31 Ağustos 2014 Pazar

OKK 34. Blog Tur: Hep Seni Bekledim - Jennifer L. Armentrout





Herkese merhaba!

Yepyeni bir turla karşınızdayız. Kitabımız çok sevdiğimiz bir yazar olan Jennifer L. Armentrout’un Hep Seni Bekledim kitabı.

Kitabımızı tanıyalım


Bazı şeyler beklemeye değer…

Beş sene önce bir partide Avery Morgansten'in tüm hayatı değişti. Evden çok uzakta bir üniversite, şimdi her şeyi geride bırakmak için harika bir fırsat. Tek yapması gereken, derslere zamanında girmek, sol bileğindeki bilekliği asla çıkarmamak, dikkatleri üzerine çekmemek ve belki de bir iki arkadaş edinmek. İhtiyacı olmayan tek şey ise, ince ince planladığı hayatını alt üst edecek bir erkeğin radarına girmekti.

Çok satan Lux ve Melez Sözleşmeleri serisinin yazarı Jennifer L. Armentrout'tan yepyeni bir aşk hikâyesi!Çıktığı gün kitap satış listelerini sarsan ve Forbes dergisine kapak konusu olan Hep Seni Bekledim'i elinizden bırakamayacaksınız.

Takvim
31.08.2014
Duyuru – Tanıtım – Çekiliş

Çekiliş için tık tık!!!

01.09.2014
Kitap Tutkusu – Bir Okurun Yazar Sevgisi
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Merhaba, Ben Bambaşka Bir Şehirde Yeni Bir Okula Başlayan Kız Konulu Kitaplar
Fighting! – Videolarla Hep Seni Bekledim

02.09.2014
Pudra Tozu – Bir Tur Böyle Geçti
Kitap Tutkusu – Seri Hakkında Bilgi

03.09.2014
Yorum

Katkılarından dolayı DexPlus’a teşekkür ederiz.
Not 1: Blogumda yorumladığım tüm kitapların listesine buradan ulaşabilirsiniz. 

Not 2: Bu yazıyı “kitaptutkum.blogspot.com” dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!


29 Ağustos 2014 Cuma

100Dünya Üçlemesi #1: 100Dünya’nın Gizli Yüzü - Danielle Martinigol



Kitap Adı: 100Dünya’nın Gizli Yüzü
Kitabın Orijinal Adı: Les Abimes d’Autremer
Yazar Adı: Danielle Martinigol
Seri Adı: 100Dünya Üçlemesi
Seri Sıralaması: 1/3
Türü: Fantastik, Bilimkurgu, Genç-Yetişkin
Yayınevi: On8 Kitap
Sayfa Sayısı: 190
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 4/5


Arka Kapak Yazısı: "Bir anda, on bin yolcunun gözüne siyah perde indi. Herkes asıldığı tutamağı bütün gücüyle sıkıyordu. Uzaygemisinin derinliklerinden hayvansı bir kükreme yükseldi. Sandiane manyetik akımın avuç içlerine battığını ve vücudundan aktığını hissetti. Uzaygemisinin akıl almaz donanımı, onları galaksinin bir ucundan diğerine ulaştırmak için uzayı ikiye katlarken, genç kız saniyeleri saymaya başladı."

-2003 Chronos Ödu?Lü
-2002 Grand Imaginaire Gençlik Romani Ödu?Lu?

Uzak gelecekte, uzay-zamanı katlamayı başaran insan ırkı Dünya'yı aşmış, galaksinin dört bir yanına dağılmış; bilindik hırsları, tanıdık emelleri ve benzer siyasi yapılarıyla varlığını sürdürüyor. Birbirinden binlerce ışıkyılı uzaklıktaki gezegenlerin oluşturduğu "100Dünya Konfederasyonu" adlı bu yeni düzende, Dünya'dan da mavi, gizemli bir okyanus-gezegen dikkati çekiyor: Başkadeniz. Konfederasyonun en genç gazetecilerinden, Agoralı Sandiane Ravna objektifini bu ketum gezegenin sırlarına çevirdi bile. Bilmediğiyse, gerçekleri öğrenmekle onları medyada paylaşmak arasında çok hassas bir denge olduğu...

