Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Röportaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2014 Pazartesi

ELİZABETH HOYT Röportajım *_*



Herkese merhaba!!

Bugün canım, bir tanecik yazarım Elizabeth Hoyt röportajım ile karşınızdayım. Yazarımızın çok tatlı bir asistanı var. Her mailime anında yanıt verdi ve birçok konuda bana yardımcı oldu.
Öncelikle Elizabeth ile iletişime Mayıs ayında geçmiştim. Ama kendisi o zamanlar Maiden Lane serisinin yedinci kitabı olan Darling Beast kitabını yazıyordu. Asistanı bana soruları yollamamı, sıraya koyacağını ancak Eylül gibi dönebileceğini söylemişti. Ben de o aralar çok yoğun olduğum için soruları hazırlayamadım ama arada asistanı ile mailleşmeye devam ettim. Daha sonradan yazarın bana imzalı kitaplar yollayacağından bahsetti. İnanılmaz sevindim ve tam tamına altı tane imzalı Elizabeth Hoyt kitabı geldi. Ayrıntılı yazımı okumak için tık tık!


Sizleri Elizabeth Hoyt’un cevapları ile baş başa bırakıyorum *_*

Kitap Tutkusu: Merhaba Elizabeth. Röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Türkçe’ye çevrilmiş tüm kitaplarını okuduğumu ve fanın olduğumdan konuşmuştuk. Hakkında internet ortamında yayınlanan birçok şeyi biliyorum. Peki seni hiç tanımayan birine kendini nasıl tanıtırsın? Elizabeth Hoyt kimdir?

Elizabeth Hoyt: Çok soğuk olan Minnesota’da büyüdüm. Babam biyoloji profesörü olduğu için çocukluğum boyunca birçok şehri gezdim. Şu anda Illinois’de kocam, iki çocuğum ve dört köpeğimle yaşıyorum. Yazma hayatına ise prens serimle başladım. İlk romanım Çirkinin Aşığı’dır.


KT: Türkiye’de çok kısa bir zaman sonra Maiden Lane serin başlıyor. Yayınevi çıkış tarihini 9 Eylül olarak duyurdu. Dolayısıyla serin hakkında pek bilgimiz yok. Bize Maiden Lane serisinden bahseder misin? (Yazarla röportajımı ağustos ayı sonunda yapmıştım. O zamanlar Şeytani Arzular’ın çıkacağı yeni duyurulmuştu. Yazarın cevaplarını çevirmekte çok geç kaldım. Soruyu değiştirmek istemedim, Elizabeth’e sorduğum şekliyle kalsın istediğimden bu şekilde çevirdim.)

EH: Maiden Lane serim 1700’lü yılların Londra’sında geçiyor. O dönemdeki bazı insanlar çok zengindi, yaldızlı arabalarında geziyor ve balolara katılıyordu. Bazı insanlar ise son derece fakirdi ve tek odalı evlerde yaşamak zorundaydı. Serimde her iki dünyayı birleştirip yazmaya çalıştım. 

KT: Romanlarını yazarken yazmayı tercih ettiğin bir yer var mı?

EH: Kahve dükkanlarında yazmayı çok severim. Genellikle yanıma kocaman bir kahve alır ve romanımın başına geçerim. :)

26 Eylül 2014 Cuma

Kiralık Eş'in Yazarı Christine Bell ile Röportaj



Herkese merhaba!

Nemesis Kitap’tan çıkan Kiralık Ten kitabının yazarı Christine Bell ile röportaj yaptım. Kendisi çok içten ve sıcakkanlı bir yazar. Yazarımızla okuyucularına değer veren, onları mutlu etmeye çalışan biri. Dört oğlundan nasıl vakit kalıyor da kitap yazıyor şaşırıyorum ama kesinlikle kendisini takdir ediyorum. 



Kitap Tutkusu: Merhaba Christine. Röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Kiralık Eş’i OKK olarak eğlenerek okuduk. Soruma gelecek olursam senin hakkında hiç bilgisi olmayan insanlara kendini nasıl tanıtırsın? Bana biraz kendinden bahseder misin?

