastalıkla boğuşmaktadır. Bu sırada diğer tanrı ve tanrıçaların da farklı hastalıklardan mustarip olduğunu öğrenirler. Ancak hepsi de birbirlerini öldürmek pahasına dahi olsa son nefeslerini vermemeye kararlıdırlar.

Athena ile Hermes onları ölüme neyin sürüklediğini bulmak için dünyayı dolaşmaya başlarlar. Yolları sıradan bir insan olan Cassandra'ya çıkar. Belki de bu genç kız sanılanın aksine, sıradan biri değildir.

Peki, tanrıçaların hayatta kalmak için başlattıkları savaşın kilit noktası Cassandra olabilir mi?

"Daha ilk sayfasından itibaren okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren bir hikâye. Kendare Blake'in kendine has üslubu Tanrıçaların Savaşı'nda bir kez daha kendini göstermiş."
-Goodreads-

"Blake'in mitolojik öğelerle günümüz dünyasını aynı hikâyede buluşturma fikri kesinlikle okunmayı hak ediyor."
-New York Times-

"Özellikle Yunan mitolojisine ilgi duyan okuyucuların soluksuz okuyacakları bir heyecan fırtınası."
-Kirkus Reviews-

Yorumum: Kendare Blake’in yazmış olduğu Tanrıçaların Savaşı çok değişik bir mitoloji kitabıydı. Tanrı ve Tanrıçalar, benim ve birçok okuyucunun gözünde ölümsüzdürler ve ne olursa olsun her zaman hayatta kalırlar olarak yer etmişti. Ta ki bu kitaba kadar. 

“Beni öldüren tüyler değil. Tüyler başka bir şey tarafından beni öldürmek için kullanılıyor. Bir güç tarafından. Bu alacakaranlık tarafından.”

Athena kendini daha önce hiç bu kadar çaresiz hissettiğini hatırlamıyordu. Her tarafından baykuş tüyleri çıkıyor, onları kopardığındaysa yara oluyordu. Toprak Ana Demeter kuruyor, soluyordu ve Hermes hiç bilinmeyen bir hastalığa yakalanmış günden güne eriyordu. Athena ve Hermes onlara, Demeter’in yardım edeceğini düşünerek yollara düşerler. 


“Gidip Kahin’i bulun. Tabii bulabilirseniz ve siz üçünüzün ona ihanetine rağmen kız size yardım ederse. Ama belki de şanslısınızdır ve kız diğerlerinden, sizden nefret ettiğinden fazla nefret ediyordur.”

18 Haziran 2015 Perşembe

Kayıp Günlükler/Inside Out #1: Senin Yerinde Olsaydım - Lisa Renee Jones



Kitap Adı: Senin Yerinde Olsaydım
Kitabın Orijinal Adı: If I Were You
Yazar Adı: Lisa Renee Jones
Seri Adı: Kayıp Günlükler Serisi
Seri Sıralaması: 1/6 + 11 novella
Türü: Günümüz Aşk, Yetişkin
Yayınevi: Arkadya Bitter
Sayfa Sayısı: 336
Basım Tarihi: 2015
Puanım: 5/5



Arka Kapak Yazısı: Bu sayfalar, bir kadının yasaklı dünyasına açılan gizemli bir kapı. Kapının ardında ise sıradan birinin asla hayal edemeyeceği bir dünya saklı; acının zevkle, korkunun aşkla karıştığı bir dünya. Tutkunun önüne ne gelirse yakıp küle çevirdiği o ilkel ateşin ve aşkın en saf hali gizli bu satırlarda. Ne duyarsan duy ya da ne görürsen gör devam edebilecek, bana hazzın ve acının en büyüklerini yaşatan gizemli adamın kim olduğunu çözebilecek kadar cesur musun? Benim yerimde olsaydın, cevabın ne olurdu?

Sıradan bir lise öğretmeni olan Sara McMillan'ın cevabı evetti. Ta ki bir rastlantı sonucu okuduğu o günlükteki kayıp kadını bulmaya çalışırken, git gide hiç tanımadığı o kadına benzediğini, onun hayatını yaşamaya başladığını fark edene kadar. Rebecca'yı içine çekip yutan, parlak ışıklarla dolu sanat dünyası, Sara'ya boyun eğecek miydi? Yoksa onun da sonu bu ateşli, gizemli ama bir o kadar da tehlikeli adamın kollarında mı gelecekti?

