27 Ocak 2014 Pazartesi

Mahşerin Dört Atlısı #1: Ares - Larissa Ione

Kitap Adı: Ares
Kitabın Orijinal Adı: Eternal Rider
Yazar Adı: Larissa Ione
Seri Adı: Mahşerin Dört Atlısı
Seri Sıralaması: 1/6
Türü: Yetişkin, Fantastik, Macera
Yayınevi: Arunas Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 364
Çıkış Tarihi: 2012
Puanım: 5/5


Arka Kapak Yazısı: Mahşerin Dört Atlısı, kutsal kitaplarda adları geçen, kıyamet gününde ortaya çıkacaklarına inanılan dört atlı: Ares (Savaş), Reseph ( Salgın), Thanatos (Ölüm) ve grubun tek bayan üyesi, Limos ( Kıtlık).

Her atlının kendisine ait bir mührü var ve her mühür iki kehanet getiriyor. Mahşer gününün gelip dünyanın yok olmasına engel olabilmek için mühürlerini korumak zorundalar. Ama bu, hiç de kolay bir görev değil!

Onun adı Ares ve omuzlarında tüm insanlığın kaderini taşıyor. Onun şeytani güçlere yenilmiş olması demek dünyanın yok olması demek. Mahşerin Dört Atlısından biri olarak, herhangi bir insandan yüz kat daha güçlü, daha çevik ve daha zeki.

Aresin mührü artık Cara Thornhartun ellerinde. İnsanlar, normalde mührü taşıyacak kadar güçlü değiller ama Cara cehennem köpeğine bağlı kaldığı sürece, hayatta kalabilir. Ares ise bağın kopmadığından emin olmak zorunda, çünkü eğer bağ kopar da, mühür kırılırsa, bu sefer Savaş dünyaya yayılacak ve dünya asla eskisi gibi olmayacak.

Yorumum: Mahşerin Dört Atlısı; Ares, Limos, Thanatos ve Reseph. Her birinin koruması gereken bir mührü ve onu koruyamadıklarında başlarına gelecek bir felaket vardır. Mühürleri kırıldığı zaman; Ares savaşa, Limos kıtlığa, Thanatos ölüme ve Reseph’de salgına dönüşecektir ve dünyanın sonu gelecektir. Mahşerin Dört Atlısı’ndan sadece Limos bayandır.
 
Anneleri şeytan, babaları melek olan bu dört atlının şu an tek bir görevleri vardır: Mühürlerini korumak! Bu bakımdan dörtlümüz annelerine hiç çekmemiş gibi baksanıza dünyanın sonunun gelmesini istememektedirler. 



Her birinin mührü farklı şekilde taşınmaktadır. Ares’in mührünü cennetten kovulan bir melek taşıyabilmektedir, Limos’unki kayıp bir kasedir, Thanatos’un mührü kendindedir zira bakir olmak zorundadır ve Reseph mührü Sin adındaki bir kurt adamdadır.

Ve ilk mührü kırılan kişi Reseph olmuş ve salgına dönüşmüştür. Reseph’in şu an ki hedefi Ares’tir. Ares’in de mührünün kırarak, mahşer gününün gelmesini istemektedir. Diğer kardeşler ise Reseph’in her hamlesine karşılık vermektedir. Yeraltı dünyası adeta gizli bir savaşın içine girmiştir bile. Bir yanda Reseph, diğer yanda üç kardeşi. 

26 Ocak 2014 Pazar

Kitap Alışverişlerim - 16: Yeni Yeni Kitaplar



Herkese merhaba!!

Yeni bir kitap alışverişi ile sizlerleyim. Aslında Mart ayındaki CNR Kitap Fuarı’na kadar alışveriş yapmayı düşünmüyordum ama bazen şartlar sizi kitap almaya itiyor. Severek takip ettiğiniz bir serinin yeni kitabının çıkması, bir anda kendinizi indirimli kitapların içinde bulmanız ya da para harcayacak daha iyi bir şey bulamamanız gibi bir çok bahane bulabilirim size. :)

Kitaplarımı farklı zaman ve yerlerden almıştım. Beş tane olunca sizlerle paylaşmak istedim. 

