21 Ocak 2015 Çarşamba

İki Mim Bir Arada: Kendi Kitabını Kendin Yarat ve Sosyal Medya Tag



Herkese merhaba! Yine bir mim yazısı ile sizlerleyim. Hem de bu kez bir değil iki mimle! İkisi de Part of the book blogundan geldi. Kendisine teşekkür ediyorum.

MİM 1: Kendi Kitabını Yarat!



1) Bir kitap yazmaya karar verdiniz. Türü ne olurdu?
Kesinlikle fantastik ya da historical romance olurdu.

2) Bu kitabı bir serinin başlangıcı mı yoksa bağımsız bir roman şeklinde mi yazardınız?
Sanırım seri kitapları sevdiğimden bağımsız değil de seri olurdu.

3) Kitabınızın baş karakterinin ya da karakterlerinin isimlerini ne/neler koyardınız?
Mmmm… Sevdiğim o kadar çok isim var ki karar veremiyorum. Yalnız kesinlikle yabancı isim olurdu.

4) Her yazarın etkilendiği başka yazar ya da yazarlar mutlaka vardır. Peki sizinkiler hangileri?
Jennifer  L. Armentrout ve Marie Force.

5) Kitabınızın nerede geçiyor olmasınız isterdiniz? (Hangi ülke,şehir,köy vs). Ya da kitabınız kurgusal bir dünyayı anlatıyorsa orası nasıl bir yer olurdu?
Fantastik bir kitap olsaydı günümüzde olurdu ya da ben bir yeni dünya oluştururdum. Historical olsaydı da 1800’ler Londra’sı *_*

6) Kitabınızı ilk olarak kime imzalayıp verirdiniz?
Sevdiğime <3

7) Gelelim en önemli soruya, kitabınızın ismi ne olurdu?
İşin zor kısmı. Sanırım en son belirlerdim, ondan şu an için bilemiyorum:p

8) Sizce kitabınızı en güzel şekilde anlatan 3 kelime ne olurdu?
Bu soruya da cevap veremedim. :p


MİM 2: Sosyal Medya Tag

  
Facebook Sorusu: Herkesin sana okuman için baskı yaptığı bir kitap?

Pudra’m ne zamandır Laura Landon’ın Sessiz İntikam’ını okumamı söylüyor. Okuyacağım, okuyacağım. En kısa zamanda diye umuyorum.



Tumblr Sorusu: Sen okuduktan sonra popüler olan bir kitap?

Açlık Oyunları! Seriyi keşfettiğim zaman ortada ne filmi vardı ne bu kadar popülerliği. Sonra seri aldı başını gitti tabii ki.


MySpace Sorusu: Beğenip beğenmediğini hatırlamadığın bir kitap?

Aslında okuyup da hatırlamadığım bir kitap yok. Okuduklarımı gayet net hatırlıyorum :p

YouTube Sorusu: Filme çevrilmesini istediğin bir kitap?

Aslında kitapların filme çevrilmesini hiç sevmiyorum. Ya oyuncu kadrosu uymuyor ya kitaptan sahneler kesilip, ekleniyor. Eğer ki kitaba bire bir uyacak şekilde çekilirse ve karakterler de hayalimdeki gibi olursa Elizabeth Hoyt’un Çirkinin Aşığı neden olmasın?


Goodreads Sorusu: Herkese önerdiğin bir kitap?

Melez Sözleşmeleri serisi Jennifer L. Armentrout!

*Hepiniz benim bebeklerimsiniz *_*

Her iki mimi de bu yazıyı okuyan ve mimi yapmak isteyen herkes yapabilir.

Herkese bol kitaplı günler!!


Not 1: Blogumda yorumladığım tüm kitapların listesine buradan ulaşabilirsiniz.
Not 2: Bu yazıyı “kitaptutkum.blogspot.com” dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!
 