İnsanın doğa üzerindeki egemenliğine bir sınır çizmek mümkün mü? Buluşlar ve keşiflerle bugünlere gelen insanın "merak" duygusunu esas harekete geçiren nedir? Bilgilenme ve haber alma hakkı yaşam hakkının önüne geçtiğinde, en büyük zararı kim görür? Fransız bilimkurgu edebiyatının tanınmış yazarı Danielle Martinigol'ün ünlü üçlemesi "100Dünya" başlıyor.

Yorumum:100 Dünya üçlemesinin ilk kitabı olan 100 Dünya’nın Gizli Yüzü farklı bir bilimkurgu kitabı. Değişik kurgusu ile birlikte kitabın içindeki dünyayı ve o muhteşem Abisleri çok sevdiğimi baştan belirteyim.

“Kameranız sizi hiç bırakmaz mı?”
“Onsuz ne görür, ne de duyardım. Gözlerim ve kulaklarımla kalırdım. Çok… sıradan olurdum. Her şeyden de öte yalnız olurdum.”
 
Sandiane Ravna, babası ile gazetecilik yapan on altı yaşında bir kızdır. Hayatını haberleşmeye adamak istemektedir. Onun için dünyadaki en önemli şey muhabirlik yapmak ve insanları bilgilendirmektir. Öyle ki kamerasını asla yanından ayırmamaktadır.


Habercilik o kadar kanına işlemiştir ki babası ile birlikte Başkadeniz’de neler saklandığını bulmaya istemektedir. Başkadeniz’de ise gerçekten de bir şeyler gizlenmektedir ki bu da merak uyandırıcıdır.

28 Ağustos 2014 Perşembe

ELIZABETH HOYT'TAN GELEN BİR DOLU İMZALI KİTAP



Herkese merhaba!!!

İnanılmaz derece de mutluyum çünkü çok sevdiğim can yazarlarımdan biri olan Elizabeth Hoyt’tan bir sürü bir sürü imzalı kitap geldi. Kargoyu açınca gözlerimden kalpler fışkırdı desem çok abartmış olmam değil mi? *_*


Bundan bir süre önce Elizabeth Hoyt ile röportaj yapmak için Asistanı Melissa Jolly ile bol bol yazışmıştık. Sonra bir gün hiç beklemediğim bir anda Melissa benden adresimi istedi ve kitap göndereceğim sana dedi. Mailini okurken çok mutlu olmuştum ama kargo biraz önce elime ulaşınca resmen çığlık attım. (İş yerimde olduğum düşünülünce evde olsam kim bilir ne yaparmışım?) 


Tam tamına 6 kitap göndermişler bana!!!! 



Ve hepsi de imzalı *_*. Bayıldım bayıldım. Kitapları tek tek bağrıma bastım ve hepsini yeniden okuyasım geldi. Blogumu açtığımda Hoyt’un çoğu kitabını okumuştum. Onları yeniden okuyup yorumlamaya karar verdim. 
Okuyup yorumladığım Elizabeth Hoyt kitapları:

Buz Prenses - Elizabeth Hoyt (Prens #3,5)

Yabani Aşık - Elizabeth Hoyt  (Legend of the Four Soldiers #4)

Herkese bol kitaplı günler!!

Kitap Alışverişlerim - 25: Biraz Kitap, Biraz Şikayet



Herkese merhaba!

Birkaç kitap alışverişi ve azıcık hüsranla sizlerleyim. Yine Kitap Sihirbazı ve yine sorunlar! Eee bu kadar şikayet ediyorsan sen de sipariş verme bu siteden diyeceksiniz ama ne yapayım kitap fiyatları ucuz. Çok kitap alan biri olarak en uygun fiyatlı olana yönelmek hakkım ama her seferinde de sorun yaşamaktan gerçekten sıkıldım.