İşte kitaplığımın yeni üyeleri:



Zaman Çarkı, Dünya’nın Gözü - Robert Jordan (Fantastik): Zaman Çarkı serisine ne zamandır başlamak istiyordum. Sonunda ilk kitabı aldım. Şu an elimde okumam gereken birkaç kitap var, onlar bitince ilk işim seriye başlamak olacak. 

Tutkulu Aşk - Rachel Gibson (Günümüz Aşk): Sevgili Pudra Tozu’nun biricik yazarı Rachel Gibson’ın meşhur hokey serisinin ilk kitabı. Arkadaşımdan çokça duyduğum, her fırsatta okumalısın dediği seriye başlayacağım. Rachel Gibson’ın şu ana kadar dört kitabını okudum ve yazarın tarzını seviyorum. Bu kitabı da seveceğimi düşünüyorum ki tavsiye kaynağım sağlam! 

Karanlık Ateş - Karen Marie Moning (Fantastik): Ateş Dizisi’nin ilk kitabı ve yine benim başlamak istediğim bir seri. Carrefour’da 6,90 liraya görünce hiç kaçırmadan aldım.


Ateşli Bilet - Olivia Cunning (Yetişkin, Günümüz Aşk): Günahkarlar Turnede serisinin üçüncü kitabı. Benim en merak ettiğim karakter Jace’in hikayesi. Yakında okunacaklar arasında!

Avcı - Jennifer L. Armentrout (Genç-Yetişkin, Fantastik): Melez Sözleşmeleri serisinin beşinci ve son kitabı :( Bu seri bitiyor diye gerçekten üzülüyorum. Çok sevdiğim bir seri, Alex’e ve maceralarına veda etmeye hazır değilim. -_-


Kitaplarım bu kadar. Herkese bol kitaplı günler!!

24 Ocak 2014 Cuma

Blog İkizimle Taksim Çıkartmamız



Herkese merhaba!!

Blog ikizim Kütüphanemden Kitap Manzaraları ile beraber yine bir Taksim çıkartması yaptık. Aslında ilk buluşmamızdan sonra birçok defa görüştük ama bloglarımızda yer vermedik. İlk yazılarımız için tık tık!

Bugünü ise yazalım istedik. Bir planımız vardı ki eğer gerçekleştirebilseydik bu yazı çok daha farklı olurdu. Yazımın ilerleyen kısımlarında gerçekleştiremediğimiz planımızdan bahsedeceğim. 

Her zamanki gibi kahvaltımızı Mado’da birlikte yaptık. O kadar çok acıkmışız ki yine foto çekmeyi unutmuşuz. Bol dedikodunun eksik olmadığı güzel bir sohbet eşliğinde kahvaltımızı yaptık. Biliyorsunuz ki ikizimle beraber bazı kitapları beraber okuyup, yorumluyoruz. Bu ortak okumalarımız hakkında planlar yaptık, yeni kitaplar belirledik. Bizi takip etmeye devam edin. :)

İkizim elinde bir poşetle geldi ve içindekiler senin deyince çok şaşırdım. Ahh hele içinden çıkanlar tek kelime ile harikaydı! Hepsi benim için özel ve hepsinin bir anlamı var. Beni bu kadar iyi tanıyan bir ikizim olduğu için çok şanslıyım. 


İlk hediyem çok şık, zarif, kuş desenlerinin olduğu bir Türk kahve fincanı seti. Ne kadar da güzel değil mi? Özellikle de kuşlara bayıldım. Fincanımın birini evde, birini de ofiste kullanmayı düşünüyorum. 



Veee ikinci hediyem çok şeker, küçük yavru bir panda! İkimizde pandaları çok severiz, yani tek ortak noktamız kitaplar değil. 



Horoz şekerlerim! ^_^ 


Çaylarım! Bazılarını hiç denemedim, bazılarını ise severek kullanıyorum. Yeni çaylarımı severek deneyeceğim. Tüm hediyelerin için tekrardan teşekkür ederim ikizim!! <3 ^_^

Sonrasında İstiklal’de yürüyelim dedik ve ikizimin kankisi G.’de bize katıldı. Ne zamandır kendisi ile tanışmayı istiyordum. Hatta kankin G.yi elinden alacağım diye espiriler yaparken, G’nin bize katılması çok hoş bir sürpriz oldu. ^^

İki kitap aşığı buluşunca nereye gider? Tabiî ki de kitapçıya! Önce adını şu an hatırlayamadığım bir kitapçıya gittik sonrada D&R’a. Bol bol kitap karıştırıp, sohbet ettik. 