20 Ocak 2015 Salı

Legend #1: Efsane - Marie Lu



Kitap Adı: Efsane
Kitabın Orijinal Adı: Legend
Yazar Adı: Marie Lu
Seri Adı: Legend
Seri Sıralaması: 1/3 + 1 novella
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 313
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 3,5/5


Arka Kapak Yazısı: Gerçek, Efsane'ye dönüşecek

Bir zamanlar Amerika Birleşik Devletleri'nin batı kıyısı olarak bilinen yerde şimdi Cumhuriyet adında, komşularıyla sürekli savaşan bir ülke vardır. Cumhuriyet'in seçkin sınıfından gelen on beş yaşındaki üstün yetenekli June, askerî bir dehaya sahiptir. İtaatkâr, hırslı ve kendini ülkesine adamış bu genç kız onun uğruna her şeyi yapmaya hazırdır. Fakir bir aileden gelen on beş yaşındaki Day ise ülkenin en çok aranan suçlusu ve bir devlet düşmanıdır. Kendisi gibi asker olan ağabeyi Metias öldürülünce June, Day'in peşine düşer. İnandıkları şeyler uğruna savaşan bu iki gencin kesi?en yolları, onları Cumhuriyet'in karanlık sırlarına götürecektir.

"Efsane, söylendiği kadar iyi olmakla kalmıyor, bunu kesinlikle hak ediyor."
-The New York Times-

"Bir 'efsane' doğuyor."
-USA Today-

"Bilimkurgu ve aksiyonun heyecanlı bir karışımı... Bu kitap Açlık Oyunları hayranlarına okumaya değer bir şey verecek."
-Voya-

"Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı, kıyamet sonrası dünyada geçen romantik bir gerilim… Efsane'yi elinizden düşüremeyecek ve kesinlikle unutamayacaksınız."
-Kami Garcia-

"Farklı karakterleri, yüksek tansiyonu ve siyasi entrikalarla dolu ilgi çekici distopik bir dünya. Eğer Açlık Oyunları'nı beğendiyseniz bu kitaba bayılacaksınız."
-Sarah Rees Brennan-

Yorumum: Ciltli kitaplara bayılırım. Efsane kitabı da ciltli olması nedeniyle sevdiğim kitaplardan biriydi. Yalnız kapak görseli ve cildine vurulmam içini sevmeme neden değil. Romanı hem sevdim hem sevmedim. İki yönüyle de anlatmaya çalışacağım.

Efsane distopik bir kitap. Yeni bir dünya ve kuralları olan bir yerdir. Ülke ikiye bölünmüş durumdadır. Bir taraf Cumhuriyet diğer taraf ise Koloniler ve bu iki grup arasında süregelen bir savaş vardır. June, Cumhuriyet’in en yetenekli ve en zeki kızıdır. Day ise azılı bir suçlu ve kaçak. Genç kızın ailesindeki tek kişi olan ağabeyi Metias öldürülünce Day kendine çok güçlü bir düşman kazanmış olur. 

“Day’in yaptıkları eskiden beni büyülerdi ama o artık benim can düşmanımdı, hedefimdi. İlk görevimdi.”

16 Ocak 2015 Cuma

Mim: Şimdi Mevsimi



Herkese merhaba!! 

Harika bir mimle karşınızdayım. Benim tam bir kış mevsimi hastası olduğumu bilen One Better Day beni mimlemiş ben de hemen cevap vermek istedim.

1.      Kışın okumalık favori kitabın var mı?
Kitabın benim için mevsimi yoktur. Yaz, kış fark etmez her daim kitap okuyabilirim. Ama kış kitabı deyince aklıma nedense Yüzüklerin Efendisi’ndeki karda dağa tırmanış sahneleri gelir. Sanırım kışın daha çok epik fantastiklere yöneliyorum. *_*

2.      Kapağı mavi olan bir kitap?
Şu an elimde sürünse de Eragon.

3.      Yılbaşı ağacında yıldız olarak kullanabileceğin bir kitap?
Bir değil iki yıldız seçsem? Biri Elizabeth Hoyt’un Çirkinin Aşığı, diğeri ise Zehir Ustası *_*

4.      Kış tatili için mükemmel olan bir kurgusal dünya?
Yunanistan’a oldum olası gitmek istemişimdir. Aşk Reçetesi’ndeki gibi balayına oraya gitmek isterdim ve bu kış mevsiminde neden olmasın?

