29 Ocak 2014 Çarşamba

Melez Sözleşmeleri #5: Avcı - Jennifer L. Armentrout

Kitap Adı: Avcı
Kitabın Orijinal Adı: Sentinel
Yazar Adı: Jennifer L. Armentrout
Seri Adı: Melez Sözleşmeleri
Seri Sıralaması: 5/5
Türü: Genç-Yetişkin, Fantastik, Macera
Yayınevi: DEX Kitap
Sayfa Sayısı: 366
Çıkış Tarihi: 2014
Puanım: 5/5



Arka Kapak Yazısı: Melez Sözleşmelerinden unutulmaz bir final!

Ölümlü dünya yavaş yavaş tanrıların yarattığı kaosa teslim olurken, Alexandria Andros, onu kendi yeteneklerinden şüpheye düşüren korkunç mağlubiyetin yaralarını bir an önce sarıp, savaşı sona erdirmek zorunda.

Alex ve sonsuz aşkı Aiden St. Delphi engelleri aşıp, tüm zamanların en tehlikeli tanrısını serbest bırakmak için Yeraltına giderken, ezeli düşmanlarına güvenmeliler.

Alex korkunç bir seçimle karşı karşıya: ya her şeyi ve ona güvenen herkesi imha edecek… ya da kendini.

New York Times ve USA Todayin çoksatan listelerinden uzun süre inmeyen Melez Sözleşmeleri; Melez, Safkan, Tanrı ve Apollyondan sonra beşinci kitap Avcı ile çarpıcı bir şekilde son buluyor!

Yorumum: Dex Kitap’tan çıkan Melez Sözleşmeleri serisinin maalesef ki sonuna geldik. Çok sevdiğim bir seri. Çıkması için gün sayıyordum ama artık bu seri için gün sayacak kitap kalmadı -_-

Dünden beri resmen karamsar bir ruh hali içindeyim. Seriye dair içimde bir boşluk oldu. Aynı hisleri Vampir Akademisi serisi bitince de hissetmiştim. Ama züğürt tesellisi olarak sevindirici bir haberim var size. Belki duymuşsunuzdur bilmiyorum ama yazarımız sitesinde, Seth’in hikayesini  novella olarak, 2015 yılında, yayınlayacağını duyurdu. Kitabımızın adı Return (A Titan Novel). Arka kapakla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamış ama Avcı’yı okuyanlar Seth’in hikayesinin nasıl olacağını tahmin ediyorlardır. Jennifer bu konuyu Avcı’da açıkça yazmış ama ben konu hakkında bir şey yazmayacağım. Return kitabı Seth’in hikayesi olacağı için bir Team Seth olarak merakla beklemekteyim. Kitabımızın kapak görseli. Ben beğendim, tam Seth’e uygun.


Gelelim Avcı’ya. Jennifer her zamanki tarzında devam etmiş ve kitabımızı Apollyon’un bittiği yerden başlatmış. Apollyon’un sonlarına doğru Seth’e yardım eden Tanrı’nın kim olduğunu öğrenmiştik. Tüm Olimposlular, on iki Olimposlu’nun içinde yer alan Tanrı’nın, bu kötülüğünü affetmemeye kararlıdır. Alex’ten istedikleri ise içlerindeki bu hain Tanrı’yı ortadan kaldırması! Çünkü hiçbir Olimposlu bir başka Olimposlu’yu öldürememektedir. Bunu yapsa yapsa Alex yapabilecektir. Yalnız bu süreçte Alex’in de savaş taktiklerine ve kendini daha da güçlendirmeye ihtiyacı vardır. Tüm ihtiyaçların kaynağı Seth’dir! Seth’in Alex’e tardım edip etmeyeceği ise kocaman bir soru işaretidir. 

Her ne kadar Aiden’ı sevmesem de Alex’e duyduğu aşk bambaşkaydı. Seth taraftarıyım ama Aiden’ı takdir etmeden geçemeyeceğim.


Yer altı dünyasında Olimposlular soğuk savaştayken, yeryüzünde savaş iyice kızışmıştır. Melezler, safkanlar ve avcılar savaşın ortasındayken birçok insan gerçekte ne olduğunu bilmeden hayatlarını kaybetmiştir. Büyük savaşa bir de geçmişten gelecek ancak öldürülemeyecek bir varlık vardır ki, okurken şaşıracaksınız!