22 Ocak 2014 Çarşamba

Melez Sözleşmeleri Serisi: İksir + Apollyon - Jennifer L. Armentrout


Kitap Adı: İksir + Apollyon
Kitabın Orijinal Adı: Elixir + Apollyon
Yazar Adı: Jennifer L. Armentrout
Seri Adı: Melez Sözleşmeleri
Seri Sıralaması: 4/5
Türü: Genç – Yetişkin, Fantastik, Macera
Yayınevi: DEX Kitap
Sayfa Sayısı: 511
Çıkış Tarihi: 2013
Puanım: 5/5



Arka Kapak Yazısı: Alex bugüne dek iki şeyden çok korktu: Uyanışta kendini kaybetmek ve İksire maruz kalmak. Ancak bazen aşk kaderden daha güçlüdür ve Aiden St. Delphi de tanrılara, Alex'i geri getirebilmek için savaş açtı.

Tanrılar, Seth'in Alex'in güçlerini ele geçirip Tanrı Katili olmasına engel olabilmek için yüzlerce şehri yerle bir edip binlerce insanı öldürdüler.

Ancak iş, Alex'le Seth'in bağını koparmakla bitmiyor. "Bir Apollyon öldürülemez" teorisinde pek çok açık nokta var ve bu yıkımı durdurmanın yolunu bilen tek kişi de yüzyıllar önce öldü.

Yeraltını koruyan duvarları aşmak, milyonlarca ruhun içerisinde tek bir taneyi aramak ve sonra da geri dönmek çok zor. Ancak Alex Tanrı Katili olmadan önce Sethi durdurmak zorunda yoksa… kendisi Tanrı Katili olabilir.

Melez Sözleşmeleri serisi Melez, Safkan ve Tanrıdan sonra dördüncü kitap Apollyon ile devam ediyor. Üstelik ara kitap İksir,bu kitabın içinde!

Yorumum: Apollyon… Melez Sözleşmeleri serisinin dördüncü ve sondan bir önceki kitabı. Serinin en heyecanlı, bir o kadar duygusal olan ve çoğu şeyin açığa çıktığı kitabı.

Kitabımızın başında, serinin 3,5’uncu kitabı İksir var. İksir’de olaylara Aiden’ın gözünden bakıyoruz. Yani anlatıcı Aiden. Aiden’ı sevmiyor olabilirim, Alex’in Seth ile olmasını istiyor olabilirim hatta hatta Alex ve Seth bir arada olsun dünya varsın yansın da diyebilirim; ama Aiden’ın aşkını okumak, ilk tanıştıkları ana gitmek, bazı olayları erkeğin gözünden okumak bir Team Seth olarak beğenmeme engel olamadı. 

İksir’in konusuna biraz değinirsem; (Dikkat Spoiler!) kitabımız tam da Tanrı’nın bittiği yerden başlamaktadır. Alex uyanmış ve Seth’e bağlanmıştır. Aiden ve tayfası, güç akışını durdurmak için Alex’i bir yere hapsetmişlerdir. Kafasının içinde Seth, karşısında Aiden sürekli konuşmaktadır. Seth, kızın kaçması, Aiden ise aradaki bağı koparıp eski haline dönmesi için konuşmaktadır. 

Aiden umudunu hiç yitirmez. Alex, eski haline dönecek ve onun aşkı olmaya devam edecektir.

“Benden nefret etsen kolyeyi ortadan kaldırırdın.”
“Yeteri kadar zaman geçsin, o da olacak.”
“Hayır, olmayacak. Sen onu taktığın sürece bir parçanın orada olduğunu bileceğim. Hala umut olduğunu…”

***

Lütfen bana geri dön Alex. Ne olursun. Seni o kadar çok seviyorum ki böylece kaybetmeye dayanamam. Olacaklara izin veremeyeceğim kadar seviyorum seni, ancak başka çare bırakmıyorsun bana.

(Spoiler sonu)

Dex Kitap, iyi ki Apollyon’un içinde İksir’i yayınlamış. Çünkü burada önemli olan Aiden’ın gözünden anlatım değil arada geçen olayların okunmasıydı. Eğer iksir yayınlanmasaydı, Tanrı ve Apollyon arasında kopukluk olacaktı. 