Kimdi bu adam? Peki, ya ben kimdim? Korku, nasıl böyle baştan çıkarıcı olabilirdi?
Öğrenmeye hazır mısın?

Yorumum: Arkadya Yayınları kendi çizgisinden hafif kayarak biz yetişkin okuyucular için Arkadya Bitter adında erotik kitaplar çıkarmaya başladı. Bu kitapların ilki de Kayıp Günlükler serisinin ilk kitabı olan Senin Yerinde Olsaydım!

Gerilim, erotizm, duygusallık, ihanet, parçalanmış kalpler… Kitap içinde pek çok şeyi aynı anda barındırıyor. 

Sara kendi halinde bir öğretmendir. Bir gün eline bir şekilde Rebecca adında bir kadının günlüğü geçer. Günlükteki yazılanlar Sara’yı son derece etkiler. Rebecca aslında fazlaca cesur bir hayat yaşamaktadır. Erotik olan günlüğü okuyan Sara, kadının başına bir şey geldiğini ve onu bulması gerektiğini düşünerek Rebecca’nın peşine düşer. 



“Bana hissettirdiğin bu delilik, uzun zamandır hissettiğim en iyi şey…”

17 Haziran 2015 Çarşamba

Aşina Olduğumuz CEO'lar mı, Yeni Furya Ressamlar mı?



Erotik romansların Türkçe’ye çevrilmesi ile beraber pek çok erkek karakter hayatımıza girdi. Kimi son derece otoriter ve buyurgan, kimi naif ama sevdiği için her şeyi yapan, kimi de saf romantik tiplerdi. Peki ya Kayıp Günlükler Serisi’nin (Senin Yerinde Olsaydım - Lisa Renee Jones) iki önemli ana erkek karakteri nasıl? 

Mark Compton ve Chris Merit. İkisi de aynı zamanda, aynı mekanda İngilizce Öğretmeni olan Sara McMillan’ın hayatına girdiler. İkisinden de farklı şekilde etkilenen kendi halindeki Sara için aşk hayatı hiç istemediği kadar karışacaktır. 


Mark Compton galeri sahibi, elit bir kişi. Buyurgan, kontrol manyağı, emretmeyi seven ve baskın bir kişilik. Uzun boylu, alt dudağı dolgun, güçlü bir çenesi var. Atletik, sarı saçlı, kendinden emin, benzersiz gümüş grisi gözlere sahip. Karanlık ve buyurgan bir ses tonu var. 

16 Haziran 2015 Salı

OKK 45. Blog Tur: Senin Yerinde Olsaydım - Lisa Renee Jones, Duyuru - Takvim - Çekiliş




Herkese merhaba!
OKK’nın 45. blog turunun konuğu Arkadya Bitter’in ilk kitabı olan Lisa Renee Jones’un yazmış olduğu Senin Yerinde Olsaydım romanı!

Kitabımızı Tanıyalım
Bu sayfalar, bir kadının yasaklı dünyasına açılan gizemli bir kapı. Kapının ardında ise sıradan birinin asla hayal edemeyeceği bir dünya saklı; acının zevkle, korkunun aşkla karıştığı bir dünya. Tutkunun önüne ne gelirse yakıp küle çevirdiği o ilkel ateşin ve aşkın en saf hali gizli bu satırlarda. Ne duyarsan duy ya da ne görürsen gör devam edebilecek, bana hazzın ve acının en büyüklerini yaşatan gizemli adamın kim olduğunu çözebilecek kadar cesur musun? Benim yerimde olsaydın, cevabın ne olurdu?

Sıradan bir lise öğretmeni olan Sara McMillan'ın cevabı evetti. Ta ki bir rastlantı sonucu okuduğu o günlükteki kayıp kadını bulmaya çalışırken, git gide hiç tanımadığı o kadına benzediğini, onun hayatını yaşamaya başladığını fark edene kadar. Rebecca'yı içine çekip yutan, parlak ışıklarla dolu sanat dünyası, Sara'ya boyun eğecek miydi? Yoksa onun da sonu bu ateşli, gizemli ama bir o kadar da tehlikeli adamın kollarında mı gelecekti?

Kimdi bu adam? Peki, ya ben kimdim? Korku, nasıl böyle baştan çıkarıcı olabilirdi?
Öğrenmeye hazır mısın?

