Yediklerim - İçtiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yediklerim - İçtiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2017 Cumartesi

Fikri Mühim - Nescafe White Chocolate Mocha Denemesi

Herkese merhaba!!



Fikri mühim uzun zamandır üyesi olduğum bir platform. Zaman zaman denemem için gönderdikleri ürünleri deneyip, paylaşıyorum. Bu kez de denemem için Nescafe White Chocolate Mocha göndermişler!



Bir kafeye gittiğimde genelde Mocha içmeyi tercih ederim ancak daha önce beyaz çikolatalı olanla karşılaşmadım. Bu bakımdan güzel bir yenilik olmuş. Kokusu muhteşem. Ben kokusuna bayıldım ancak tadı için aynısını diyemeyeceğim. Şeker kullanmayan biri olarak bana aşırı şekerli geldi.

Sevgili Nescafe, lütfen biz şeker kullanmayanları da düşünüp şekersizlerini de çıkarır mısın? *_*


Aklınızda kalmasın bir tadın derim ama şeker kullanmayanlar dikkat!!


4 Mart 2015 Çarşamba

Fikri Mühim - Nestle Coffee Mate Köpüklü Kahve Kreması Deneyimi



Herkese merhaba!!

Bazı zamanlar ürün deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum ama kitap blogu olduğum için kendimi tutuyorum :p

Daha önceden Fikri Mühim’i duymuştum, üye olmuş ve birçok anketine katılmıştım. Bu kez denemem için Nescafe yeni köpüklü kahve kreması göndermişler. Ben sadece süt tozu gelecek sanırken bir de paketin içinden kahve çıktı. Özellikle kutuya bayıldım. *_*


Ürün denememe gelince, Nescafe ürünlerini severek kullandığım bir firma. Bol köpüklü kahve reklamlarını gördüğümde denemek istedim. Kahveyi ilk yaptığımda (üçüncü denememden sonra yazıyorum) beklediğim gibi bir köpük oluşmadı fincanda. İkincisinde köpük kremasını biraz fazla koydum, üçüncüde daha fazla koydum ama bu kez de tadında değişiklik oldu. 

Kahvenize 3 tatlı kaşığı köüklü kahve kremasından ekliyorsunuz. Kalorisi de çok az 32 kalori. 

Kahveyi sevdim, tadı güzel ama köpük bakımından beklediğim gibi değildi. 


Teşekkürler Nescafe, teşekkürler Fikri Mühim!

Not 1: Blogumda yorumladığım tüm kitapların listesine buradan ulaşabilirsiniz.
Not 2: Bu yazıyı “kitaptutkum.blogspot.com” dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!

30 Kasım 2014 Pazar

Bir Tur Böyle Geçti / Proje Turumuzun Sırları (41. Blog Tur: Monica McCarty - İhanet)



Herkes merhaba!!

Proje turumuzun sonuna gelmişken biraz da sizlere sunduğumuz güzelliklerin arka planından bahsetmek istedik. Ve böyle bir yazı doğdu. *_*

Öncelikle Monica McCarty turuna aylardan beri hazırlanmaktayız. Kitaptan “çevrilecek, çeviriye verilecek” denildiği andan itibaren haberimiz vardı. Yayınevi bizi kapak görselinden tutun kitap hakkında birçok şeyden haberdar etti. Görsel seçim için fikrimizi sordu, düşüncelerimize değer verdi. Bu bakımdan kendilerine çok teşekkür ederiz. 


Tur için hazırlanmaya başladığımızda hepimizden farklı fikirler ortaya çıktı. Saatlerce telefon, mesaj ve skype ile görüştük. Bu da yetmedi İstanbul’da olan üç kız Kore Restoranı’na gidip saatlerce tartıştık. Ne yapabiliriz, projemizi nasıl geliştirebiliriz diye. 

Sonrasında hepimizin o döneme ait yemek seçeneklerinden paylaşım yaptık. Ama bir sorun vardı. O dönemin yemeklerini günümüz yemek yakıp ve örtüleri ile mi sunacaktık? İşte tam bu noktada canlarımız ikizlerimiz Fighting blogunun sahibelerinin ağabeyleri imdadımıza yetişti. Taa Erzincan’larda aradı, buldu ve bize çuvallarımızı yolladı.