Yazarın erkek gözü anlatımlarını çok başarılı buluyorum. Lux serisinde Daemon’un anlatımları, Saplantı kitabında Hunter’ın anlatımları ve İksir’de Aiden’ın anlatımları. Bir okuyucu olarak, Jennifer'in bu anlatım tarzını seviyorum. 


Apollyon’a gelince, olayları tekrardan Alex anlatmaktadır. Üzüntüler, pişmanlıklar, aşk, dostluk, sadakat, yalanlar… Ne ararsanız hepsi Apollyon’da var ve serinin en heyacanlı, aksiyonu bol olan kitabıydı.

Bir olay olduğunda hah tamam dediğiniz an, başka bir olay patlak vermekte ve sizi ilkinden çok daha fazla etkilemektedir. Olaylar bir zincirin halkaları gibi birbiriyle bağlantılı olduğundan ve herhangi birinden bahsetsem spoiler olacağı için hiç bu kısımlara girmeyeceğim.

19 Ocak 2014 Pazar

Falling Kingdoms: Yıkılan Krallıklar - Morgan Rhodes



Kitap Adı: Yıkılan Krallıklar
Kitabın Orijinal Adı: Falling Kingdoms
Yazar Adı: Morgan Rhodes
Seri Adı: Falling Kingdoms
Seri Sıralaması: 1/4
Türü: Genç-Yetişkin, Fantastik
Yayınevi: DEX Kitap
Sayfa Sayısı: 424
Çıkış Tarihi: 2013
Puanım: 5/5



Arka Kapak Yazısı: Prenses: Lüks bir dünyada şımartılarak büyütülmüş Cleo, uzun zaman önce yeryüzünden silinip gittiği düşünülen büyünün peşinde, zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda.

Asi: Haksızlıklar yüzünden öfkeden deliye dönen Jonas, ülkesinin sefalet içinde kalmasına neden olan baskıya karşı ayaklanıyor ve hiç tahmin etmediği bir görev üstleniyor.

Büyücü: Kraliyet ailesinin bir ferdi olan Lucia, geçmişi hakkındaki gerçeği ve sahip olacağı kehanet edilen doğaüstü gücünü keşfediyor.

Veliaht: Şiddetle büyüyen ve fetih için eğitilen, kralın ilk çocuğu Magnus, yüreğin kılıçtan daha keskin olabileceğini anlıyor.

Mitikanın üç krallığında da büyü uzun zaman önce unutulmuştu. Şimdi, barışın hüküm sürdüğü yılların ardından, ölümcül bir huzursuzluk içten içe, bir hastalık gibi yayılıyor. Her bir krallığın lideri güç için savaş baltasını çıkardı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Krallıklar yıkılacak. Peki ama her şey yıkıldıktan sonra kim zaferle ayakta kalacak?

Yorumum: DEX, harika bir seriye daha başladı! Yıkılan Krallıklar, tam da benim sevdiğim tarzda bir fantastik kitap. Konusuna geçmeden önce biraz yazarın yarattığı dünyadan bahsetmek istiyorum.

Kurgu üç krallık üzerine kurulmuştur: Auranos, Limeros ve Paelsia. 

Auranos; bu üç krallık içerisindeki en büyük krallıktır. Zenginliğiyle ön planda olan, dış görünüşteki lükse önem veren bir yerdir. Limeros; Auranos’un tam tersi bir krallıktır. Sade, lüksü ve gösterişi günah sayan bir yerdir. Arada kalan Paelsia da iki krallık arasında sıkışmış, en fakir ülkedir. Geçmişte yaptıkları ticari anlaşmalar Paelsia halkının şu anda fakir olmasının nedenidir. 

Kitabımız sürekli değişen karakterlerden oluşmaktadır. Şöyle ki; bir bölümde Paelsia, bir bölümde Limeros ve bir bölümde Auranos’da olan olaylar anlatılmakta ve bu bir döngü halindedir. Dolayısıyla ana karakterler bölüme göre değişmektedir. 

Paelsia’daki ana karakterimiz; Jonas. Bence serinin ilerleyen kitaplarında taraf değiştirecek bir karakter. En azından ben öyle umuyorum. Kilit bir isim. 