14 Ocak 2015 Çarşamba

Multiversum #1: Telepati - Leonardo Patrignani



Kitap Adı: Telepati
Kitabın Orijinal Adı: Multiversum
Yazar Adı: Leonardo Patrignani
Seri Adı: Multiversum
Seri Sıralaması: 1/3
Türü: Fantastik, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 352
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 4/5


Arka Kapak Yazısı: Ya bu hayat çok sayıda ihtimalden sadece biriyse?

Alex ve Jenny on altı yaşında iki gençtir. Alex Milano'da, Jenny ise Melbourne'da yaşamaktadır. Son dört yıl boyunca zaman zaman birbirlerini bilinçlerini kaybettikleri anlarda, hiçbir uyarı vermeden gerçekleşen telepatik iletişimleri sırasında görmüşlerdir.

Bu telepatik nöbetlerin birinde buluşmak üzere sözleşen iki genç, aynı gün aynı yerde durmasına rağmen birbirini göremez. Bu, şaşırtıcı bir keşif yapmalarını sağlar: Farklı boyutlarda yaşamaktadırlar. Jenny'nin evreninde Alex bambaşka biridir. Alex'in evreninde ise Jenny altı yaşında ölmüştür. Onlar birbirlerini bulmaya çalışırken Çoklu Evren patlayıp yok olmanın eşiğine gelmiştir ama Jenny ve Alex'in kesinlikle buluşması gerekmektedir çünkü Dünya'nın geleceği buna bağlıdır. Yaklaşmakta olan kaderi yalnızca aşkları değiştirebilecektir…

"Telepati birçok açıdan harika ve başarıyı Açlık Oyunları kadar hak ediyor. Sinematik içeriğe sahip bu eğlenceli kitabı bitirmek için kendinizle yarışacaksınız. Patrignani gençlik edebiyatına yeni bir soluk getirecek."
-Glenn Cooper-

Yorumum: Pegasus Yayınlar’ından çıkan Telepati kitabı farklı ama bir o kadar da güzel bir romandı. Özellikle çoklu evren teorisi ve bu evrenlerin değişik versiyonlarının bu kadar gerçekçi anlatılması kitabı okurken insanı bir düşündürüyor. 



Alex ve Jenny, aynı yaşta olan farklı ülkelerde yaşayan iki öğrencidir. Dört senedir çeşitli farklılıklarla zihinlerinde iletişim kurmaktadırlar. Önce bir ses, sonra bir el, gözler, yüz… Zamanla görüntü daha net ve iletişim daha uzun olmaktadır. Bir gün çiftimiz görüşmeye karar verir. Alex, evden kaçar, para için arkadaşından yardım alır. Ne olursa olsun Jenny’i görecek, ona sarılacak ve tüm bunları kendisinin uydurmadığını kızın gerçek olduğunu görecektir.

“Her nerede olursak olalım, sen ve ben, Jenny. Birlikteyiz. Geliyorum.”

İkisi de aynı saatte, aynı yerdedir. Ancak birbirlerini görememektedirler. İşte tam burada çoklu evren teorisi devreye girmektedir. Alex ve Jenny farklı evrenlerde birbirleri ile telepati yöntemi ile iletişim kurmaktadırlar.

9 Ocak 2015 Cuma

Kitap Alışverişlerim - 28: Yeni Yılın İlk Kitapları *_*



Herkese merhaba!!

Yeni yılın ilk alışveriş yazısı ile karşınızdayım! Son zamanlarda okumayı çok istediğim kitaplar çıktı. Ben de beklemek istemedim ve iki alışveriş sitesinden sipariş verdim.  İlk önce Kitap Sihirbazı’ndan siparişim geldi. Çok şaşırdığımı söylemeliyim. Bu kez kitaplarım çok çabuk geldi.



Eldest – Christopher Paolini: Eragon’u hala bitiremedim. Çok bölük pörçük okuyorum. Günde bir bölüm, 20 sayfa şeklinde ilerleyebiliyorum. Buna rağmen hikayeye bayıldım. Hazır sipariş veriyorken ikinci kitabı alayım dedim.