28 Ocak 2014 Salı

Cüretkar - Elda Minger

Kitap Adı: Cüretkar
Kitabın Orijinal Adı: The Dare
Yazar Adı: Elda Minger
Türü: Günümüz Aşk
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 288
Basım Tarihi: 2006
Puanım: 4/5



Arka Kapak Yazısı: Gelinin baş nedimesi olmak birçok sorumluluğu beraberinde getirecektir. Ancak genellikle bu, casusluk ve striptiz yapmayı gerektirmez... 

Garip bir rica gibi gözüküyordu -hatta Alyssa gibi modern bir kıza bile. En iyi arkadaşı Mindy, evleneceği adama güvenmek istiyordu, fakat partide olacakları engellemenin tek yolu Alyssa'yı striptizci kılığında oraya sokmaktı. 

Daha ne olduğunu anlayamadan kendini partide buldu. Masanın üzerinde dans ederken çekingenliğini üzerinden hemen attı. Ancak kiralık striptizciler bu kadar cüretkar olamazdı...
Şimdi başı damadın sağdıcıyla dertteydi. Ve muhafazakar Cooper, Alyssa'nın meydan okumasını kabul edip küçük oyunu "Doğruluk mu Cesaret mi?"ye katılınca, bahisler ortaya kondu. Çünkü Cooper asla vazgeçmezdi. 

Fakat aynı şey Alyssa için de geçerliydi ve her şeyini tehlikeye atmaya hazırdı. Hatta kalbini bile...

Yorumum: Tam kafa dağıtmalık, araya sıkıştırmalık, atıştırmalık diye nitelendirebileceğim bir kitaptı Cüretkar. Beyaz dizilerin az geliştirilmişi fakat aynı tadı alabileceğiniz güzel bir romandı.

Kitabın arka kapağı beni pek bir yanılttı. Ben daha çok kitabın yetişkinlere yönelik olduğunu düşünürken yazar cinsellik kısmına çok fazla yer vermemişti. Kitabın başında ve sonlara doğru biraz vardı. Orta kısımlar ise tamamen kahkahaya yönelik diyaloglar ve olaylarla doluydu. Özellikle de bir açık arttırma kısmı vardı ki gülmek garanti diyebilirim. 

Alyssa, kimseyi kırmayan, insanlara iyilik yapmaktan hoşlanan genç bir kadındır. En yakın arkadaşı kendisinden hayatına dair çok önemli bir iyilik istemektedir. Damadın bekarlığa veda partisine sızmasını ve casusluk yapmasını! Zor da olsa görevi kabul eden kızımızı parti hiç tahmin etmediği bir yöne sürükleyecektir. 

27 Ocak 2014 Pazartesi

Mahşerin Dört Atlısı #1: Ares - Larissa Ione

Kitap Adı: Ares
Kitabın Orijinal Adı: Eternal Rider
Yazar Adı: Larissa Ione
Seri Adı: Mahşerin Dört Atlısı
Seri Sıralaması: 1/6
Türü: Yetişkin, Fantastik, Macera
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 364
Çıkış Tarihi: 2012
Puanım: 5/5


Arka Kapak Yazısı: Mahşerin Dört Atlısı, kutsal kitaplarda adları geçen, kıyamet gününde ortaya çıkacaklarına inanılan dört atlı: Ares (Savaş), Reseph ( Salgın), Thanatos (Ölüm) ve grubun tek bayan üyesi, Limos ( Kıtlık).

Her atlının kendisine ait bir mührü var ve her mühür iki kehanet getiriyor. Mahşer gününün gelip dünyanın yok olmasına engel olabilmek için mühürlerini korumak zorundalar. Ama bu, hiç de kolay bir görev değil!

Onun adı Ares ve omuzlarında tüm insanlığın kaderini taşıyor. Onun şeytani güçlere yenilmiş olması demek dünyanın yok olması demek. Mahşerin Dört Atlısından biri olarak, herhangi bir insandan yüz kat daha güçlü, daha çevik ve daha zeki.