16 Ocak 2014 Perşembe

Günahkarlar Turnede: Sert Rock - Olivia Cunning



Kitap Adı: Sert Rock
Kitabın Orijinal Adı: Rock Hard
Yazar Adı: Olivia Cunning
Seri Adı: Günahkarlar Turnede
Seri Sıralaması: 2/5
Türü: Yetişkin, Günümüz Aşk
Yayınevi: Ephesus Yayınları
Sayfa Sayısı: 427
Çıkış Tarihi: 2013
Puanım: 4/5



Tanıtım Bülteni: Tutkulu Notalar ile alev alan sahneler Sert Rock’ta yanmaya devam ediyor...

Turne otobüsünde geçirilen sıcak anlardan sonra, ayrılıklarının büyük bir hata olduğunu bir kez daha keşfeden iki genç...

Metal vokalisti Sed Lionheart yalnızca sesini kullanarak binlerce kadını çılgına çeviren bir rock yıldızıdır. Ne var ki, Jessica’yı kaybettiğinden beri kendisini tutkulu hissedebildiği tek yer sahnelerdir...

Hukuk fakültesinde okuyan Jessica, kalbi paramparça olsa da Sedle olan ilişkisini sonlandırarak kendi çabalarıyla başarıya ulaşmakta kararlıdır. Ancak önceden tahmin edemediği bir gerçek vardır; etrafındaki hiçbir erkek Sed’in yerini dolduramayacaktır...

Dizginlenemeyen arzular, kalabalıklar içindeki ahlaksız yakınlaşmalar ve tüm bu yaşananların alevinde parlamak üzere olan skandallar... Hazır mısınız?

"Bu seri bir efsane olacak!"
-Sia McKyes Thoughts Over Coffee -

"Bir heavy metal grubunun sahne arkası dünyasına erotik bir baskın..."
-Fresh Fiction-

"Bu çocuklar yüzünden kendinizi size ait bir rock yıldızınızın olmasını arzularken bulacaksınız! Tüm genç kadınların rock grupları hakkında kurdukları romantik fantezileri ortalığa saçan erotik bir romans."
-Book Hound-

Yorumum: Okuması keyifli bir turne macerası daha! Günahkarlar Turnede serisi, Sert Rock ile devam ediyor. Bu kez konuğumuz vokalist Sed ve bir zamanlar delicesine aşık olduğu kadın, Jessica.

Sed, kendisini iki yıl önce terk edip, yıkımına neden olan kadını hiç ummadığı bir yerde görmüştür. Bir striptiz kulübünde! O an başından kaynar sular dökülen Sed en yapmaması gereken şeyi yapmış ve Jess’in işten kovulmasına neden olmuştur. Vokalistimizin kafası çok karışıktır. Aşık olduğu kadın bir striptizci olmak için mi onu terk etmiştir?



Jessica sinirden köpürmüş durumdadır. Yine Sed, Sedliğini yapmış ve hayatına müdahale etmiştir. Genç adama kin kusmak için konser alanına gittiğinde Myrna ile tanışır ve profesörümüzün teklifi üzerine Günahkarlar ile beraber turneye çıkmaya karar verir. 

14 Ocak 2014 Salı

Kolye Üçlemesi: Gelinin Kolyesi - Kat Martin



Kitap Adı: Gelinin Kolyesi
Kitabın Orijinal Adı: The Bride’s Necklace
Yazar Adı: Kat Martin
Seri Adı: Kolye Üçlemesi
Seri Sıralaması: 1/3
Türü: Historical Romance, Macera
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 352
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 3/5



Arka Kapak Yazısı: Tory, kız kardeşi Claire’i, şehvet düşkünü üvey babalarının kötü planlarından kurtarabilecek tek kişidir. Çünkü annelerini kaybetmişlerdir. Kız kardeşiyle birlikte kaçmaya karar verirler. İhtiyaç duyacakları parayı sağlamak için, baron üvey babalarının aile yadigârı kolyesini çalar ve satarlar.