Direniş Lux 5 – Jennifer L. Armentrout: Dördüncü kitabı okumak için son kitabın çıkmasını bekliyordum. Serinin sonunu çok merak ediyorum.

7 Ocak 2015 Çarşamba

Dare Me #1: Sürpriz Balayı - Christine Bell



Kitap Adı: Sürpriz Balayı
Kitabın Orijinal Adı: Down for the Count
Yazar Adı: Christine Bell
Seri Adı: Dare Me
Seri Sıralaması: 1/3 + 1 novella
Türü: Günümüz Aşk, Yeni - Yetişkin
Yayınevi: Nemesis Kitap
Sayfa Sayısı: 352
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 4,5/5


Arka Kapak Yazısı: Lacey Garrity, yeni evlendiği eşini, düğünü yaptıkları otelin lobisindeki bir malzeme odasında yarı çıplak halde bulur; yanında Lacey'nin en yakın arkadaşlarından ve nedimelerinden biri olan Becca'yla birlikte. Üstelik daha düğünleri bitmemiştir bile. Yaşadığı şokla oradan kaçıp gelinliğinden kurtulmaktan başka bir şey düşünemeyen Lacey'ye yardım edecek tek kişi, diğer yakın arkadaşı Cat'in ağabeyi ünlü boksör Galen Thomas'tır. Galen'in, Lacey'yi yaşadığı yıkımdan biraz da olsa uzaklaştırmak için bir fikri vardır. Düğünden sonra eşiyle gitmek için hazırlandıkları, aylardır heyecanla bekledikleri balayı için Porto Riko'ya doğru yola çıkmak. Balayı olarak düşünülmüş de olsa biraz tatil yapmak, Lacey'ye iyi gelecektir ve Galen ona eşlik etmeye hazırdır. Birlikte çıktıkları bu balayı, her ne kadar evliliği baştan bitmiş bir gelin ve sahte bir damatla yapılsa da, yeni başlangıçlara gebedir.

Yorumum: Daha önce Christine Bell ile röportaj yapmıştım. Sorularımdan birisi de ülkemizde hangi kitabının çıkmasını istediği idi. Cevabı Sürpriz Balayı (Down fort he Count) olmuştu. Nemesis’de kitabı yayınlayınca hemen okumak istedim. Christine’nın da dediği gibi karakterler son derece komik ve seksi!

Lacey tam bir kontrol manyağı. Hayatını plan ve programlar yaparak geçiren, kendi deyimiyle yoldan çıkmak istese bile anne ve babası nedeniyle her zaman uslu kız konumunda olan, ondan beklenilen her şeyi yerine getiren genç bir kadındır. Ancak tüm bu oto kontrolünü düğününde daha birkaç saattir kocası olan adamı en yakın arkadaşı ve nedimesi olan Becca ile basınca kaybeder. Artık Lacey için geri dönüş yoktur ve Marty onun için geçmişte kalmıştır.


O an imdadına en yakın arkadaşı Cat ve onun ağabeyi Galen yetişir. Bir dizi olay sonucu Galen ve Lacey, sırf genç kadın hayatında bir kere çılgınlık yapsın diye önceden ayarlanan balayına giderler! 

6 Ocak 2015 Salı

Mim: Sorular, sorular :)



Herkese merhaba!!

Yazacağım blog yazılarını defterime not alıyorum. Geçenlerde bir bakayım ne yazmışım ne yazmamışım diye defterimi karıştırırken Sevgili Geveze Kitap Kurdu’nun mimi ile karşılaştım. Taa haziran ayında mimlemiş beni. O zamanlar yoğun olduğumdan yazamamıştım, şimdi vaktim varken yazayım dedim. Çok geç yazdığım için Geveze Kitap Kurdu’ndan özür dileyerek mimi cevaplamaya başlıyorum.

Blog açma hikayeniz nedir?
Blog açmadan önce de kitaplar hakkındaki düşüncelerimi yazıyordum. Sonra vikitap’ta yorum yazmaya başlamıştım. Bir süre sonra yorumlarıma daha çok alıntılar eklemek ve uzatmak istediğimi fark ettim. Bu bakımdan vikitap bana yetmiyordu ben de blog açmaya karar verdim.