Tur Takvimimiz
16.06.2015
Duyuru – Takvim – Çekiliş
Çekiliş için tık tık!!
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Inside Out Serisi Hakkında

17.06.2015
Pudra Tozu - Günlük Tutmak FBI'dan Sır Saklamak Kadar Zor Dostum
Kitap Tutkusu – Aşina Olduğumuz Ceo’lar mı, Yeni Furya Ressamlar mı?
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Lisa Renee Jones Röportajı
Fighting!!

18.06.2015
Yorumlar
Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!!
Katkılarından dolayı Arkadya Bitter’e teşekkür ederiz.



Not 1: Blogumda yorumladığım tüm kitapların listesine buradan ulaşabilirsiniz.
Not 2: Bu yazıyı “kitaptutkum.blogspot.com” dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!



10 Haziran 2015 Çarşamba

Alienated #1: Yabancı - Melissa Landers



Kitap Adı: Yabancı
Kitabın Orijinal Adı: Alienated
Yazar Adı: Melissa Landers
Seri Adı: Alienated
Seri Sıralaması: 1/3 + 1 novella
Türü: Fantastik, Genç-Yetişkin, Bilimkurgu
Yayınevi: Go Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 5/5


Arka Kapak Yazısı: Uzaylılar insanlarla iki yıl önce bağlantı kurdu. Şimdi de dünyalı Cara, onlardan birini evinde misafir etmeye hazırlanıyor.

Gezegenler arası öğrenci değişim programı kapsamında evinde L'eihrli bir lise son sınıf öğrencisini ağırlamaya hazırlanan Cara, bu sayede hem hayallerindeki üniversiteye ücretsiz gidebilecek hem de o gizemli L'eihrliler hakkında gazetecilerin uğruna öleceği bilgiler edinecektir. L'eihrli öğrenci Aelyx'in, ayakları yerden kesen yakışıklılığı da cabası. Ama işler hiç de düşünüldüğü gibi yolunda gitmeyecektir, çünkü Aelyx'i okulda istemeyenler de vardır ve sayıları hiç de az değildir. Tehdit mektupları almaya başlayan Cara bir süre sonra Aelyx ile okula polis eşliğinde gitmek zorunda kalacaktır.

Okuldaki herkes tarafından dışlanan Cara'nın artık tek arkadaşı Aelyx'tir. Üstüne üstlük Cara ona sırılsıklam âşık olmuştur. Öte yandan Aelyx'in de ölümcül sonuçlar doğurabilecek sırları vardır. Büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olan Cara hem kendi hem sevdiği çocuğun hayatı hem de gezegeninin geleceği için bir ölüm kalım savaşı vermek zorundadır.

Yorumum: Fantastik kitapların her bir çeşidinde bayılan biri olarak uzaylıların dikkatimi çekmemesi mümkün mü? Yabancı’yı, Tüyap Kitap Fuarı’ndan almış ve ilk okuyacağım kitaplardan biri diye ortalarda gezerken sene olacak ancak yeni okuyabildim.

“Dünya’daki yaşamla senin gezegenindeki yaşam arasındaki en büyük kültürel fark nedir?”
“Benzerliklerimizi saymak farklılıklarımızı saymaktan çok daha kolay çünkü neredeyse hiçbir ortak yönümüz yok.”



Uzaylılar ve Dünyalılar… İki ırk birbirinin farkında ve sıcak ilişki kurmak istemektedirler. Bu nedenle öğrenci değişiminden yararlanılacaktır. Cara okul birincisi olduğu için L'eihrli öğrencinin onun evinde kalmasına karar verilmiştir. Ancak genç kızın en yakın arkadaşları tam bir L'eihr düşmanı olduğundan çok kısa sürede onlar tarafından dışlanmıştır. Ya L'eihrli’yi yurduna geri yollayacak ya da tek başına kalacaktır. Cara, Aelyx’in Dünya’da kalmasını tercih eder ve her ikisi için zorlu bir süreç başlar.

“Bu nedir? Küf gibi kokuyor.”
“Çikolata. Bayılacaksın.”
“İğrenç!”
“Ciddi olamazsın. Çikolata Tanrıların yiyeceğidir.”

8 Haziran 2015 Pazartesi

Mim: O mu? Bu mu?


Herkese merhaba!!