Kolyeden gelen para onlara kısa bir süre için yeterli olur ancak sonrasında, soylu olmalarına rağmen asıl kimliklerini gizleyerek bir malikânede hizmetçi olarak çalışmaya başlarlar. Hizmetine girdikleri Kont Cord, bu iki genç kızın gerçek kimliklerini bilmemektedir. Kötü kalpli üvey baba, kolyesini çalan üvey kızlarını bulmak için harekete geçtiğindeyse, hem Kont Cord hem de kız kardeşler için gerçek bir yüzleşme yaşanacaktır.

"Muhteşem derecede başarılı."
-A Romance Review-

Yorumum: Kolye Üçlemesinin ilk kitabı olan Gelinin Kolyesi beğendiğim ve beğenmediğim tarafları olan bir kitaptı. Bana göre kurgudaki macera-aşk ikilisinin dengesi tam olarak sağlanamamıştı. Kitabın macera kısmına eleştirecek bir sözüm yok, okurken çok keyif aldım. Ancak, aynı şeyi çiftimizin aşkları için söyleyemeyeceğim. 


Kitabın bir tek çiftimize odaklanmamasını, yazarın yan karakterlere bolca yer vermesini sevdim. Özellikle de serinin ikinci ve üçüncü kitaplarındaki karakterleri şimdiden merak ediyorum. Onların geçmişlerini okumak, serinin ilerleyen kitapları hakkında ipuçları okumak güzeldi. Ancak bu durum bazen Tory ve Cord aşkını gölgede bırakmıştı.

10 Ocak 2014 Cuma

Karanlığın Efendileri Serisi: En Karanlık Gece - Gena Showalter



Kitap Adı: En Karanlık Gece
Kitabın Orijinal Adı: The Darkest Night
Yazar Adı: Gena Showalter
Seri Adı: Karanlığın Efendileri Serisi
Seri Sıralaması: 1/11
Türü: Yetişkin, Fantastik, Macera
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 416
Çıkış Tarihi: Ekim/2011
Puanım: 5/5


 Arka Kapak Yazısı: EN KARANLIK GECELERDE SAKLANIR AŞK…

"Showalter muhteşem bir yazar."
-Karen Marie Moning

"Doğaüstü aşk romanlarının en önemli yazarlarından birisi."
-Kresley Cole


Güçleri… İnsanüstü
Tutkusu… Sonsuzluğun ötesinde…

Geçmişten gelen sesler tüm hayatı boyunca Ashlyn Darrowa acı çektirmiştir. Bu kâbusa bir son vermek için Budapeşteye giderek doğaüstü yetenekleri olduğu söylenen adamlardan yardım istemek durumunda kalır. Ancak grubun en tehlikeli üyesi ve kendi cehenneminde tutsak olan Maddoxın kollarına sürükleneceğinden bihaberdir.

İkisi de acılarını dindiren bu ani açlığa karşı direnemez ve karşı konulmaz bir tutkunun kıvılcımları alevlenir. Ancak her sıcak temas ve yakıcı öpücük onları yok oluşa… ve aşkın en zorlu sınavına doğru götürecektir.

Sonsuza dek lanetlenmiş olmalarına rağmen Karanlığın Efendileri karşı konulmaz bir baştan çıkarıcılığa ve akıl almaz boyutlardaki güçlere sahiptir. Gena Showalterın bu yeni ve inanılmaz serisini kaçırmayın…

Yorumum: Bu seriye ne kadar geç başlasam o kadar pişman olacağımı biliyordum. Harika bir seriyi boşu boşuna elimde tutmuşum! Karanlığın Efendileri Serisi benim sevmediğim tek fantastik öğe olan melekleri bile sevdirdi. Artık meleklere yeşil ışık yakabilirim. Ama öyle temiz, saf olanlara değil bu serideki gibi karanlık, savaşçı, azıcık iyilik barındıranlara.

Maddox, Lucien, Torin, Reyes, Aeron ve Paris. Altı savaşçımızda yaptıkları bir hata nedeniyle Tanrılar tarafından cezalandırılmışlardır. Hepsinin içinde farklı iblisleri vardır ve bu durum sonsuz yaşamlarında alabilecekleri en büyük cezadır. Öyle ki Maddox, her gece ölüp, cehennemde yanmakta ve sabah olduğunda yeniden dirilmektedir. Torin’in içinde hastalık vardır ve kimseye dokunamamaktadır (En merak ettiğim karakter Torin. Nedenine gelince Torin yüzyıllardır kimseye dokunamadığından hiçbir kadınla ilişki yaşamamıştır. Onu bu lanetten kurtaracak kadını ve hikayeyi merak ediyorum. Ama ne yazık ki Torin’in kitabı 11. kitap ve yurtdışında henüz çıkmadı. Bu hızla bizde ne zaman çıkar, bilinmez). 