Aresin mührü artık Cara Thornhartun ellerinde. İnsanlar, normalde mührü taşıyacak kadar güçlü değiller ama Cara cehennem köpeğine bağlı kaldığı sürece, hayatta kalabilir. Ares ise bağın kopmadığından emin olmak zorunda, çünkü eğer bağ kopar da, mühür kırılırsa, bu sefer Savaş dünyaya yayılacak ve dünya asla eskisi gibi olmayacak.

Yorumum: Mahşerin Dört Atlısı; Ares, Limos, Thanatos ve Reseph. Her birinin koruması gereken bir mührü ve onu koruyamadıklarında başlarına gelecek bir felaket vardır. Mühürleri kırıldığı zaman; Ares savaşa, Limos kıtlığa, Thanatos ölüme ve Reseph’de salgına dönüşecektir ve dünyanın sonu gelecektir. Mahşerin Dört Atlısı’ndan sadece Limos bayandır.
 
Anneleri şeytan, babaları melek olan bu dört atlının şu an tek bir görevleri vardır: Mühürlerini korumak! Bu bakımdan dörtlümüz annelerine hiç çekmemiş gibi baksanıza dünyanın sonunun gelmesini istememektedirler. 



Her birinin mührü farklı şekilde taşınmaktadır. Ares’in mührünü cennetten kovulan bir melek taşıyabilmektedir, Limos’unki kayıp bir kasedir, Thanatos’un mührü kendindedir zira bakir olmak zorundadır ve Reseph mührü Sin adındaki bir kurt adamdadır.

Ve ilk mührü kırılan kişi Reseph olmuş ve salgına dönüşmüştür. Reseph’in şu an ki hedefi Ares’tir. Ares’in de mührünün kırarak, mahşer gününün gelmesini istemektedir. Diğer kardeşler ise Reseph’in her hamlesine karşılık vermektedir. Yeraltı dünyası adeta gizli bir savaşın içine girmiştir bile. Bir yanda Reseph, diğer yanda üç kardeşi. 

26 Ocak 2014 Pazar

Kitap Alışverişlerim - 16: Yeni Yeni Kitaplar



Herkese merhaba!!

Yeni bir kitap alışverişi ile sizlerleyim. Aslında Mart ayındaki CNR Kitap Fuarı’na kadar alışveriş yapmayı düşünmüyordum ama bazen şartlar sizi kitap almaya itiyor. Severek takip ettiğiniz bir serinin yeni kitabının çıkması, bir anda kendinizi indirimli kitapların içinde bulmanız ya da para harcayacak daha iyi bir şey bulamamanız gibi bir çok bahane bulabilirim size. :)

Kitaplarımı farklı zaman ve yerlerden almıştım. Beş tane olunca sizlerle paylaşmak istedim. 

İşte kitaplığımın yeni üyeleri:



Zaman Çarkı, Dünya’nın Gözü - Robert Jordan (Fantastik): Zaman Çarkı serisine ne zamandır başlamak istiyordum. Sonunda ilk kitabı aldım. Şu an elimde okumam gereken birkaç kitap var, onlar bitince ilk işim seriye başlamak olacak. 

Tutkulu Aşk - Rachel Gibson (Günümüz Aşk): Sevgili Pudra Tozu’nun biricik yazarı Rachel Gibson’ın meşhur hokey serisinin ilk kitabı. Arkadaşımdan çokça duyduğum, her fırsatta okumalısın dediği seriye başlayacağım. Rachel Gibson’ın şu ana kadar dört kitabını okudum ve yazarın tarzını seviyorum. Bu kitabı da seveceğimi düşünüyorum ki tavsiye kaynağım sağlam! 

Karanlık Ateş - Karen Marie Moning (Fantastik): Ateş Dizisi’nin ilk kitabı ve yine benim başlamak istediğim bir seri. Carrefour’da 6,90 liraya görünce hiç kaçırmadan aldım.


Ateşli Bilet - Olivia Cunning (Yetişkin, Günümüz Aşk): Günahkarlar Turnede serisinin üçüncü kitabı. Benim en merak ettiğim karakter Jace’in hikayesi. Yakında okunacaklar arasında!

