8 Aralık 2014 Pazartesi

ELİZABETH HOYT Röportajım *_*



Herkese merhaba!!

Bugün canım, bir tanecik yazarım Elizabeth Hoyt röportajım ile karşınızdayım. Yazarımızın çok tatlı bir asistanı var. Her mailime anında yanıt verdi ve birçok konuda bana yardımcı oldu.
Öncelikle Elizabeth ile iletişime Mayıs ayında geçmiştim. Ama kendisi o zamanlar Maiden Lane serisinin yedinci kitabı olan Darling Beast kitabını yazıyordu. Asistanı bana soruları yollamamı, sıraya koyacağını ancak Eylül gibi dönebileceğini söylemişti. Ben de o aralar çok yoğun olduğum için soruları hazırlayamadım ama arada asistanı ile mailleşmeye devam ettim. Daha sonradan yazarın bana imzalı kitaplar yollayacağından bahsetti. İnanılmaz sevindim ve tam tamına altı tane imzalı Elizabeth Hoyt kitabı geldi. Ayrıntılı yazımı okumak için tık tık!


Sizleri Elizabeth Hoyt’un cevapları ile baş başa bırakıyorum *_*

Kitap Tutkusu: Merhaba Elizabeth. Röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Türkçe’ye çevrilmiş tüm kitaplarını okuduğumu ve fanın olduğumdan konuşmuştuk. Hakkında internet ortamında yayınlanan birçok şeyi biliyorum. Peki seni hiç tanımayan birine kendini nasıl tanıtırsın? Elizabeth Hoyt kimdir?

Elizabeth Hoyt: Çok soğuk olan Minnesota’da büyüdüm. Babam biyoloji profesörü olduğu için çocukluğum boyunca birçok şehri gezdim. Şu anda Illinois’de kocam, iki çocuğum ve dört köpeğimle yaşıyorum. Yazma hayatına ise prens serimle başladım. İlk romanım Çirkinin Aşığı’dır.


KT: Türkiye’de çok kısa bir zaman sonra Maiden Lane serin başlıyor. Yayınevi çıkış tarihini 9 Eylül olarak duyurdu. Dolayısıyla serin hakkında pek bilgimiz yok. Bize Maiden Lane serisinden bahseder misin? (Yazarla röportajımı ağustos ayı sonunda yapmıştım. O zamanlar Şeytani Arzular’ın çıkacağı yeni duyurulmuştu. Yazarın cevaplarını çevirmekte çok geç kaldım. Soruyu değiştirmek istemedim, Elizabeth’e sorduğum şekliyle kalsın istediğimden bu şekilde çevirdim.)

EH: Maiden Lane serim 1700’lü yılların Londra’sında geçiyor. O dönemdeki bazı insanlar çok zengindi, yaldızlı arabalarında geziyor ve balolara katılıyordu. Bazı insanlar ise son derece fakirdi ve tek odalı evlerde yaşamak zorundaydı. Serimde her iki dünyayı birleştirip yazmaya çalıştım. 

KT: Romanlarını yazarken yazmayı tercih ettiğin bir yer var mı?

EH: Kahve dükkanlarında yazmayı çok severim. Genellikle yanıma kocaman bir kahve alır ve romanımın başına geçerim. :)

4 Aralık 2014 Perşembe

Kayıp Şeyler Kitabı - John Connolly



Kitabın Orijinal Adı: The Book of Lost Things
Yazar Adı: John Connolly
Türü: Genç-Yetişkin, Fantastik
Sayfa Sayısı: 440
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 4/5
Satın Almak İçin: Kitapyurdu

 

Arka Kapak Yazısı:
'Hayal edebildiğiniz her şey gerçektir.'