Şikayet kısmına gelince 21 Temmuz’da verdiğim siparişim 25 Temmuz’da elime ulaştı. Kargo gelince çok şaşırdım, çünkü bu kadar çabuk gelmesini beklemiyordum. Paketi açınca 2 adet Uçuşta kitabımın (biri blog ikizimindi) olmadığını gördüm. İlk başta yanlışlık yapıldığını düşündüm ki faturada kitaplar gözüküyordu. Bayram tatili de başladığından iletişime geçmek için tatil sonrasını bekledim. 31 Temmuz’da iletişime geçtiğimde ellerinde olan kitapları bekletmek istemeyip gönderdiklerini iki gün için de eksik olanları yollayacaklarını söylediler. Aradan bir hafta geçip hala gelmeyince 7 Ağustos’ta tekrardan iletişime geçtim. Tedarikçiden bekliyoruz dendi, her zaman söyledikleri bu. Sürekli tedarikçileriyle problem yaşıyorlar. Bu bir ticaret işi tabiî ki de her şey istediğimiz gibi gitmez ama sürekli sorun yaşanıyorsa?... 

Kitap her yerde var, tedarikçinizle nasıl sorun yaşıyorsunuz bilmiyorum ama en kısa zamanda kitaplarımın gönderilmesini istiyorum dediğimde kitabın baskısı tükenmiş yeni baskı göndereceğiz size dediler. 



Ve gelen kitabın birinci baskı olması ne kadar manidar değil mi? Uçuşta kitabı o kadar kapış kapış satılıyor ki bana gelene kadar eminim ki ikinci baskı da tükenmiştir, benim kitaplarımı sahaflardan bulmuşlardır!

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Köşe Yazılarım - 23: Beni Bulun - Michelle Knight



Herkese merhaba!!

Bu haftaki köşe yazım gerçek bir hikaye olan Beni Bulun! Okurken çok etkilendim ve ağladım.Çok farklı bir hikaye.

Diğer köşe yazılarım için tık tık!!



1 ev, 3 kadın ve 11 yıllık esaret. Michelle Knight’ın yazmış olduğu Beni Bulun gerçek bir olayın çarpıcı hikayesi…

Michelle Knight, 22 Ağustos 2000 tarihinde, oğlu Joey’in vekalet davasına giderken aklında sadece oğluna kavuşmak vardır. Davaya yetişmeye çalışan Michelle’e o anda yardım elini arkadaşının babası olan Ariel Castro uzatmıştır. İnsan arkadaşının babasına güvenebilmeli değil mi?

O günden itibaren Michelle’in hayal edemediği kadar zor bir hayat başlamıştır. Genç kadın için işkence ve tecavüzlerden daha zor olan şey ise onu kimsenin aramamasıdır. Hakkında ne bir televizyon haberi ne de bir el ilanı vardır. Sanki bu dünyada hiç yaşamamış gibi, sanki hiç var olmamış gibi… Ortadan kaybolmasını kimsenin fark etmemesi, onu aramamaları içini bulunduğu durumdan daha çok acıtmıştır. 



Ariel Castro, 2003 yılında 16 yaşında olan Amanda Berry’i kaçırmıştır. Amanda, Ariel’in hoşlandığı kadın tipinde olduğu için ona daha ayrıcalıklı davranmaktadır. Adamın, Amanda’nın gelmesi ile beraber Michelle’e davranışları daha da kötüye gitmiştir. Çünkü genç kız onun için ayrıcalıklıdır ve Amanda’nın istemediği bir şeyi ona yapmamaktadır. Bunun intikamını da Michelle’e akıl almaz işkenceler yaparak almaktadır.

19 Ağustos 2014 Salı

Cehennem Makineleri #3: Mekanik Prenses - Cassandra Clare



Kitap Adı: Mekanik Prenses
Kitabın Orijinal Adı: Clockwork Princess
Yazar Adı: Cassandra Clare
Seri Adı: Cehennem Makineleri
Seri Sıralaması: 3/3
Türü: Fantastik, Macera, Genç-Yetişkin
Yayınevi: ArtemisYayınları
Sayfa Sayısı: 678
Basım Tarihi: Ağustos/2013
Puanım: 4/5


Arka Kapak Yazısı: Gölge Avcıları yok olmanın eşiğine sürüklenirken tehlike ve ihanet, sır ve cazibe, aşk ve ölüm birbirine karışıyor!

Tessa Gray mutlu olmalıydı. Ne de olsa bütün gelinler mutludur, öyle değil mi? Ancak Tessa, Jem Carstairs'la evlenmeye hazırlanırken Londra Enstitüsü'ndeki Gölge Avcıları'nın başları büyük beladaydı. Mortmain, acımasız otomatlardan oluşan Cehennem Makineleri ordusunu, Gölge Avcıları'nı yok etmek için kullanmayı planlıyordu. Planını tamamlamak için de son bir şeye ihtiyacı vardı: Tessa Gray'e.

