10 Nisan 2013 Çarşamba

Gece Yarısı Serisi: Gece Yarısı Tuzağı - Lara Adrian



Kitap Adı: Gece Yarısı Tuzağı
Kitabın Orijinal Adı: Veil of Midnight
Yazar Adı: Lara Adrian
Seri Adı: Gece Yarısı Serisi
Seri Sıralaması: 5/11
Türü: Fantastik
Yayınevi: Epsilon Yayınevi
Sayfa Sayısı: 358
Çıkış Tarihi: Mart/2013
Puanım: 4,5/5


  
Kapak Yazısı: Kurşunlar ve bıçaklarla eğitilmiş bir savaşçı olan Renatayı, -ölümlü ya da vampir- herhangi bir erkek yenemez. Ancak onun en güçlü silahı, nadir görülen ve ölümcül olan sıra dışı psişik yeteneğidir. Şimdi yabancı bir tehlike onun güçlükle kazandığı bağımsızlığını tehdit etmektedir. Bu altın renkli saçlara sahip vampir, onu hayalinin ötesinde zevkler yaşayacağı karanlık bir diyara sürükleyecektir.

Adrenalin bağımlısı, dövüş tutkunu Nikolai, kendi adaletini tüm Soylu düşmanlarına uygulamaktadır -ve son avı da acımasız bir suikastçıdır.

Bir kadın onun yoluna çıkar: Baştan çıkarıcı, buz kadar soğuk bir muhafız olan Renata. Fakat Renatanın güçleri, sevdiği birinin yaşamı tehlikeye girdiğinde sınanacak, hatta Nikodan yardım istemesine neden olacaktır. İkisi güçlerini birleştirdiğinde büyük bir açlığın alevleri tutkuyla harlanacak, kan bağının neden olduğu eşsiz zevk onları ya sonsuza kadar lanetleyecek ya da kurtulmalarını sağlayacaktır...

"Lara Adrianın kadın kahramanı çelik kadar sert. Kitap raflarındaki en iyi vampiri serisi!"
Romantic Times BOOK

"Bir sonraki kitapta ne olduğunu öğrenmek için ölüyorum!"
WildOnBooks.com

"İlgi uyandıran gerçekçi karakterlerle iyi yazılmış bir roman… Takipçileri hazır olsun, bu seri gittikçe iyi oluyor!"
FreshFiction.com


Yorumum: Merakla beklediğim Gece Yarısı serisinin 5. kitabını sonunda okuyabildim. Süper bir kitaptı! Yazar, Niko ve Renata’nın aşk hikayesi ile birlikte, savaş hakkındaki son gelişmelere de yer vermiş. 

Hikayede en çok hoşuma giden taraf Renata’nın vampirlerin varlığından ve kendisinin bir Soy Eşi olduğundan haberdar olmasıydı. Çünkü birinci, ikinci ve dördüncü kitaptaki kadın kahramanlarımız kendileri hakkında gerçekleri bilmiyordu ve öğrendikleri zamanki tepkileri, savaşçıların davranışları genellikle benzer olmuştu. Renata’nın gerçeklerin farkında olması kitaba başka bir hava vermişti.

İlk nesil vampirler teker teker öldürülmektedir. Savaşçılarımız, hayatta kalan vampirlere ulaşıp onları koruma görevi sunmaktadır. Nikolai’nin de görevi Sergei Yakut’u bulmaktır. Görevinde ilerlerken karşısına güzeller güzeli Soy Eşi Renata çıkar! Renata, Yakut’un emrinde çalışan ve psişik özelliği vampir tarafından kullanılan biridir. Olaylar bundan sonra karmakarışık bir hal alır. Diğer taraftan ise Dragos’un planları devam etmektedir. Hatta planlarını uygulamak için önemli mevkilere sahip sekiz kişiyi kendisine yandaş olarak almıştır. Dragos’un planlarını kendi ağzından okumak, okuyucunun kafasındaki bilinmeyen bir çok konunun aydınlanmasını sağlamaktadır. Bu da kitabın sevdiğim bir başka yanı oldu. Merak ettiğim bazı şeyleri öğrenmiş oldum. 

Hayatı uçlarda yaşayan, diğer savaşçılar ve eşleriyle aşk hakkında dalga geçen Niko’nun fena halde Renata’ya tutulduğunu okumak eğlenceliydi. Özellikle aşkını ilan ederken zorlanması, kelimeleri birbirine karıştırması hoştu. 

“Bir şair olmadığımı biliyorum. Sana söyleyebilecek şairene sözlerim yok. Keşke olabilseydi ama senin için hislerimin gerçek olduğunu bilmeni istiyorum. Seni seviyorum.”

Kitap Montreal’da geçtiği için diğer savaşçılara fazla yer verilmemişti. Özellikle Lucan’ın sadece adının geçmesi hoşuma gitmedi! (Lucan, savaşçılar içindeki favorimdir de). 

Kitaptan birkaç alıntı:

Orada oturmuş Renata’nın saçına bakıyordu. Bakmakla kalmıyor, ona hayranlık duyuyordu. Bunun iki sebebi olabilirdi ve her iki seçenek de aynı derecede sinir bozucuydu. Ya Nikolai, bir anda saç ürünlerine ilgi duymaya başlamıştı ve kuaförlük derslerine kayıt yaptırmalıydı ya da yanındaki kadın söz konusu olunca başka hiçbir şeyin önemi kalmıyordu.
……………………………………………………………….
“Gözlerine her bakışımda, kalbim şu iki kelimeyle atıyor: Sonsuza kadar…”

Kitapta Andreas ile ilgili hiç beklenmedik ve bir o kadar da kötü bir gelişme bizleri bekliyor. Açıkçası bu gelişmeden sonra Dragos ile olan savaştan çok Andreas’ın durumunu merak etmekteyim. Serinin devamını araştırınca altıncı kitabın Andreas’ın hikayesi olduğunu görünce çok mutlu oldum! Ashes of Midnight’i merakla beklemekteyim!

Temposu hiç bitmeyen müthiş bir kitap sizi bekliyor. Seriye henüz başlamadıysanız mutlaka okuyun!!

 Serinin diğer kitapları için tıklayınız!!

Herkese keyifli okumalar!!!


2 yorum:

  1. Çıkar çıkmaz okuduğum ender serilerden biri. Özellikle fantastik pek okumadığım için ilaç gibi geliyor bu yazar :D Yine harika bir kitaptı. 6. kitabı çok merak ediyorum bende. bir de evlatlık aldıkları kızı ve Hunter'ın hikayelerini (:

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle :))Kitap Andreas açısından merak uyandırıcı bir şekilde bitti ki zaten 6. kitap onun :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...