On iki yaşındaki David, çatı katındaki odasında, kaybettiği annesinin yasını tutuyor. Kızgın ve yalnız bir halde olan David sadece raflarındaki kitaplarla dostluk kuruyor. Fakat bu kitaplar, karanlıkta David ile fısıltıyla konuşmaya başlıyor ve David, sevgili annesinin çok sevdiği mitlere ve peri masallarına sığındıkça gerçek dünyanın ve hayal dünyasının bir biri içinde erimeye başladığını farkediyor. Çarpık Adam dudaklarında dalgacı bir tebessümle geldiğinde, gizemli bir bilmece gibi şifreli bir şeyler söylüyor: "Hoşgeldiniz Majesteleri. Yeni kralımıza selamlar olsun."

Avrupa'da savaş devam ederken, David ölümcül bir hızla hem kendi hayalinin ürünü olan hemde ürkünç bir gerçeklik taşıyan bir diyarın içine çekiliyor. Bu diyar, David'in kendi dünyasının mitler, masallar, kurtlar ve kurtlardan daha beter kurtlar ile dolu korkunç bir yansıması ve kendi sırlarını gizemli bir efsanevi kitapta saklayan silik bir kral tarafından yönetiliyor.

'Ustalıkla dokunmuş, dokunaklı bir masal'
-TheTimes-

Yorumum: Kayıp Şeyler kitabı birçok masaldan yola çıkılarak yazılmış bir kitaptır. Goodreads’da türü genç-yetişkin olarak gözükse de bana kalsa yaşı daha büyük kişilerin de okuyabileceği bir romandır. Yani kategori olarak genç-yetişkin türü ismi ile sınırlandırılmasına gerek olmadığını düşünmekteyim.

“Bu çikolata,” diye seslendi. “Ve zencefilli çörek!”
Daha büyük bir parça kopardı ve tam tadına bakmak üzereyken Ormancı eline vurup parçayı düşürttü.
“Hayır,” dedi. “Lezzetli bir görüntüsü veya kokusu olabilir ama zehrini de içinde saklıyordur.”
Ve David’e başka bir hikaye anlattı.

(Hangi hikaye olduğunu hatırladınız değil mi? :P)

Hikayenin gidişatına göre araya serpiştirilmiş, bildiğimiz ama ufak değişikliklerle karşımıza çıkan masalları ayrı bir sevdim. Kendimi çocukluğuma geri dönmüş gibi hissettim. Yalnız anlatım bana biraz dolaylı ve uzun geldi. Bazı kısımlar çok daha kısa anlatılabilirmiş.



Hikayemizin baş kahramanı David, annesini kaybetmiş, babası başka biriyle evlenmiş bir çocuktur. Annesi hastayken ona masallar okumuş ve ardında da kitapları bırakmıştır. 
David, üvey annesi ve babasının ilgisizliğinden dolayı kendini daha çok kitaplara vermiştir. Onun için tatil günleri, sadece yemek için odasından çıkacağı, sabahtan akşama kadar kitap okuyabileceği bir gündür. Kahramanımız bazen kitapların ona fısıldadığını duymakta, bazense okuduğu karakterler rüyalarına girmektedir. Sonra David bir anda kendini birçok masal kahramanı ile karşılaşacağı masalsı bir dünyada bulmuştur. 

1 Aralık 2014 Pazartesi

Assassin’s Creed #1: Assassin’s Creed, Rönesans – Suikastçının İnancı - Oliver Bowden



Kitap Adı: Assassin’s Creed Rönesans – Suikastçının İnancı
Kitabın Orijinal Adı: Assassin’s Creed: Renaissance
Yazar Adı: Oliver Bowden 
Seri Adı: Assassin’s Creed
Seri Sıralaması: 1/7
Türü: Fantasti, Macera
Yayınevi: Epsilon Yayınları
Sayfa Sayısı: 479
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 3/5



Arka Kapak Yazısı: İtalya'nın soylu ailelerinin ihanetine uğrayan genç bir adam destansı bir intikam yolculuğuna çıktı.