Chiristine Bell: Mutlu evliliğimle birlikte, 4 oğlum ve 2 köpeğim var. Yaklaşık beş yıldır yazıyorum, bu süreçte 30’dan fazla kitabım oldu. Yazmadığım zamanlarda, ailemle çeşitli oyunlar oynarım ve genellikle sinemaya giderim. Ayrıca seyahat etmeyi de çok severim. (Ziyaret etmek istediğim ilk 10 yerden biri de İstanbul’dur).

KT: Diğer kitaplarına baktığımda birçok türde (fantastik, yeni yetişkin, yetişkin) roman yazdığını gördüm.  Sence hangi roman türünü yazmak zor ya da kolay? 

CB: Hangi türde roman yazacağım o anki ruh durumuma göre değişiyor. Romans yazmayı çok seviyorum çünkü tüm kadınların ortak noktası olan romantizm ve sevilmeye değindiğimi düşünüyorum. Aslında birçok türde yazmak bence kitap yazmanın en zor halidir. Kelimeler bir anda gelince ben de yazmaya başlarım. Sonra bir bakmışım ki kitap olmuş. :D

KT: Kiralık Eş, Türkiye’de yayınlanan ilk kitabın. Ülkemizde hangi kitabının yayınlanmasını istersin?



CB: Down fort he Count’un ülkenizde yayınlanmasını çok isterim. Kiralık Eş’i seven Türk okuyucuların bu kitabımı da beğeneceğini düşünüyorum. Komik ve seksi olan bu kitabın kahramanlarını seviyorum. 

KT:  Kiralık Eş kitabını henüz okumamış birine nasıl anlatırsın? Bize biraz bu kitabından bahseder misin?

CB: Kiralık Eş, para sorunları nedeniyle evini kaybetmek üzere olan Lindy ve kız kardeşinin intikamını almak isteyen zengin bir adam olan Owen’ı anlatıyor. Owen, iki haftalığına eş bulmak zorunda kalınca gazeteye bir ilan verir. Zor durumda olan Lindy de ilana yanıt verince çiftimiz birbirinin sahte eşi olur. Lindy ve Owen, genç adamın kardeşini dolandıran kişi hakkında kanıt bulmaya çalışırken, diğer yandan da yakınlaşmaya başlarlar.

16 Haziran 2014 Pazartesi

Köşe Yazılarım - 19: JENNIFER L. ARMENTROUT ile SÖYLEŞİM



Herkese merhaba!

Bu hafta köşede çok sevdiğim bir yazarla söyleşi var!! Kim mi? JENNIFER L. ARMENTROUT!!!

Yazarla iletişime geçerken çok fazla umudum yoktu ama şans benden yanaymış *_*

Diğer köşe yazılarım için tık tık!!

Keyifli okumalar!!


Jennifer L. Armentrout dediğiniz zaman ben de akan sular durur. Yazarın romanlarını severek okuyorum. Hatta bazı kitapları için gün saydığım bile olmuştur. Hal böyle olunca yazarla iletişime geçtim ve kendisi benimle küçük bir söyleşi yapmayı kabul etti.  

Jennifer, okuyucuları tarafından merakla beklenen ve birçok kitap türünde romanlar yazan bir yazardır. Ülkemizde ciddi fanları olan Lux serisi (uzaylı bir fantastik seri), Melez Sözleşmeleri serisi, Saplantı (Lux serisinin yan kitabı) ve yeni yetişkinlere yönelik Kış Güneşi kitapları yayınlanmıştır.

Yazarın romanları iki farklı isimle çıkmaktadır. Jennifer ismi fantastik kitaplarda, J. Lynn adı ise yetişkinlere yönelik romanlarda kullanmaktadır. Jennifer’a tekrardan teşekkür ediyor ve sizi kısa söyleşimizle baş başa bırakıyorum. 