Enstitü başkanı Charlotte Branwell, Mortmain'i bulup onu durdurmak için her şeyi göze almıştı. Fakat Mortmain, Tessa'yı kaçırmıştı ve genç kıza aşık iki adam, Jem ve Will, onun için savaşmaya hazırdı. En yakınları Tessa'yı Mortmain'in kurtarmaya çalışırken, genç kız, kurtuluşun yalnızca kendi elinde olduğunu anlayacaktı.

Ancak Tessa, melekleri kontrol etme gücüne sahip olsa bile, acımasız bir orduyla tek başına mücadele edebilir miydi?

Yorumum: Cehennem Makineleri serisinin son kitabı Mekanik Prenses’i okurken bazı kısımları çok sevdim bazı yerleri ise maalesef ki sevemedim. Yazara şaşırıp kaldığım bölümler olduğu gibi sinirlendiğim zamanlarda oldu.

Tessa, Jem ile nişanlı olduğundan dolayı beraber çok fazla vakit geçirmektedirler. Will ise aşkını kalbine gömmüş olarak ikiliyi uzaktan seyretmektedir. Will’in vicdanı Jem, zaafı Cecily ve kalbi de Tessa’dır artık. 

Cehennem araçları acımasızdır.
Cehennem araçları pişman olmaz.
Cehennem araçları sayısızdır.
Cehennem araçları hiç durmaz.

Mortmain’in otomatları, tüm gölge avcısı dünyasını korkutmaktadır. Bu ölüm saçanlar makineleri durdurmanın tek yolu sahibini öldürmektir ki bu da hiç kolay değildir. 

Bir adam babasının katili ile aynı gökyüzünün altında yaşayamaz. Gölge Avcıları’nı gökyüzünün altından sileceğim. Onlar artık dünyada yaşamıyor olacak.

Hele ki Mortmain onlardan ölesiye nefret ederken ve elinde bu kadar güçlü makineler varken bunu yapmak çok daha zor olacaktır.

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Köşe Yazılarım - 22: Hayatımızın Vazgeçilmezi, Dünya Klasikleri!



Herkese merhaba!!

Yeni köşe yazımla sizlerleyim. Ara verince özlemişim köşemi ve burada yazmayı. Bu haftanın konusu Dünya Klasikleri. Okumayı çok fazla tercih etmiyorum ama favori klasiklerimde yok değil.

Diğer köşe yazılarım için tık tık!!

Keyifli okumalar!!



Dünya Klasikleri’nden bir kitabı, hepimiz hayatımızda bir kere de olsa okumuşuzdur. Orta okuldan itibaren Edebiyat derslerinin vazgeçilmez ödevlerinden bir tanesidir bu. Okul yıllarındaki klasik dayatması bazı öğrencilerin kitaplardan soğumasına neden olmaktadır.

Doğruyu söylemek gerekirse ben de bu dönemlerden geçtim. Klasiklere merakım olduğu dönemlerde okuduğum bir kitapla bu dünyaya biraz ara vermiştim. Şimdi görüyorum ki bunun nedeni kitabın okuduğum yaşa hitap etmemesi.

Çoğu kişinin diğer klasiklerden daha fazla sevdiği bir kitap vardır. Benim için ise Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sı baş tacımdır. Bu romanın en önemli özelliği yazarın olgunluk döneminde yazmış olduğu ilk büyük roman olmasıdır. Ayrıca Suç ve Ceza, Dostoyevski’nin en uzun ikinci romanıdır. 

Raskolnikov, maddi zoruluklar nedeniyle hukuk fakültesini bırakmak zorunda kalan fakir bir gençtir. Tefecileri toplum içindeki parazit olarak gören genç adam tefeci bir kadın ile onun kız kardeşini öldürür. Her ne kadar cinayeti inandığı şey uğrana işlediğini düşünse de bir süre sonra vicdanı yakasını bırakmaz. İşlediği suç için kendini yer bitirir. Ve en önemlisi de suçun cezasını kendi kendine vermesidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...