Yozlaşmanın kökünü kazımak ve ailesinin onurunu temizlemek için Assasin sanatını öğrenecekti.

Yolculuğu boyunca Ezio, Leonardo da Vinci ve Niccolò Machiavelli gibi büyük zihinlerin bilgeliğinden yararlanacaktı - çünkü hayatta kalması, yaşamına rehberlik edecek becerileri edinmesine bağlıydı.

Dostları için, değişimin itici gücü olarak özgürlük ve adalet uğruna savaşacak; düşmanları içinse kendini İtalyan halkını sömüren diktatörleri yok etmeye adamış
bir tehdit olacaktı.

Güç, intikam ve komplonun destansı hikâyesi başlıyor.

"Aileme ihanet edenlerden intikamımı alacağım. Ben ezıo audıtore da frıenze. Ben bir assasin'im..."

Yorumum: Assassin’s Creed oyunundan uyarlanmış bir romandır. Oyunu hakkında hiçbir bilgim olmadığı için kitapla bire bir mi, farklılıklar var mı ya da nasıl olduğu hakkında bir bilgim yok. Bu nedenle yorumumu kitap üzerinden gideceğim.

İlk önce konuyu sevdiğimi belirteyim. Yalnız kitap hiç akıcı değil. Okurken bir türlü hızlanamadım ve hep bir şekilde durakladım. Nedenine gelince kitapta İtalyanca kelimeler ve cümleler çokça vardı ve sözlük en arkaya konulmuştu. İtalyanca kısımları okumayayım dedim bu kez cümleleri anlamadım. Hadi anlamak için arkaya bakıyım dedim bu seferde hikayeden koptum. Bir ön tarafı oku, çevir arkaya bak hızım düştü. Keşke çevirmen notu diye sayfaların altına eklenseymiş daha iyi olurmuş.

30 Kasım 2014 Pazar

Bir Tur Böyle Geçti / Proje Turumuzun Sırları (41. Blog Tur: Monica McCarty - İhanet)



Herkes merhaba!!

Proje turumuzun sonuna gelmişken biraz da sizlere sunduğumuz güzelliklerin arka planından bahsetmek istedik. Ve böyle bir yazı doğdu. *_*

Öncelikle Monica McCarty turuna aylardan beri hazırlanmaktayız. Kitaptan “çevrilecek, çeviriye verilecek” denildiği andan itibaren haberimiz vardı. Yayınevi bizi kapak görselinden tutun kitap hakkında birçok şeyden haberdar etti. Görsel seçim için fikrimizi sordu, düşüncelerimize değer verdi. Bu bakımdan kendilerine çok teşekkür ederiz. 


Tur için hazırlanmaya başladığımızda hepimizden farklı fikirler ortaya çıktı. Saatlerce telefon, mesaj ve skype ile görüştük. Bu da yetmedi İstanbul’da olan üç kız Kore Restoranı’na gidip saatlerce tartıştık. Ne yapabiliriz, projemizi nasıl geliştirebiliriz diye. 

Sonrasında hepimizin o döneme ait yemek seçeneklerinden paylaşım yaptık. Ama bir sorun vardı. O dönemin yemeklerini günümüz yemek yakıp ve örtüleri ile mi sunacaktık? İşte tam bu noktada canlarımız ikizlerimiz Fighting blogunun sahibelerinin ağabeyleri imdadımıza yetişti. Taa Erzincan’larda aradı, buldu ve bize çuvallarımızı yolladı.


Yemek takımlarına gelince tahta ya da bakır için hepimiz ya elimizdekini kullandık ya da çeyizimizden çıkardık. Benim bakırlarım çeyizdendi de :p

29 Kasım 2014 Cumartesi

Highland Guard #4: İhanet - Monica McCarty



Kitap Adı: İhanet
Kitabın Orijinal Adı: The Viper
Yazar Adı: Monica McCarty
Seri Adı: Highland Guard
Seri Sıralaması: 4/9
Türü: Historical Romance, Aşk, Macera
Yayınevi: Koridor Yayınevi
Sayfa Sayısı: 440
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 5/5


Arka Kapak Yazısı: Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?