Yemek takımlarına gelince tahta ya da bakır için hepimiz ya elimizdekini kullandık ya da çeyizimizden çıkardık. Benim bakırlarım çeyizdendi de :p

27 Kasım 2014 Perşembe

Klan Liderleriyle Geleneksel İskoç Sofrasına Oturuyoruz!


Herkese merhaba!!
 
Turumuzun üçüncü gününde klan liderleriyle geleneksel İskoç sofrasına oturuyoruz!  Söke Un sponsorluğunda yaptığımız proje turumuzun bu aşamasında OKK üyeleri olarak çok eğlendik. Proje öncesinde birçok fikir ürettik ve beğendiklerimizi sizler için uyguladık. 
  


Ülkede, yulaf ve arpa yetiştirildiği için bu ürünlerden ekmek yapıyorlardı. Ben de benzediğini düşündüğüm Söke unun Akdeniz ekmeğini yaptım.


Geleneksel İskoç sofrasında özellikle kış aylarında et büyük önem taşırdı. Taze yiyecekler yazın tüketilirken, zorlu kış ayları için de hazırlıklar yapılırdı. Bunlardan en önemlisi de yazın kesilen hayvanların etlerinin kış için kurutulması veya tuzlanmasıdır. Etler bu şekilde ömürleri uzatılarak kış için stoklanırdı. Kesilen bir hayvanın sakatatları ve iç organları da tüketilirdi. Sakatatlarından Haggis adı verilen bir tür yemek yapılırdı. Hayvanın hiçbir yeri ziyan edilmezdi.

16 Şubat 2014 Pazar

Kitap Alışverişlerim - 17: Kütüphanemden Kitap Manzaraları ve Pudra Tozu ile Eminönü Gezmesi

Herkese merhaba!!

Cuma günü blog ikizim Kütüphanemden Kitap Manzaraları ve Pudra Tozu’yla Eminönü’nde buluştuk. Hem bol bol sohbet ettik hem de sahafları gezerek kitap alışverişi yaptık. İnsan sık sık buluşunca daha çok özlüyor, canlarımı özlemişim <3 



Fazla vakit geçirelim diye her zamanki gibi erkenden buluştuk ve Mado’da kahvaltı yaptık. Şimdiye kadar hep Taksim’de buluşmuştuk ve oradaki Mado’nun kahvaltısı gerçekten çok güzel. Eminönü'ndekini tabak, sunum, servis olarak hiç beğenmedim. Özellikle Bakırköy, Marmara Forum, Kadıköy ve Taksim şubelerinde çay sınırsızken burada sınırlıydı. 


Daha sonrasında ver elini kitapçılar!! Günün sonunu, Son Çarem hariç yukarıdaki kitaplarla kapadım. 



Alacakaranlık ve Masumiyet Çağı, Sevgili Pudram’dan hediye. Nora Roberts favori yazarlarımdandır. Tarihi aşk romanı yazdığını biliyordum ama okumamıştım, okuyacağım. Masumiyet Çağı, konusu ilgimi çekti, kısa sürede okumayı düşünüyorum. 


Sabrina, benim en sevdiğim yazarlardan biridir. Ne zaman bir kitabı çıksa, internetten toplu sipariş vermeyi beklemeden gider alırım. Son Çarem’i birkaç gün önce DR’dan almıştım. Okudum, yorumunu yaptım bile.


Sylvia Day ve Susan Elizabeth Phillips, Pudramın sevdiği yazarlardandır ve ne zaman konuşsak hep tavsiye eder. Ayrıca Sylvia Day, blog ikiziminde önerisi. Arkadaşlarımın tavsiyesine güvendiğim için düşünmeden aldım.

24 Ocak 2014 Cuma

Blog İkizimle Taksim Çıkartmamız



Herkese merhaba!!

Blog ikizim Kütüphanemden Kitap Manzaraları ile beraber yine bir Taksim çıkartması yaptık. Aslında ilk buluşmamızdan sonra birçok defa görüştük ama bloglarımızda yer vermedik. İlk yazılarımız için tık tık!

Bugünü ise yazalım istedik. Bir planımız vardı ki eğer gerçekleştirebilseydik bu yazı çok daha farklı olurdu. Yazımın ilerleyen kısımlarında gerçekleştiremediğimiz planımızdan bahsedeceğim. 