Kitap Tutkusu: Çok hızlı yazıyorsun ve tüm kitapların birbirinden güzel. Sence hızlı yazmanın sırrı ne?

Jennifer L. Armentrout: Aslında hızlı yazmamın bir sırrı olduğunu düşünmüyorum. Genellikle aklıma bir fikir gelir ve ben sonrasında oturup yazmaya başlarım. Bazı kitaplarımı çabuk yazdığım doğrudur ama bazıları da gerçekten uzun zamanımı alır. Bu sadece kitaba ve konusuna bağlıdır. Bunun yanı sıra her gün yazmaya çalışırım, böylece çalıştığım kitaptan uzaklaşmamış oluyorum.

KT: Bu aralar herhangi bir kitap üzerinde çalışıyor musun? Çalışıyorsan, sakıncası yoksa bizimle paylaşabilir misin?

2 Haziran 2014 Pazartesi

Köşe Yazılarım - 17: Sabrina Jeffries Röportajım



Herkese merhaba!!

Bu hafta köşemde çok sevdiğim can yazarlarımdan biri olan Sabrina Jeffries ile röportaj vaaarrr!!!

Diğer köşe yazılarım için tık tık!!

Keyifli okumalar!!


Yeni bir yazar röportajına ne dersiniz? Çok sevdiğim ve Türkçe’ye çevrilmiş tüm kitaplarını okuduğum bir yazar olan Sabrina Jeffries’e röportaj teklifinde bulundum ve o da beni kırmadı, kabul etti. Yazara sorularım çok az çünkü mailleştiğimiz zamanda, kendisi hem yeni bir kitap üzerinde çalışıyordu hem de New York Times çok satan yazarlar toplantısına hazırlanıyordu. Aklımda sormak istediğim çok fazla soru vardı ama bu nedenlerden dolayı sorularımı minimuma indirmek zorunda kaldım.

Sabrina Jeffries kitapları New York Times ve USA Today listelerine girmiş bir yazardır. Okuyucuları onu esprili diyalogları ve karakterleri ile tanımaktadır. Yazar, tarihi aşk romanı türünde kitaplar yazmakta olup dokuz kitabı Türkçe’ye çevrilmiştir. 

Kitap Tutkusu: Merhaba Sabrina. Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin için teşekkür ederim. Türkçe’ye çevrilmiş tüm kitaplarını okudum. Favori kitabım ise Sır Gibi Sakladım. Minerva ve Giles sevdiğim karakterler. Yazdığın kitaplardan hangisi favorin?

Sabrina Jeffries: Ben teşekkür ederim Kitap Tutkusu. Diğer ülkelerdeki okuyucularımla iletişim halinde olmayı çok seviyorum. Soruna gelirsem; gerçekten favori bir kitap seçemiyorum çünkü yazdığım zaman her kitap benim favorim oluyor. Bir sıralama yaparsam Sır Gibi Sakladım kitabım listenin üst sıralarında yer alır. Minerva’yı yazarken çok eğlenmiştim.

KT: Yazdığın karakterlerden biri olsaydın, hangisi olurdun?

SJ: Bir çok yönüyle Minerva olamazdım. Favori kitabın olduğundan dolayı onun adını verdim. Bir Çapkına Vuruldum kitabımdaki Amelia olmak isterdim. Yazdığım zaman Amelia’nın yaşadıklarını sevmiştim.

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Köşe Yazılarım - 13: Alyssa Day Röportajım!!



Herkese merhaba!!

Bu hafta köşemde kitap yorumu ile değil de çok sevdiğim bir yazar olan Alyssa Day ile yaptığım röportajla sizlerleyim. Röportaj fikrini hiç aklımda yokken aklıma sokan, beni cesaretlendiren ve her anımda yanımda olan Pudram ve blog ikizime çok teşekkür ediyorum. Kızlar olmasa bu yazı da röportaj da olmazdı. :*

Alyssa Day çok sevdiğim bir yazar. Martı Yayınları’ndan Poseidon Savaşçıları serisinin ilk üç kitabı Atlantis’inYükselişi, Atlantis’in Uyanışı ve Atlantis’in Kurtuluşu Türkçe’ye çevrilmiştir.