Muhafızlar arasında soğukkanlılığı ve gizli görevlerdeki ustalığından dolayı "Yılan" lakabı ile anılan Lachan MacRuairi güvenilmesi zor biridir. Sadakatini yıllar önce yitirmiş, kayıtsızlığı ise acı bir ihanetle mühürlenmiştir. Ancak Lachan, Bella MacDuff'ı kaçırıp onu kralın taç giyme törenine ulaştırmakla görevlendirildiğinde her şey değişir. Kibirli görünümüyle kontes, onun yeniden aşık olmama yeminini tehlikeye atacaktır.

Tutkulu ve fedakar bir kadın olan Bella, tacı Bruce'a giydirerek hem İngiltere kralına hem de kocasına meydan okuyunca bunun bedelini ağır bir şekilde öder. Kızını ondan uzaklaştırırlar, artık kısıtlanmış olan özgürlüğü de elinden alınmıştır. Barbarca mahkum edildiğinde çocuğunu geri almak için tüm varlığını ortaya koyar, ne var ki bu, çelik bakışlı acımasız savaşçıya ruhunu açmak anlamına gelecektir.


Yorumum: Tor, Erik ve Arthur’dan sonra sıra şimdi de yılan lakaplı Lachlan’ın hikayesinde! Hem de ne hikaye... 

Lachlan MacRuairi güvenilmesi çok zor olan bir insandır. Geçmişte klanına ihanet etmiş, ona güvenen bir çok kişinin ölmesine sebep olmuş, topraklarını yitirmiş eski bir klan lideri ve şu an için paralı bir askerdir. Gerçekleri kimse bilmemektedir, ancak Lachlan da kendini aklamak için hiçbir şey yapmamaktadır. Herkesten uzak, kimseyle arkadaşlık kurmayan, sadece borçlarını ödemek için muhafız alayına katılan bir savaşçı olmuştur. 


Leydi Bella, kocasına ihanet ederek Robert’ın tarafında yer alan bir kadındır. Aslında ihanetin sebeplerini ayrıntılarıyla okuduğunuzda leydi haklı diyorsunuz. Ancak bunu bilmeyen Lachlan, geçmişte de bir kadın tarafından ihanete uğradığı için Bella’ya güvenmesi hayli zor olacaktır. 

İhanete uğrayan bir adam, ihanet eden bir kadın ve karşı konulamaz tutkulu bir aşk... 

28 Kasım 2014 Cuma

Monica McCarty - Highland Guard Seri Bilgisi ve Sıralaması




İskoç Muhafız Alayı askerlerinin aşk hayatlarıyla beraber yaşamlarının anlatıldığı bir seridir. Seri erkek karakterler üzerinden gitmektedir. Hem savaşı hem aşkı anlatan kitaplarda en büyük etki Monica’nın kalemidir.

İskoç Muhafız Alayı
Tor “Lider” MacLeod: Ekip lideri ve kılıç ustası.
Erik “Şahin” MacSorley: Denizci ve yüzücü.
Lachlan “Engerek” MacRuairi: Gizlilik, sızma ve kaçırma.
Arthur “Korucu” Campbell: Keşif ve araştırma.
Gregor “Okçu” MacGregor: Nişancı ve okçu.
Magnus “Aziz” MacKay: Hayatta kalma uzmanı ve demir silah dövmecisi.
William “Tapınakçı” Gordon: Simya ve patlayıcılar.
Eoin “Vurucu” MacLeon: Korsan ve savaş taktiklerindestrateji uzmanı.
Ewen “Avı” Lamont: İZ sürücü ve insan avcısı.
Robert “Akıncı” Boyd: Fiziksel güç ve teke tek savaş.
Alex “Ejderha” Seton: Hançerler ve yakın dövüş. 



