Kitap Adı: Tanrıçaların Savaşı
Kitabın Orijinal Adı: Antigoddess
Yazar Adı: Kendare Blake
Türü:
Fantastik, Genç-Yetişkin, Paranormal
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 416
Basım Tarihi: 2015
Puanım:
4/5
Arka Kapak Yazısı: Bir
tanrının öğrenmesi gereken tek ders kaderdir ama ben kadere inanmam.
Çünkü¸ son henüz yazılmadı…
Savaş Tanrıçası Athena teninin altında baykuş tüyleri belirmeye ve ciğerlerini sarmaya başladığında ölüme adım adım yaklaştığını fark eder. Hırsızlar Tanrısı Hermes ise bedenini kemiren bir hastalıkla boğuşmaktadır. Bu sırada diğer tanrı ve tanrıçaların da farklı hastalıklardan mustarip olduğunu öğrenirler. Ancak hepsi de birbirlerini öldürmek pahasına dahi olsa son nefeslerini vermemeye kararlıdırlar.
Athena ile Hermes onları ölüme neyin sürüklediğini bulmak için dünyayı dolaşmaya başlarlar. Yolları sıradan bir insan olan Cassandra'ya çıkar. Belki de bu genç kız sanılanın aksine, sıradan biri değildir.
Peki, tanrıçaların hayatta kalmak için başlattıkları savaşın kilit noktası Cassandra olabilir mi?
"Daha ilk sayfasından itibaren okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren bir hikâye. Kendare Blake'in kendine has üslubu Tanrıçaların Savaşı'nda bir kez daha kendini göstermiş."
-Goodreads-
"Blake'in mitolojik öğelerle günümüz dünyasını aynı hikâyede buluşturma fikri kesinlikle okunmayı hak ediyor."
-New York Times-
"Özellikle Yunan mitolojisine ilgi duyan okuyucuların soluksuz okuyacakları bir heyecan fırtınası."
-Kirkus Reviews-
Çünkü¸ son henüz yazılmadı…
Savaş Tanrıçası Athena teninin altında baykuş tüyleri belirmeye ve ciğerlerini sarmaya başladığında ölüme adım adım yaklaştığını fark eder. Hırsızlar Tanrısı Hermes ise bedenini kemiren bir hastalıkla boğuşmaktadır. Bu sırada diğer tanrı ve tanrıçaların da farklı hastalıklardan mustarip olduğunu öğrenirler. Ancak hepsi de birbirlerini öldürmek pahasına dahi olsa son nefeslerini vermemeye kararlıdırlar.
Athena ile Hermes onları ölüme neyin sürüklediğini bulmak için dünyayı dolaşmaya başlarlar. Yolları sıradan bir insan olan Cassandra'ya çıkar. Belki de bu genç kız sanılanın aksine, sıradan biri değildir.
Peki, tanrıçaların hayatta kalmak için başlattıkları savaşın kilit noktası Cassandra olabilir mi?
"Daha ilk sayfasından itibaren okuyucunun hayal gücünü harekete geçiren bir hikâye. Kendare Blake'in kendine has üslubu Tanrıçaların Savaşı'nda bir kez daha kendini göstermiş."
-Goodreads-
"Blake'in mitolojik öğelerle günümüz dünyasını aynı hikâyede buluşturma fikri kesinlikle okunmayı hak ediyor."
-New York Times-
"Özellikle Yunan mitolojisine ilgi duyan okuyucuların soluksuz okuyacakları bir heyecan fırtınası."
-Kirkus Reviews-
Yorumum:
Kendare Blake’in yazmış olduğu Tanrıçaların Savaşı çok değişik bir mitoloji
kitabıydı. Tanrı ve Tanrıçalar, benim ve birçok okuyucunun gözünde
ölümsüzdürler ve ne olursa olsun her zaman hayatta kalırlar olarak yer etmişti.
Ta ki bu kitaba kadar.
“Beni
öldüren tüyler değil. Tüyler başka bir şey tarafından beni öldürmek için
kullanılıyor. Bir güç tarafından. Bu alacakaranlık tarafından.”
Athena kendini daha
önce hiç bu kadar çaresiz hissettiğini hatırlamıyordu. Her tarafından baykuş
tüyleri çıkıyor, onları kopardığındaysa yara oluyordu. Toprak Ana Demeter
kuruyor, soluyordu ve Hermes hiç bilinmeyen bir hastalığa yakalanmış günden
güne eriyordu. Athena ve Hermes onlara, Demeter’in yardım edeceğini düşünerek
yollara düşerler.
“Gidip
Kahin’i bulun. Tabii bulabilirseniz ve siz üçünüzün ona ihanetine rağmen kız
size yardım ederse. Ama belki de şanslısınızdır ve kız diğerlerinden, sizden
nefret ettiğinden fazla nefret ediyordur.”