Lucien, ölümün muhafızı; Reyes, acının, Aeron gazabın ve Paris de şehvetin esiriydi. Her birinin içinde barındırdığı iblis farklı olsa da bence Maddox, Torin ve Reyes’inkiler çok daha zordu.
Veee Ashyn… Etrafında sürekli sesler duyan, bu nedenle deli sanılan, kimseyle arkadaşlık kuramayan bir kız. Duyduğu seslerden çektikleri ortak cümlelerle yolu bu altı savaşçı ile kesişir ve bir mucize gerçekleşir. Ashyn bazen sesleri duymamaya başlar. Maddox, bu cesur, kendisinden korkmayan güzel kadından adım adım etkilenmektedir. 

7 Ocak 2014 Salı

Chatham Cadısı Günlükleri Serisi: Günahkar Doğan - Jessica Spotswood



Kitap Adı: Günahkar Doğan
Kitabın Orijinal Adı: Born Wicked
Yazar Adı: Jessica Spotswood
Seri Adı: Chatham Cadısı Günlükleri
Seri Sıralaması: 1/3
Türü: Genç-Yetişkin, Fantastik
Yayınevi: Aspendos Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 357
Çıkış Tarihi: Eylül/2012
Puanım: 4,5/5



Arka Kapak Yazısı: Bir lütuf ile kutsanmış... Bir sır ile lanetlenmiş.

Herkes Cate Cahill ile kız kardeşlerinin tuhaf olduğu konusunda hemfikir. Fazla güzel, fazla münzevi ve fazla eğitimliler. Oysa kimsenin bilmediği şey, gerçeğin bundan da beter olduğu; onlar birer cadı. Ve eğer sırları Cemiyetteki rahipler tarafından keşfedilirse bu onlar için akıl hastanesi, yüzer hapishane veya erken yaşta mezar anlamına geliyor.

Annesi ölmeden önce Cate kız kardeşlerini koruyacağına dair ona söz vermiştir. Ancak rahibelik veya evlilik arasında seçim yapmasına altı ay varken bu sözünü tutması hiç de kolay değildir. Özellikle de annesinin günlüğünü okuyup ailesinin yıkımına yol açabilecek bir sırrı keşfettikten sonra… Onları kaderlerine götürecek alternatif yollar bulmak için her şeyi göze alan Cate, yasaklı kitapları karıştırmaya ve asi ruhlu yeni arkadaşlar edinmeye başlar. Bir yandan da çay davetleri, şaşırtıcı evlilik teklifleri ve ona hiç de uygun olmayan Finn Belastra ile yasak bir aşk arasında ne yapacağını şaşırmıştır.

Eğer annesinin yazdıkları doğruysa Cahill kızları güvende değildir. Kendilerini rahiplerden, rahibelerden, hatta birbirlerinden bile sakınmaları gerekecektir.

Yorumum: Sevdiğim bir konu, değişik bir kurgu, sürükleyici bir anlatım: Günahkar Doğan!
Kitap cadılık ve büyücülük üstüne kurulu. Bu kitabı sevmemdeki en büyük etken fantastik olayların çok olmaması ile birlikte kurgunun gerçekmiş gibi hissettirmesiydi. Tür olarak fantastik geçse de ben pek de fantastik bir şeyler göremedim. Evet sihirler falan arada vardı ama daha çok olaylar üstünden gidilmişti. 


Ortaçağ Dönemi’ndeki engizisyon mahkemelerini ve o dönemdeki yaşamı, cadı olaylarını araştırmayı ve okumayı çok severim. Bu kitapta, sanki o dönemi araştırıyormuşum da bir hikayeye rastlamışım gibi hissettim. Hem gerçeğe yakın hem de gerçekten uzak güzel bir romandı. 

Yönetimin rahiplerin elinde olmasını, kadınların ikinci sınıf muamele görmesini ve en ufak bir şeyde cadılık ile suçlanmalarını okumak bir nevi o dönemde yaşananların özetiydi.   
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...