Her zamanki gibi kahvaltımızı Mado’da birlikte yaptık. O kadar çok acıkmışız ki yine foto çekmeyi unutmuşuz. Bol dedikodunun eksik olmadığı güzel bir sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaptık. Biliyorsunuz ki ikizimle beraber bazı kitapları beraber okuyup, yorumluyoruz. Bu ortak okumalarımız hakkında planlar yaptık, yeni kitaplar belirledik. Bizi takip etmeye devam edin. :)

İkizim elinde bir poşetle geldi ve içindekiler senin deyince çok şaşırdım. Ahh hele içinden çıkanlar tek kelime ile harikaydı! Hepsi benim için özel ve hepsinin bir anlamı var. Beni bu kadar iyi tanıyan bir ikizim olduğu için çok şanslıyım. 


İlk hediyem çok şık, zarif, kuş desenlerinin olduğu bir Türk kahve fincanı seti. Ne kadar da güzel değil mi? Özellikle de kuşlara bayıldım. Fincanımın birini evde, birini de ofiste kullanmayı düşünüyorum. 



Veee ikinci hediyem çok şeker, küçük yavru bir panda! İkimizde pandaları çok severiz, yani tek ortak noktamız kitaplar değil. 



Horoz şekerlerim! ^_^ 


Çaylarım! Bazılarını hiç denemedim, bazılarını ise severek kullanıyorum. Yeni çaylarımı severek deneyeceğim. Tüm hediyelerin için tekrardan teşekkür ederim ikizim!! <3 ^_^

Sonrasında İstiklal’de yürüyelim dedik ve ikizimin kankisi G.’de bize katıldı. Ne zamandır kendisi ile tanışmayı istiyordum. Hatta kankin G.yi elinden alacağım diye espiriler yaparken, G’nin bize katılması çok hoş bir sürpriz oldu. ^^

İki kitap aşığı buluşunca nereye gider? Tabiî ki de kitapçıya! Önce adını şu an hatırlayamadığım bir kitapçıya gittik sonrada D&R’a. Bol bol kitap karıştırıp, sohbet ettik. 

20 Aralık 2013 Cuma

OKK 22. Blog Tur: Yalnız Bir Babanın Yemek Tarifleri





Herkese merhaba!

OKK olarak 22. Blog turumuza başladık. Ateşböceği serimizin ilk kitabı olan Ateşböceği Yolu’nu okuyanlar kitaptaki dramı bilirler. Bu kısım tarifle değil kitabın sonu ile ilgili aman dikkat!! Kitabın sonunda Kate ölüyordu ve Jonny çocuklarla tek başına kalıyordu. Bir konuşmada Kate, Jonny’nin yemek yapmayı pek bilmediğini ve yapabildiklerinin kıymalı spagetti ve tacodan ibaret olduğunu belirtmişti. Bundan yola çıkarak iki yemeğimizin de tarifini vermek istedim.

İlk yemeğimiz kıymalı spagetti için:

1 paket spagetti
2 diş sarımsak
2 adet orta boy soğan
1 yemek kaşığı sıvı yağ
200 gram kıyma
1 adet sivri biber
2 adet domates
Karabiber
Tuz
Pulbiber
(Foto link: http://www.yemeknasilyapilir.com/kiymali-makarna/)
Yapılışı:
Tencerede su kaynatın. Tuz ve yağ ekleyin. Makarnaları da ekleyerek haşlayın.
Genişçe bir tavaya 1 yemek kaşığı sıvı yağı ekleyin. Sarımsakları ve soğanları ince ince doğrayak kızartmaya başlayın. 2-3 dakika sonra kıymayı ekleyin. Soğanlar hafiften pembeleşinceye kadar ara ara karıştırın.
Yeşil biberi de ince ince doğrayarak ekleyin. 2 dakika sonra domatesleri de ekleyin (yine yemeklik olarak doğranmış olmalı).
Haşlanan makarnaları süzün ve tencereye tekrar koyun. Tavada hazırladığımız karışımı da tencereye ekleyerek karıştırın. Afiyet olsun.

İkinci yemeğimizin tarifi taco. Ben bu yemeğin tavuklusunun tarifini vereceğim.