İki Ateş Arasında – The Chief (Highland Guard #1)

Goodreads Puanı: 4,10
Cesur Yürek (Brave Heart) filmine konu olan, tarihin en güçlü, en unutulmaz kahramanlarından William Wallace'ın izinde benzersiz bir serüven...

Yıl 1305… Robert the Bruce, dünyanın en güçlü ordusunu oluşturmak ve İskoçya'yı İngiliz hakimiyetinden kurtarmak için, ülkenin en ücra köşelerinden ve Batı Adaları'ndan, her biri üstün yeteneklerle donatılmış on savaşçı seçer. Bu gizli orduya önderlik edebilecek tek bir kişi vardır: Muhteşem savaşçı Tor MacLeod.

Tor MacLeod'un ise İskoçya ile İngiltere arasındaki bir savaşta taraf olmaya hiç niyeti yoktu. Kendini klanına adamış bu özgür ruhlu adam, kimseye hesap vermekten hoşlanmazdı özellikle de bir kadına. Fakat babasıyla ittifak yapabilmek için sinsice koynuna giren ve onu kendisiyle evlenmek zorunda bırakan karısı yüzünden hiç istemediği olayların içine çekileceğinden habersizdi. Tor, onunla evlenmiş olabilirdi ama kalbini ele geçirmesine asla izin vermeyecekti.

Christina Fraser, sert görünümüne rağmen kocasının duygusuz biri olmadığını biliyordu. Onun yeniden birini sevebilmesi ve güvenebilmesi için her şeyini feda etmeye hazırdı. Tor'un kalbini kazanmaya çalışırken yaptığı dikkatsiz bir hareket, onları savaşın kıyısına sürüklediğinde ise Tor hayatının en zorlu mücadelesini verecekti: Çok geç olmadan karısını kurtarmak ve ona kalbini açmak.

"Duvar kağıdı gibi görünen tarihi aşk romanlarından bezmiş okuyucular bu kitapta hem romantizmin doruğuna çıkacaklar hem de İskoçya'nın tarihi derinliklerinde seyre dalacaklar."
Publishers Weekly

Tutsak – The Hawk (Highland Guard #2)

Goodreads Puanı: 4,24

Ateşle oynuyorsan yanmayı göze alacaksın.

Rakipsiz denizci Erik MacSorley, asla kendisine karşı koyabilecek bir kadınla karşı karşıya gelmemişti - ta ki sırılsıklam halde, yarı çıplak bir "bakıcı kadını" İrlanda kıyılarının açıklarından kurtarana dek. Ama Ellie'nin sıradan görünüşüne kanması bir talihsizlikti; o aslında İrlanda'daki en güçlü asilzadenin özgür ruhlu kızı, Leydi Elyne de Burgh'dü. Daha da kötüsü, bu karşı konulmaz kadın, Erik'in sıra dışı çekiciliğine kapılmayacağını kanıtlamaya kararlıydı. Erik ise onun direnişini, kalbinin derinliklerinde yankılanan bir tutkuyla alaşağı edebilecek kadar ısrarcıydı.

Sadakati her şeyin üzerinde tutan bir adam ve tarihin en zorlu taht mücadelesini tehlikeye atabilecek sırlar barındıran bir kadın. Kral ve vatan uğruna verilen savaşın sesleri karşı kıyılardan yükselirken, Ellie'nin aşkı bir efsaneyi dizginlemeye yetecek midir?

Gazap – The Ranger (Highland Guard #3)

Goodreads Puanı: 4,25

Üstün keşif becerilerinden dolayı kralın gözde ordusuna seçilerek düşman cephesine sızan Arthur Campbell, bir sonraki adımı için emir beklemektedir. Adeta bir gölge gibi hareket ederken, babasını öldüren liderin klanına karşı yüreği intikam ateşiyle yanıp tutuşmaktadır. Ancak düşman cephesinin tam kalbinde karşısına beklenmedik bir engel çıkar. Gizli kapaklı işleri aydınlatmadaki becerisiyle ondan aşağı kalır yanı olmayan, efsanevi güzelliğiyle Anna MacDougall.