Diğer köşe yazılarımı okumak için tık tık!!

Keyifli okumalar!!


Kitap Tutkusu köşesinde bu hafta bir değişiklik yapıp, yazar röportajı okumaya ne dersiniz? Poseidon Savaşçıları serisinin yazarı Alyssa Day röportaj teklifimi kırmayıp, kabul etti ve sorularımı yanıtladı. Çok sıcakkanlı bir yazar. Mailime ilk cevabından itibaren yazışmamız sürecinde bana tüm içtenliğini hissettirdi. 

Poseideon Savaşçıları, Alyssa Day’in yazmış olduğu fantastik bir seridir. Vampirler, kurtadamlar, cadılar, büyüler ve kayıp kıta Atlantis’ten savaşçılar’ın olduğu heyecan dolu hikayeler sizi beklemektedir. 

Kitap Tutkusu: Merhaba Alyssa. Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Sorularıma senin hakkında hiç bilgisi olmayan insanlara kendini nasıl tanıtırsın diye başlamak istiyorum. Bana biraz kendinden bahseder misin?

Alyssa Day: Merhaba Kitap Tutkusu. Bana röportaj teklif ettiğin için ben teşekkür ederim. Kendimden bahsedecek olursam; babam pilot olduğu için gökyüzünde büyüdüm diyebilirim. Hatta 2 yıl İzmir’de yaşadım. İzmir’de harika zaman geçirdiğimi ve Türk halkının yardımsever olduğunu hatırlıyorum. Her sabah markete gider ve taze ekmek satın alırdım. Tadı harikaydı ve hala favorimdir. Türkçe olarak “ekmek” diyorsunuz, değil mi? Üniversitede hukuk okudum ve birkaç yıl avukatlık yaptım. Ancak kitap yazmayı daha çok seviyordum ve yazarlık yapmaya başladım. Bir donanma subayı ile evliyim ve iki çocuğumuz var. Bir gün yine Türkiye’ye dönmek isterim.

KT: Poseidon Savaşçıları serisini hiç okumamış birine nasıl anlatırsın?

AD: Poseidon savaşçıları serisi bir fantastik romandır. Kayıp kıta Atlantis’ten gelen ve sonsuza kadar dünyayı kötülerden korumayı amaçlamış savaşçıları konu alan bir seridir.

Yazarımızdan çalışma ortamının fotoğrafını istedim, saolsun kırmadı beni. Alyssa Day'in kitaplarını yazdığı ortam.

6 Mart 2014 Perşembe

Röportaj: Anne Eliot//OKK İnceleme





Öncelikle ricamızı kırmayarak bizim için bu fotoğrafı hazırlayan yazara gönülden teşekkürler. Bayıldık! Ricamızın da ötesinde olmuş. :) 


Merhaba,  röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.
-Asıl nezaketiniz için ben teşekkür ederim.

1-Bu kitabı nasıl bir ortamda neler hissederek yazdınız? Örneğin; nerede yazdınız, ne dinlediniz?

Yazarken bir yandan yeni bir aşk hikayesi yazdığım için heyecanlıydım, bir yandan da endişeliydim çünkü zor bir konu seçtim ve başkalarının acılarını kötü bir şekilde yansıtmak istemedim. Birçok kadın Jess'le benzer şeyler yaşıyor, çok sevdiğim bir arkadaşım ve kuzenim de dahil olmak üzere. Bu nedenle bu konuda yazmaya karar verdim ve aylarca araştırma yaptım. Sonra fark ettim ki birçok insanın büyük veya küçük geçmişten taşıdığı acılar vardır ve bu onları sonsuza kadar değiştirir. Bunla yaşamayı öğrenmeli ve yolumuza devam etmeliyiz. Herkes incinir ama bizi biz yapan seçimlerimizdir; ya yalnız kalmayı seçeceğiz ya da insanlara yeniden güvenmeyi öğreneceğiz. Aşk, kötü olayları unutturmaz ama aşık olunca durum her zaman daha iyiye gider.