Malzemeler:
4 adet hazır tortilla(lavaş) ekmeği
200 gram tavuk göğsü (kemiksiz)
1 adet küçük boy soğan
1 adet acı sivri biber
marul yaprakları
1 çay kaşığı kimyon
yarım çay kaşığı karabiber
sıvıyağ
(Foto link: http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_mutfaklar%C4%B1) 

Hazırlanışı: Bir tava içerisinde julyen ya da küp küp doğranmış tavuk göğüslerini az yağla soteleyin. Üzerine bir kapak kapatıp kısık ateşte biraz pişirin. Bu arada soğanı halka halka doğrayıp bir kaba alın. Tavanın kapağını açıp, kimyon, tuz, karabiberi ekleyip iyice karıştırın.  Tortillaları ısıtıp, karışımı içine koyup, sarın. Bütün tortillaları bu şekilde yapın.Afiyet olsun.

 

3 Ekim 2013 Perşembe

OKK & DR. OETKER BEŞ ÇAYI DAVETİMİZ: Tarif Yapım Aşaması



OKK’nin 5 çayına hepiniz hoş geldiniz!

Bugün sizlerle kitaplarımıza uygun tariflerle karşınızdayız! OKK bloglarından herkes farklı bir tarifi, sunumu ve kitabı var. Dr. Oetker, her birimizin kitaplarını inceleyerek bize kitaba özgün tarifler oluşturdu. Benim kitabımda geçen “ağızda dağılan kurabiyeden” yola çıkarak “Üzümlü Ay Kurabiyesi’ni” uygun gördüler. 

Kitabımın Satırlarından Tariflerin Keşfi için TIK TIK!!! 
Benim Dr. Oetker Hikayem için TIK TIK!!


Gelelim tarifimize:


Malzemeler: 
1 kutu Dr. Oetker tatlı kurabiye unu
1 yumurta
175 gr yumuşak margarin
60 gr (1 çay bardağı) kuru üzüm
Süslemek için:
35 gr (yarım çay bardağı) Dr. Oetker Pudra Şekeri

Yapılışı: Kurabiye un karışımını bir kaba boşaltın. Yumurta ve margarini ilave edip yoğurun. Üzümleri ekleyip tekrardan yoğurun. Hamuru merdane ile 0,5 cm kalınlığında açın. Ay şeklinde kurabiye kalıbı ile kesin, yağlanmış veya pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsisine sıralayın. Fırını; turba pişirme için 170 0C’ye  (önceden ısıtılmış) ve alt-üst pişirme için 180 0C’ye (önceden ısıtılmış) ayarlayın. 15-20 dakika pişirin. Fırından çıkartıp soğutun. Üzerine pudra şekeri serperek servis yapın.
Tarif için yazmak bana yetmedi ben görmek de istiyorum diyorsanız, Dr. Oetker’in kendi sayfasında tarifin videosunu bulabilirsiniz.


Not: Eğer çocuklarınıza vitaminli ama onların sevebileceği tarzda bir şeyler yedirmek istiyorsanız, kurabiyeyi üzüm yerine çeşitli kurutulmuş meyvelerle de yapabilirsiniz. 

Bir şeye daha değinmek istiyorum. Kahveyi çok seven biriyim. Günde kaç fincan içtiğimi saymıyorum bile! Vanilya aroması da vazgeçilmezlerimdendir. Şimdi ne alaka bu ikisi diyeceksiniz ki hemen açıklıyorum. Dr. Oetker'in keklere, kurabiyelere ya da çeşitli hamur işlerine koymak için esansları mevcut. Esanslar; rom, vanilya, limon ve acıbadem.



Ben içlerinden vanilya esansını bir-iki damla kahveme koyarım. Vee işte muhteşem tat ve kokunun birleşimi! Filtre kahve yapıcaksam kuru kahvenin üstüne damlatırım ki mutfak kahve ve vanilya kokusuyla dolar. Yok eğer klasik kahve yapıcaksamda en son sütü koyduktan sonra bir kaç damla vanilya esansını koyarım. Sonuç muhteşem tat!!!




Bir Gıda Mühendisi ve kitapkolik olarak bu çalışmamızdan çok keyif aldım. Hem işimle hem de hobimle ilgili bir çalışmaydı. Desteklerinden dolayı teşekkürler Dr. Oetker!!





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...