Babasının kuvvetlerine yeni katılan bu sert görünüşlü, yakışıklı adamdan etkilenen Anna, onun kendisine karşı kararlı bir tavırla kayıtsız kalışını bir meydan okuma olarak kabul etmeye hazırdır. Savaşın bir an önce bitmesini dileyen Anna, sevebileceği iyi bir adamla sakin bir hayat paylaşma hayalleri kurarken, onu gözleriyle kendine çeken ancak sözleriyle uzaklara iten bu esrarengiz şövalyeye gönlünü kaptırır. Fakat tehlike, yalan dolan ve ufukta görünen savaş, ikisini birbirlerinin tutkularını ve sırlarını öğrenmeye sürükleyince, adeta çelikten bir vücuda sahip bu savaşçı bir seçim yapmak zorunda kalır: Aşk mı? Yoksa intikam mı?

İhanet – The Viper (Highland Guard #4)

Goodreads Puanı: 4,32

Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?

Muhafızlar arasında soğukkanlılığı ve gizli görevlerdeki ustalığından dolayı "Yılan" lakabı ile anılan Lachan MacRuairi güvenilmesi zor biridir. Sadakatini yıllar önce yitirmiş, kayıtsızlığı ise acı bir ihanetle mühürlenmiştir. Ancak Lachan, Bella MacDuff'ı kaçırıp onu kralın taç giyme törenine ulaştırmakla görevlendirildiğinde her şey değişir. Kibirli görünümüyle kontes, onun yeniden aşık olmama yeminini tehlikeye atacaktır.

Tutkulu ve fedakar bir kadın olan Bella, tacı Bruce'a giydirerek hem İngiltere kralına hem de kocasına meydan okuyunca bunun bedelini ağır bir şekilde öder. Kızını ondan uzaklaştırırlar, artık kısıtlanmış olan özgürlüğü de elinden alınmıştır. Barbarca mahkum edildiğinde çocuğunu geri almak için tüm varlığını ortaya koyar, ne var ki bu, çelik bakışlı acımasız savaşçıya ruhunu açmak anlamına gelecektir.





The Saint (Highland Guard #5)


Goodreads Puanı: 4,23


Aziz lakaplı Magnus MacKay, birçok kadına karşı saygılı ve mesafelidir. Onu ilgilendiren tek kadın ise Magnus’un savaş arkadaşlarından biriyle nişanlı! 

Masum ve vahşi güzel Helen, sevdiği adam Magnus’un peşinden gitmektense aile görevini tercih eder. Başkasıyla nişanlansa da aklı hep Magnus’tadır. Olaylar öyle bir hal alır ki Helen ve Magnus tutkularına yenik düşerler. 



The Recruit ((Highland Guard #6)

Goodreads Puanı: 4,33

Ateşli, agresif ve cesur olan Kenneth Sutherland Robert Bruce’un gizli ordusuna katılır. Sadece savaşı kazanmaya odaklanan genç adam karşısında güzeller güzeli Mary’i görünce gafil avlanır.
Mary ise savaşçıyı kalbiyle birlikte ister. Kimseye aşık olmayan Kenneth, Mary’e aşık olacak mıdır?

27 Kasım 2014 Perşembe

Klan Liderleriyle Geleneksel İskoç Sofrasına Oturuyoruz!


Herkese merhaba!!
 
Turumuzun üçüncü gününde klan liderleriyle geleneksel İskoç sofrasına oturuyoruz!  Söke Un sponsorluğunda yaptığımız proje turumuzun bu aşamasında OKK üyeleri olarak çok eğlendik. Proje öncesinde birçok fikir ürettik ve beğendiklerimizi sizler için uyguladık. 
  