Yepyeni bir mimle karşınızdayım. Bu kez Sevgili Nazlı Kitaplık beni mimlemiş. Mim için teşekkür ediyor, hemen soruları cevaplamaya geçiyorum *_*

İnce mi? Kalın mı?
Çok sevdiğim yazarların kitapları isterse 5000 sayfa olsun yine okurum yine okurum :p Ama konusunu sevmediğim bir kitap isterse 100 sayfa olsun, elimde sürünür. 

Artemis mi? Ephesus mu?
Her ikisi de. İki yayınevinden de takip ettiğim seri  ve yazarlar var. Seçim yapamıyorum :p

Dizi mi? Film mi?
Her ikisi de *_*

Yeşil mi? Mavi mi?
Mavi :D

Lydia mı? Allison mu?
Onlar kim O.o İpucu olaydı diye düşünüyordum ki buldum, buldum. Ama seçim yok :D

Matematik mi? Türkçe mi?
Bunu cevaplamak için bayağı bir büyüğüm :p Es geçelim lütfen -_-

6 Haziran 2015 Cumartesi

Keşke Senden Nefret Edebilseydim - Lucy Christopher



Kitap Adı: Keşke Senden Nefret Edebilseydim
Kitabın Orijinal Adı: Stolen: A Letter to My Captor
Yazar Adı: Lucy Christopher
Türü: Dram, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 304
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 3/5

   
Arka Kapak Yazısı: Ben seni görmeden önce sen beni gördün.Bir kız: Gemma, havalimanında, ailesiyletatile çıkmak üzere. Gözlerinde öyle bir bakış vardı ki…Bir adam: Ty, salaş, bronz tenli, olgun görünümlü, nedense tanıdık, gözleri buz gibi mavi. Sanki beni istiyormuşsun gibi.Kız ailesinden uzaklaşıyor. Bir anlığına. Adam onun kahvesinin parasını ödüyor. Ve içine ilaç atıyor.Hem de çok uzun süredir.Gemma ne olduğunu anlamadan Ty onu alıp götürüyor. Kumlara ve sıcağa. Boşluğa ve kimsesizliğe. Hiçliğe. Ve onu sevmesini bekliyor.Kurbanın, kendisini kaçırana yazdığı bir mektup olan Keşke Senden Nefret Edebilseydim Gemma'nın hayatta kalmaya dair ümitsizlik dolu öyküsü. Gemma'nın bedenini çalan Ty, genç kızın içinde çığlık atan tüm içgüdülere rağmen kalbini de çalmayı başarabilecek mi?

"Yıldırımın tüm gerilimi, gök gürültüsünün tüm dehşeti. Büyüleyici, korkutucu ve güzel bir kitap."
-John Marsden-

"Duygusal açıdan çok saf bir macera. Hapsedilmeye ve ilişkilerin gücüne dair müthiş bir öykü."
-Publishers Weekly-

"Sarsıcı, yürek burkucu ve bir o kadar güzel."
-School Library Journal-

Yorumum: Uzun zamandır hiç ara vermeden ardı ardına fantastik kitaplar okudum. Canım historical romance ve günümüz aşk okumak istemeyince değişik bir tarz denemek istedim. 

“Neden buradayım?”
“Çünkü burası sihirli. Bu yer…güzel. Ve sen güzelsin. Güzel ve farklı.”

Kitabı sevip sevmediğime gelince çok arada kaldım. Gemma, Ty tarafından havaalanında kaçırılıyor ve kendini kaçıran adama en başından en sonuna yaşadıklarını, hissettiklerini mektup olarak yazıyor. Buna bir nevi iç döküş ve kendini Ty’a açıklama olarak düşünebilirsiniz. Bu bakımdan hep sen dili kullanılmış kitap yazılırken. Sen beni kaçırdığında ben bunu hissettim, sen bana böyle davrandığında ben böyle düşündüm, sen bunu yaptın, sen şöyle davrandın diye hep sen dili kullanılmıştı. Aslında kitaba bunu bilerek başladım ama nedense okurken sevemedim, sayfalar gözümün önünden akarken bildik, tanıdık bir dil okumak istedim. 

“Öteki tarafta ne var?”
“Çok bir şey yok. Aynısının daha fazlası. Eğer merak ediyorsan kaçış yolun bu değil. Kurtuluşun ancak benden geçiyor ve sanırım bu senin için talihsizlik. Çünkü ben zaten buraya kaçtım.”
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...