Blog isminiz nereden geliyor? Neden bu isim?
Blog ismimi sevdiceğim *_* buldu. Çok hoşuma gitti ve “Kitap Tutkusu” oldu.

Hangi mevsimi seversiniz?
Şubat’ta doğan biri olarak kesinlikle kış!

Bu mevsim size neyi çağrıştırıyor?
Kar, kardanadam ve ilk kardan yürürken çıkan kıtır kıtır o ses :). Renkli renki atkı, bere, eldiven. Hepsi de tam benlik!


Kırmızı ruj mu eyeliner mı?
Eyeliner diyim. Kırmızı rujlarla pek aram yok :p

Blog yazmak sana ne kazandırdı?
Hayatım boyunca görüşmeye devam edeceğim dostlar <3

Kitap okumak mı bir şeyler yazmak mı?
Her ikisi de. Okumayı da yazmayı da çok seviyorum.

Şiir mi, roman mı, hikaye mi?
Kesinlikle ve kesinlikle roman. Şiirlerle aram hiç iyi olmadı -_-

En çok etkilendiğin film?

Oyuncak Bebek Chucky -_- Küçükken korkulu rüyamdı. Bir de serinin ilerleyen kısımlarında Chucky’nin gelini katıldı.

Şunlara bakar mısınız?

Hangi tür kitap/film?
Fantastik, historical romance ve günümüz aşk! Kitap ve filmlerde bu üçünden asla vazgeçmem.

4 Ocak 2015 Pazar

Kelle Avcısı Stephanie Plum #17: Beyaz Yakalı Serseriler - Janet Evanovich



Kitap Adı: Beyaz Yakalı Serseriler
Kitabın Orijinal Adı: Smokin’ Seventeen
Yazar Adı: Janet Evanovich
Seri Adı: Kelle Avcısı Stephanie Plum
Seri Sıralaması: 17/21 + 4 novella
Türü: Polisiye
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 336
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 4,5/5


Arka Kapak Yazısı: İyi olmak şanslı olmaktan her zaman daha iyidir. Adım, Stephanie Plum. Kuzenim Vinnie'nin kefalet ofisinde çalışıyor, mahkemeden kaçan suçluların peşine düşüyorum. New Jersey, Trenton'da üç katlı tuğla yığınından oluşan bir binada, düşük kiralı ve hiçbir çekiciliği olmayan bir dairede yaşıyorum. Orta boyluyum. Fiziğim idare eder. Ortalama bir zekâm olduğuna adım gibi eminim. Berbat bir işim olduğuna da.

Kısacası hayat zor ama yine de en iyi arkadaşım Lula sayesinde çok da eğlenceli. Bir de buna beni sürekli evlendirmeye çalışan ailemi, peşimdeki azılı düşmanları ve âşıkları ekleyin. İşte karşınızda Stephanie Plum'ın tuhaf hikâyesi!

"Evanovich'in karakterleri ve onları ele alış biçimi çok acayip."
-The New York Times-

"Cüretkâr, yoldan çıkaracak kadar fena ve inanılmaz başarılı. Evanovich'in Stephanie Plum serisi çok ama çok eğlenceli."
-The Washington Post-

"Stephanie Plum özel ve zeki bir karakter olmanın yanı sıra, çok iyi bir mizah anlayışı olan muhteşem bir kadın kahraman."
-Daily Mail-

Yorumum: Bu kitap hakkında söyleyeceğim ilk şey kesinlikle kapağına vurulduğumdur. Renginden tutun, yazı stiline, ana karakterin silahlı fotoğrafından o beyaz bulutlara kadar bayıldım, bayıldım. Uzun zamandır bir kitap kapağını bu kadar çok sevmemiştim. ^_^

Kelle Avcısı Stephanie Plum’un romanları daha önceden birkaç yayınevinde çıkmış. Sonrasında ne oldu bilmiyorum ama yayın haklarını Martı Yayınları aldı ve kitabı bizlerle buluşturdu. Açıkçası daha önceki çıkan kitaplar hiç dikkatimi çekmemişti ama “Beyaz Yakalı Serseriler” hemen gözüme çarptı. Konusu ilginç, kitabın ilerleyişi akıcı, karakterler renkli eee daha ne olsun? Hele bir büyükanne var ki (kızımızın erkek arkadaşının büyükannesi) işte ona tam anlamıyla bittim!