Ülkede, yulaf ve arpa yetiştirildiği için bu ürünlerden ekmek yapıyorlardı. Ben de benzediğini düşündüğüm Söke unun Akdeniz ekmeğini yaptım.


Geleneksel İskoç sofrasında özellikle kış aylarında et büyük önem taşırdı. Taze yiyecekler yazın tüketilirken, zorlu kış ayları için de hazırlıklar yapılırdı. Bunlardan en önemlisi de yazın kesilen hayvanların etlerinin kış için kurutulması veya tuzlanmasıdır. Etler bu şekilde ömürleri uzatılarak kış için stoklanırdı. Kesilen bir hayvanın sakatatları ve iç organları da tüketilirdi. Sakatatlarından Haggis adı verilen bir tür yemek yapılırdı. Hayvanın hiçbir yeri ziyan edilmezdi.

25 Kasım 2014 Salı

OKK 41. Blog Tur: İntikam - Monica Mccarty, Duyuru - Tanıtım - Çekiliş





Herkese merhaba!!

OKK’nin 41. blog turunun konuğu Koridor Yayınları’ndan çıkan, Monica McCarty’nin yazmış olduğu İhanet romanı! Bu kez turumuz Koridor Yayınları ve Söke Un sponsorluğunda bir proje turu olacak! Highland Guard serisinin 4. kitabı İhanet ile Syke Adası'na konuk oluyoruz! Hem adayı, hem de kitabın geçtiği dönemi tanımaya, tanıtmaya çalışacağız. Ve klan liderleriyle birlikte geleneksel İskoç sofrasına oturacağız. Proje turumuzu takip etmek için bizden ayrılmayın!

                                                               Kitabımızı Tanıyalım


Uğruna savaştığı adaletin pençesinde kalmak mı, yoksa onu alev alev saran tutkuya esir olmak mı?
Muhafızlar arasında soğukkanlılığı ve gizli görevlerdeki ustalığından dolayı "Yılan" lakabı ile anılan Lachan MacRuairi güvenilmesi zor biridir. Sadakatini yıllar önce yitirmiş, kayıtsızlığı ise acı bir ihanetle mühürlenmiştir. Ancak Lachan, Bella MacDuff'ı kaçırıp onu kralın taç giyme törenine ulaştırmakla görevlendirildiğinde her şey değişir. Kibirli görünümüyle kontes, onun yeniden aşık olmama yeminini tehlikeye atacaktır.
Tutkulu ve fedakar bir kadın olan Bella, tacı Bruce'a giydirerek hem İngiltere kralına hem de kocasına meydan okuyunca bunun bedelini ağır bir şekilde öder. Kızını ondan uzaklaştırırlar, artık kısıtlanmış olan özgürlüğü de elinden alınmıştır. Barbarca mahkum edildiğinde çocuğunu geri almak için tüm varlığını ortaya koyar, ne var ki bu, çelik bakışlı acımasız savaşçıya ruhunu açmak anlamına gelecektir.

Tur Takvimimiz

25 Kasım 2014
Duyuru – Takvim – Çekiliş

Çekiliş için tık tık!!
10 tane İhanet – Monica McCarty kitabı hediye ediyoruz, kaçırmayın!!

26 Kasım 2014
Pudra Tozu – Skye Adasına Dair
Kütüphanemden Kitap Manzaraları – Serinin Dayandığı Tarihi Gerçeklik: İngiliz - İskoç Savaşı

27 Kasım 2014
Klan Liderleriyle Geleneksel İskoç Sofrasına Oturuyoruz!
Konuğumuz Sakız Enginar Blogunun Sahibi Dilek Yetkiner

28 Kasım 2014
Kitap Tutkusu – Yazar ve Seri Bilgisi
Fighting!! – Önokuma ve Alıntılar

29 Kasım 2014
Yorumlar

Pudra Tozu
Kitap Tutkusu
Kütüphanemden Kitap Manzaraları
Fighting!! 