Benim ruh halime gelirsek, kendime yazarken dinlemek üzere bir playlist hazırladım ve her karakter için bir şarkı seçtim. Örneğin; Jess için Taylor Swift’in White Horse şarkısını seçtim. Herhangi bir kurtuluş için beyaz atlı bir prense ihtiyaç duymayan birini anlatan bu şarkı bana Jess’in güvensiz ve içine kapanık hallerini hatırlatıyor. 
White Horse, Taylor Swift

Ancak Jess güvendiği biri olan kız kardeşiyle iken tavırları değişiyor, ona açılabiliyor  Hatta ses tonu bile değişiyor, gerçek halini alıyor. Zihnimde tatlı ve umut dolu sesini Jess’e uyarladığım Kate Walsh’un Your Song şarkısını dinlemeyi de seviyorum.
Your Song, by Kate Walsh 

2-Röportaj öncesi sohbetimizde Türkiye’ye gelmek istediğinizi ve Kapadokya’yı çok merak ettiğinizi söylemiştiniz. Sizin ziyaret etmek istediğiniz bir ülkeye sizden önce kitabınızın gelmesi nasıl bir duygu? Belki Türkiye’ye geldiğinizde bir kitapçıda kendi kitabınıza rastlarsınız. :)

İkisini de görmek benim hayalim. Lütfen görürseniz benim için bir fotoğraf çekin! :) Orada raflarda olduğunu bilmek harika bir duygu!

Kapadokya’ya gelince; hayalim peri bacalarını görmek ve bölgenin kültürü ve  hikayesi  hakkında bilgi sahibi olmak. Ve tabi ki daha fazlası... Mesela tüm bölgeyi balonla havadan seyretmek.  Wow!

Bir gün Türkiye’yi ve İstanbul’u ziyaret etmeyi ve oranın güzelliklerini görmeyi çok isterim ancak Colorado’lu biri için biraz fazla uzak ve egzotik bir yer. Annem İtalyan ve yakınları Udine adında bir kasabada yaşıyor. Türkiye’den o kadar da uzak değil. Belki bir gün gelirim, belli olmaz :)

3- Kitabın Türkçe edisyon kapağı hakkında ne düşünüyorsunuz? Ve favori yurtdışı kapağınız hangisi?
Ah, Türkçe edisyon kapağı! Bu kapakla AŞK yaşıyorum :) AŞK! İlk olarak “Yaşam Ağacı” düşüncesine bayıldım çünkü bu tarihi simgeyi zaten çok severim. Jess’in aşık olmasıyla canlanan ağaç fikri harika olmuş.  Bu tasarımı yapan kişi gerçekten hikayenin kalbine inmeyi başarmış.

Yazarın yolladığı kolyesinin resmi ^^ -

 Bu kapakla uyumlu, her gün taktığım bir kolyem var. Kapakla yan yana getirdiğinizde neredeyse AYNI görünüyor. Bunu fark ettiğimde Pena Yayınları’nın bana şans getireceğine inandım. İşte bu nedenle Pena Yayınları ve Türkiye daima kalbimde olacak. Daima!       
 Avrupa sınırları içerisinde kitabımı basan ilk yayınevi: Pena... Çevirmen ve editör Fatma Zeynep Öztürk’e çok şey borçluyum. Teşekkürler Fatma!
Ayrıca çalışmanız ve sohbetimiz için size de teşekkür borçluyum Okuyan Kızlar Kulübü! Böyle bir şeyin karşılığını nasıl verebilirim ki! Sadece kalbimle... Pena Yayınları’na, Fatma’ya ve bu kitabı okuyan herkese hayallerimin bir parçası oldukları için teşekkürler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...