Avcı - Jennifer L. Armentrout (Genç-Yetişkin, Fantastik): Melez Sözleşmeleri serisinin beşinci ve son kitabı :( Bu seri bitiyor diye gerçekten üzülüyorum. Çok sevdiğim bir seri, Alex’e ve maceralarına veda etmeye hazır değilim. -_-


Kitaplarım bu kadar. Herkese bol kitaplı günler!!

24 Ocak 2014 Cuma

Blog İkizimle Taksim Çıkartmamız



Herkese merhaba!!

Blog ikizim Kütüphanemden Kitap Manzaraları ile beraber yine bir Taksim çıkartması yaptık. Aslında ilk buluşmamızdan sonra birçok defa görüştük ama bloglarımızda yer vermedik. İlk yazılarımız için tık tık!

Bugünü ise yazalım istedik. Bir planımız vardı ki eğer gerçekleştirebilseydik bu yazı çok daha farklı olurdu. Yazımın ilerleyen kısımlarında gerçekleştiremediğimiz planımızdan bahsedeceğim. 

Her zamanki gibi kahvaltımızı Mado’da birlikte yaptık. O kadar çok acıkmışız ki yine foto çekmeyi unutmuşuz. Bol dedikodunun eksik olmadığı güzel bir sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaptık. Biliyorsunuz ki ikizimle beraber bazı kitapları beraber okuyup, yorumluyoruz. Bu ortak okumalarımız hakkında planlar yaptık, yeni kitaplar belirledik. Bizi takip etmeye devam edin. :)

İkizim elinde bir poşetle geldi ve içindekiler senin deyince çok şaşırdım. Ahh hele içinden çıkanlar tek kelime ile harikaydı! Hepsi benim için özel ve hepsinin bir anlamı var. Beni bu kadar iyi tanıyan bir ikizim olduğu için çok şanslıyım. 


İlk hediyem çok şık, zarif, kuş desenlerinin olduğu bir Türk kahve fincanı seti. Ne kadar da güzel değil mi? Özellikle de kuşlara bayıldım. Fincanımın birini evde, birini de ofiste kullanmayı düşünüyorum. 



Veee ikinci hediyem çok şeker, küçük yavru bir panda! İkimizde pandaları çok severiz, yani tek ortak noktamız kitaplar değil. 



Horoz şekerlerim! ^_^ 


Çaylarım! Bazılarını hiç denemedim, bazılarını ise severek kullanıyorum. Yeni çaylarımı severek deneyeceğim. Tüm hediyelerin için tekrardan teşekkür ederim ikizim!! <3 ^_^

Sonrasında İstiklal’de yürüyelim dedik ve ikizimin kankisi G.’de bize katıldı. Ne zamandır kendisi ile tanışmayı istiyordum. Hatta kankin G.yi elinden alacağım diye espiriler yaparken, G’nin bize katılması çok hoş bir sürpriz oldu. ^^

İki kitap aşığı buluşunca nereye gider? Tabiî ki de kitapçıya! Önce adını şu an hatırlayamadığım bir kitapçıya gittik sonrada D&R’a. Bol bol kitap karıştırıp, sohbet ettik. 

22 Ocak 2014 Çarşamba

Melez Sözleşmeleri Serisi: İksir + Apollyon - Jennifer L. Armentrout


Kitap Adı: İksir + Apollyon
Kitabın Orijinal Adı: Elixir + Apollyon
Yazar Adı: Jennifer L. Armentrout
Seri Adı: Melez Sözleşmeleri
Seri Sıralaması: 4/5
Türü: Genç – Yetişkin, Fantastik, Macera
Yayınevi: DEX Kitap
Sayfa Sayısı: 511
Çıkış Tarihi: 2013
Puanım: 5/5



Arka Kapak Yazısı: Alex bugüne dek iki şeyden çok korktu: Uyanışta kendini kaybetmek ve İksire maruz kalmak. Ancak bazen aşk kaderden daha güçlüdür ve Aiden St. Delphi de tanrılara, Alex'i geri getirebilmek için savaş açtı.

Tanrılar, Seth'in Alex'in güçlerini ele geçirip Tanrı Katili olmasına engel olabilmek için yüzlerce şehri yerle bir edip binlerce insanı öldürdüler.