“Kadını görünce Loretta’yla nefesimiz kesildi. Bu Bella’ydı, Trenton’ın en korkunç kadını. Birleşik Devletler’e göç edeli elli yıldan fazla olmuştu, fakat hala Amerikalıdan ziyade Sicilyalıydı. Sahtekar, sinsi ve kesinlikle zırdeliydi. Aynı zamanda, erkek arkadaşımın da büyükannesiydi.”


Stephanie Plum bir kefaret avcısıdır yani mahkemeden kaçan suçluların peşine düşmektedir. Bu suçlu kendini vampir sanan biri de olabilir, yüz kiloluk dev bir adam da. :p İş hayatı zor olan Stephanie’nin özel yaşamı daha da zordur. Onu evlendirmek isteyen bir aile, erkek arkadaşının kendisini kabullenmeyen büyükannesi başlıca sorunlarındandır. Bir de erkek arkadaş meselesi bayağı bir karışıktır :p

2 Ocak 2015 Cuma

Kovan - Laline Paull



Kitap Adı: Kovan
Kitabın Orijinal Adı: The Bees
Yazar Adı: Laline Paull
Türü: Fantastik
Yayınevi: Martı Yayınları
Sayfa Sayısı: 462
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 4/5


Arka Kapak Yazısı: Doğumu şaheser anamız, senin rahmin kutsaldır, evliliğin tektir, sonra Kraliçeliğin gelir. Ve sadece Kraliçe üreyebilir.

Bu kovandaki bütün arılar kabul eder, itaat eder, hizmet eder. Herkes üzerine düşen görevi yerine getirmek zorundadır, ölümse ölüm kalımsa kalım. Doğuştan farklı olanlar doğar doğmaz öldürülür. Kovanın hiyerarşisinde geçişler yoktur. İşçi olarak doğan işçi olarak ölür. Kraliçe tektir, kutsaldır, sadece o doğurgandır.

Flora 717 ise farklı doğanlardandır, canı bağışlandığında elde ettiği şansla kovanın bütün işleyişinde yer almaya çalışarak fark yaratır. Bebek bakar, polen toplar, Kraliçe'nin sırlarına erişir. Peki kendi kaderinin sürüklediği yolda düşe kalka ilerlerken kovanın kaderini de değiştirebilecek midir?

"Coşkuyla ve özenle işlenen olağanüstü hayal gücüyle eşsiz bir okuma deneyimi."
-The New York Times-

"Kovan'ın harika bir kurgusu var.
George Orwell'in 1984 ve Margaret Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü'yle paralellik gösterirken kendine özgü olmayı da başarıyor."
-Florida Times-

"Az bulunur ve akıllara durgunluk veren bir roman. Üzerinde çalışılmış, başarılı ve sıra dışı bir hikâye. Kovan kolay kolay unutulmayacak."
-Kirkus-

Yorumum: Bu kez farklı bir kitabın yorumu ile sizlerleyim. Martı Yayınları’ndan çıkan“Kovan” kitabı tanıtımını ilk gördüğüm andan beri dikkatimi çekiyordu. Boş bir anımda sadece göz gezdirip merakımı gidermeyi amaçlamışken bir baktım ki 100 sayfa okumuşum bile. 

Konusu çok farklı ve dikkat çekici. Kitabımız bir kovanda yaşanan olayları anlatmaktadır. Flora 717 aslında işçi bir arıdır. Ancak deformasyona uğradığı için türünün özelliklerinin dışında davranışlar sergilemektedir. Örneğin; işçi arı olarak sadece temizlik yapması gerekirken, kreşte bebek arıları besleyebilmektedir. Evet yanlış duymadınız. Bu kovanın içinde bebek arılar için bir kreş bulunmakta.


Arılar şu üç kurala göre yaşamaktadır. İtaat etme, kabul etme, hizmet etme.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...