30 Kasım 2014
Bir Tur Böyle Geçti

Katkılarından dolayı Koridor Yayınları ve Söke Un’a teşekkür ederiz. 


19 Kasım 2014 Çarşamba

Kitap Alışverişlerim - 27: TÜYAP KİTAP FUARI, Kitap Sihirbazı ve İlknokta Alışverişlerim



Herkese merhaba!! 

Fuar geldi, geliyor derken bitti bile! Bu sene fuara iki gün gidebildim. İlki fuarın ikinci günüydü ve pazara denk gelmişti. İnanılmaz kalabalık bir gündü. Listem olmasına rağmen aklım karıştı ve beş-altı kitabı da almaya unuttum. İkinciye de hafta içi bir saatliğine gittim.Her iki gittiğimde de blog ikizim ve Pudram ile beraber gittik ve pazar günü Okuma Seansımızda bizimleydi.

Fuarın ucuz olması beklenir değil mi? Ancak bence bu seneki fiyatlar son senelerin en pahalı olanıydı. Listemde olmasına rağmen bazı yayınevlerinden ise hiç kitap almadım çünkü internet satış sitelerindeki fiyatlarla ya hemen hemen aynıydı ya da daha fazlaydı. Özellikle kitap sihirbazının yaptığı 9,90’lık kampanya ile istediğim birkaç kitabı aldım. İyi ki haberim oldu ve bir kitap yerine iki tane almış oldum. Aynı zamanda böyle bir kampanya yapılmasının (kendim yararlanmış olsam bile) çok da taraftarı değilim. Haberi olmadan neredeyse iki katı fiyata kitap alanlar açısından hoş olmadığını düşünüyorum.
Fuardan aldığım kitaplar 


Önce fuarla başlayayım. Öyle Bir Geceydi ki kitabım eksik. İşyerinde bırakmıştım. 
Nemesis Kitap


Yayınevinin birkaç kitabı hariç istediğim tüm kitaplarına kavuştum. Sadece Yanlış Yatak listemde yoktu. Pudram al deyince ben de aldım. 
Jennifer Probst, uzun zamandır okumayı düşündüğüm bir yazardı. Serinin üç kitabını da aldım. İlk iki kitabın kapağı birbirine pek bir uyumlu ama üçüncü kapağı pek beğenemedim.
Aşk Affetmez’i ise uzun zamandır bekliyordum. Serinin ilk iki kitabına (İntikam Ateşi ve Geçmişten Gelen Mutluluk) bayılmıştım. Ve okur okumaz keşke Temple’ın hikayesi de basılmış olsaydı demiştim. İlk okuyacağım kitaplardan biri bu olacak.
Rachel Gibson, severek takip ettiğim bir yazar. Ben de olmayan iki kitabı da aldım.
Reklam Aşkı. Görür görmez okumalıyım dediğim kitaplardan!
Küçük Bir Aşk Hikayesi, konusu Kalbimi Salla ile hemen hemen aynı. Bakalım sevecek miyim?

Aspendos Yayıncılık
 


Savaş Benimle, Benimle serisinin ikinci kitabı. İlk kitap olan Kaç Benimle hakkında karışık düşüncelere sahiptim ama bu kitaptan çok umutluyum. Çünkü konusunu çok sevdim!
Yükseklerde, Uçuşta'nın devamı; Samantha Grace çok merak ettiğim bir yazar; Laura Landon çok övülen bir yazar. Hepsi de merak ettiğim kitaplar.
Dex Kitap


Ne zamandır Melek serisine başlamak istiyordum. Meleğin Düşüş'ü de ilk çıktığından beri ilgimi çekiyor ve ben o arada ikinci kitabı almaya unuttum -_- Sonsuz Dokunuş'un konusunu sevmiştim ama nedense hep arka plandaydı kitap benim. Uygun fiyata görünce aldım. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...