Ancak iş, Alex'le Seth'in bağını koparmakla bitmiyor. "Bir Apollyon öldürülemez" teorisinde pek çok açık nokta var ve bu yıkımı durdurmanın yolunu bilen tek kişi de yüzyıllar önce öldü.

Yeraltını koruyan duvarları aşmak, milyonlarca ruhun içerisinde tek bir taneyi aramak ve sonra da geri dönmek çok zor. Ancak Alex Tanrı Katili olmadan önce Sethi durdurmak zorunda yoksa… kendisi Tanrı Katili olabilir.

Melez Sözleşmeleri serisi Melez, Safkan ve Tanrıdan sonra dördüncü kitap Apollyon ile devam ediyor. Üstelik ara kitap İksir,bu kitabın içinde!

Yorumum: Apollyon… Melez Sözleşmeleri serisinin dördüncü ve sondan bir önceki kitabı. Serinin en heyecanlı, bir o kadar duygusal olan ve çoğu şeyin açığa çıktığı kitabı.

Kitabımızın başında, serinin 3,5’uncu kitabı İksir var. İksir’de olaylara Aiden’ın gözünden bakıyoruz. Yani anlatıcı Aiden. Aiden’ı sevmiyor olabilirim, Alex’in Seth ile olmasını istiyor olabilirim hatta hatta Alex ve Seth bir arada olsun dünya varsın yansın da diyebilirim; ama Aiden’ın aşkını okumak, ilk tanıştıkları ana gitmek, bazı olayları erkeğin gözünden okumak bir Team Seth olarak beğenmeme engel olamadı. 

İksir’in konusuna biraz değinirsem; (Dikkat Spoiler!) kitabımız tam da Tanrı’nın bittiği yerden başlamaktadır. Alex uyanmış ve Seth’e bağlanmıştır. Aiden ve tayfası, güç akışını durdurmak için Alex’i bir yere hapsetmişlerdir. Kafasının içinde Seth, karşısında Aiden sürekli konuşmaktadır. Seth, kızın kaçması, Aiden ise aradaki bağı koparıp eski haline dönmesi için konuşmaktadır. 

Aiden umudunu hiç yitirmez. Alex, eski haline dönecek ve onun aşkı olmaya devam edecektir.

“Benden nefret etsen kolyeyi ortadan kaldırırdın.”
“Yeteri kadar zaman geçsin, o da olacak.”
“Hayır, olmayacak. Sen onu taktığın sürece bir parçanın orada olduğunu bileceğim. Hala umut olduğunu…”

***

Lütfen bana geri dön Alex. Ne olursun. Seni o kadar çok seviyorum ki böylece kaybetmeye dayanamam. Olacaklara izin veremeyeceğim kadar seviyorum seni, ancak başka çare bırakmıyorsun bana.

(Spoiler sonu)

Dex Kitap, iyi ki Apollyon’un içinde İksir’i yayınlamış. Çünkü burada önemli olan Aiden’ın gözünden anlatım değil arada geçen olayların okunmasıydı. Eğer iksir yayınlanmasaydı, Tanrı ve Apollyon arasında kopukluk olacaktı. 

Yazarın erkek gözü anlatımlarını çok başarılı buluyorum. Lux serisinde Daemon’un anlatımları, Saplantı kitabında Hunter’ın anlatımları ve İksir’de Aiden’ın anlatımları. Bir okuyucu olarak, Jennifer'in bu anlatım tarzını seviyorum. 


Apollyon’a gelince, olayları tekrardan Alex anlatmaktadır. Üzüntüler, pişmanlıklar, aşk, dostluk, sadakat, yalanlar… Ne ararsanız hepsi Apollyon’da var ve serinin en heyacanlı, aksiyonu bol olan kitabıydı.

Bir olay olduğunda hah tamam dediğiniz an, başka bir olay patlak vermekte ve sizi ilkinden çok daha fazla etkilemektedir. Olaylar bir zincirin halkaları gibi birbiriyle bağlantılı olduğundan ve herhangi birinden bahsetsem spoiler olacağı için hiç bu kısımlara girmeyeceğim.

19 Ocak 2014 Pazar

Falling Kingdoms: Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes



Kitap Adı: Yıkılan Krallıklar
Kitabın Orijinal Adı: Falling Kingdoms
Yazar Adı: Morgan Rhodes
Seri Adı: Falling Kingdoms
Seri Sıralaması: 1/4
Türü: Genç-Yetişkin, Fantastik
Yayınevi: DEX Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Çıkış Tarihi: 2013
Puanım: 5/5



Arka Kapak Yazısı: Prenses: Lüks bir dünyada şımartılarak büyütülmüş Cleo, uzun zaman önce yeryüzünden silinip gittiği düşünülen büyünün peşinde, zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda.

Asi: Haksızlıklar yüzünden öfkeden deliye dönen Jonas, ülkesinin sefalet içinde kalmasına neden olan baskıya karşı ayaklanıyor ve hiç tahmin etmediği bir görev üstleniyor.

Büyücü: Kraliyet ailesinin bir ferdi olan Lucia, geçmişi hakkındaki gerçeği ve sahip olacağı kehanet edilen doğaüstü gücünü keşfediyor.

Veliaht: Şiddetle büyüyen ve fetih için eğitilen, kralın ilk çocuğu Magnus, yüreğin kılıçtan daha keskin olabileceğini anlıyor.

Mitikanın üç krallığında da büyü uzun zaman önce unutulmuştu. Şimdi, barışın hüküm sürdüğü yılların ardından, ölümcül bir huzursuzluk içten içe, bir hastalık gibi yayılıyor. Her bir krallığın lideri güç için savaş baltasını çıkardı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Krallıklar yıkılacak. Peki ama her şey yıkıldıktan sonra kim zaferle ayakta kalacak?

Yorumum: DEX, harika bir seriye daha başladı! Yıkılan Krallıklar, tam da benim sevdiğim tarzda bir fantastik kitap. Konusuna geçmeden önce biraz yazarın yarattığı dünyadan bahsetmek istiyorum.

Kurgu üç krallık üzerine kurulmuştur: Auranos, Limeros ve Paelsia. 

Auranos; bu üç krallık içerisindeki en büyük krallıktır. Zenginliğiyle ön planda olan, dış görünüşteki lükse önem veren bir yerdir. Limeros; Auranos’un tam tersi bir krallıktır. Sade, lüksü ve gösterişi günah sayan bir yerdir. Arada kalan Paelsia da iki krallık arasında sıkışmış, en fakir ülkedir. Geçmişte yaptıkları ticari anlaşmalar Paelsia halkının şu anda fakir olmasının nedenidir. 

Kitabımız sürekli değişen karakterlerden oluşmaktadır. Şöyle ki; bir bölümde Paelsia, bir bölümde Limeros ve bir bölümde Auranos’da olan olaylar anlatılmakta ve bu bir döngü halindedir. Dolayısıyla ana karakterler bölüme göre değişmektedir. 

Paelsia’daki ana karakterimiz; Jonas. Bence serinin ilerleyen kitaplarında taraf değiştirecek bir karakter. En azından ben öyle umuyorum. Kilit bir isim. 

16 Ocak 2014 Perşembe

Günahkarlar Turnede: Sert Rock - Olivia Cunning



Kitap Adı: Sert Rock
Kitabın Orijinal Adı: Rock Hard
Yazar Adı: Olivia Cunning
Seri Adı: Günahkarlar Turnede
Seri Sıralaması: 2/5
Türü: Yetişkin, Günümüz Aşk
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 427
Çıkış Tarihi: 2013
Puanım: 4/5



Tanıtım Bülteni: Tutkulu Notalar ile alev alan sahneler Sert Rock’ta yanmaya devam ediyor...

Turne otobüsünde geçirilen sıcak anlardan sonra, ayrılıklarının büyük bir hata olduğunu bir kez daha keşfeden iki genç...

Metal vokalisti Sed Lionheart yalnızca sesini kullanarak binlerce kadını çılgına çeviren bir rock yıldızıdır. Ne var ki, Jessica’yı kaybettiğinden beri kendisini tutkulu hissedebildiği tek yer sahnelerdir...

Hukuk fakültesinde okuyan Jessica, kalbi paramparça olsa da Sedle olan ilişkisini sonlandırarak kendi çabalarıyla başarıya ulaşmakta kararlıdır. Ancak önceden tahmin edemediği bir gerçek vardır; etrafındaki hiçbir erkek Sed’in yerini dolduramayacaktır...

Dizginlenemeyen arzular, kalabalıklar içindeki ahlaksız yakınlaşmalar ve tüm bu yaşananların alevinde parlamak üzere olan skandallar... Hazır mısınız?

"Bu seri bir efsane olacak!"
-Sia McKyes Thoughts Over Coffee -

"Bir heavy metal grubunun sahne arkası dünyasına erotik bir baskın..."
-Fresh Fiction-

"Bu çocuklar yüzünden kendinizi size ait bir rock yıldızınızın olmasını arzularken bulacaksınız! Tüm genç kadınların rock grupları hakkında kurdukları romantik fantezileri ortalığa saçan erotik bir romans."
-Book Hound-

Yorumum: Okuması keyifli bir turne macerası daha! Günahkarlar Turnede serisi, Sert Rock ile devam ediyor. Bu kez konuğumuz vokalist Sed ve bir zamanlar delicesine aşık olduğu kadın, Jessica.

Sed, kendisini iki yıl önce terk edip, yıkımına neden olan kadını hiç ummadığı bir yerde görmüştür. Bir striptiz kulübünde! O an başından kaynar sular dökülen Sed en yapmaması gereken şeyi yapmış ve Jess’in işten kovulmasına neden olmuştur. Vokalistimizin kafası çok karışıktır. Aşık olduğu kadın bir striptizci olmak için mi onu terk etmiştir?



Jessica sinirden köpürmüş durumdadır. Yine Sed, Sedliğini yapmış ve hayatına müdahale etmiştir. Genç adama kin kusmak için konser alanına gittiğinde Myrna ile tanışır ve profesörümüzün teklifi üzerine Günahkarlar ile beraber turneye çıkmaya karar verir. 

14 Ocak 2014 Salı

Kolye Üçlemesi: Gelinin Kolyesi - Kat Martin



Kitap Adı: Gelinin Kolyesi
Kitabın Orijinal Adı: The Bride’s Necklace
Yazar Adı: Kat Martin
Seri Adı: Kolye Üçlemesi
Seri Sıralaması: 1/3
Türü: Historical Romance, Macera
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 352
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 3/5



Arka Kapak Yazısı: Tory, kız kardeşi Claire’i, şehvet düşkünü üvey babalarının kötü planlarından kurtarabilecek tek kişidir. Çünkü annelerini kaybetmişlerdir. Kız kardeşiyle birlikte kaçmaya karar verirler. İhtiyaç duyacakları parayı sağlamak için, baron üvey babalarının aile yadigârı kolyesini çalar ve satarlar.

Kolyeden gelen para onlara kısa bir süre için yeterli olur ancak sonrasında, soylu olmalarına rağmen asıl kimliklerini gizleyerek bir malikânede hizmetçi olarak çalışmaya başlarlar. Hizmetine girdikleri Kont Cord, bu iki genç kızın gerçek kimliklerini bilmemektedir. Kötü kalpli üvey baba, kolyesini çalan üvey kızlarını bulmak için harekete geçtiğindeyse, hem Kont Cord hem de kız kardeşler için gerçek bir yüzleşme yaşanacaktır.

"Muhteşem derecede başarılı."
-A Romance Review-

Yorumum: Kolye Üçlemesinin ilk kitabı olan Gelinin Kolyesi beğendiğim ve beğenmediğim tarafları olan bir kitaptı. Bana göre kurgudaki macera-aşk ikilisinin dengesi tam olarak sağlanamamıştı. Kitabın macera kısmına eleştirecek bir sözüm yok, okurken çok keyif aldım. Ancak, aynı şeyi çiftimizin aşkları için söyleyemeyeceğim. 


Kitabın bir tek çiftimize odaklanmamasını, yazarın yan karakterlere bolca yer vermesini sevdim. Özellikle de serinin ikinci ve üçüncü kitaplarındaki karakterleri şimdiden merak ediyorum. Onların geçmişlerini okumak, serinin ilerleyen kitapları hakkında ipuçları okumak güzeldi. Ancak bu durum bazen Tory ve Cord aşkını gölgede bırakmıştı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...