Herkese merhaba!!
Bugün canım, bir
tanecik yazarım Elizabeth Hoyt röportajım ile karşınızdayım. Yazarımızın çok
tatlı bir asistanı var. Her mailime anında yanıt verdi ve birçok konuda bana
yardımcı oldu.
Öncelikle Elizabeth ile
iletişime Mayıs ayında geçmiştim. Ama kendisi o zamanlar Maiden Lane
serisinin yedinci kitabı olan Darling Beast kitabını yazıyordu. Asistanı bana
soruları yollamamı, sıraya koyacağını ancak Eylül gibi dönebileceğini
söylemişti. Ben de o aralar çok yoğun olduğum için soruları hazırlayamadım ama
arada asistanı ile mailleşmeye devam ettim. Daha sonradan yazarın bana imzalı
kitaplar yollayacağından bahsetti. İnanılmaz sevindim ve tam tamına altı tane
imzalı Elizabeth Hoyt kitabı geldi. Ayrıntılı yazımı okumak için tık tık!
Sizleri Elizabeth Hoyt’un
cevapları ile baş başa bırakıyorum *_*
Kitap Tutkusu: Merhaba Elizabeth.
Röportaj teklifimi kabul ettiğin için çok teşekkür ederim. Türkçe’ye çevrilmiş
tüm kitaplarını okuduğumu ve fanın olduğumdan konuşmuştuk. Hakkında internet
ortamında yayınlanan birçok şeyi biliyorum. Peki seni hiç tanımayan birine
kendini nasıl tanıtırsın? Elizabeth Hoyt kimdir?
Elizabeth Hoyt: Çok
soğuk olan Minnesota’da büyüdüm. Babam biyoloji profesörü olduğu için
çocukluğum boyunca birçok şehri gezdim. Şu anda Illinois’de kocam, iki çocuğum
ve dört köpeğimle yaşıyorum. Yazma hayatına ise prens serimle başladım. İlk romanım
Çirkinin Aşığı’dır.
KT: Türkiye’de çok kısa
bir zaman sonra Maiden Lane serin başlıyor. Yayınevi çıkış tarihini 9 Eylül
olarak duyurdu. Dolayısıyla serin hakkında pek bilgimiz yok. Bize Maiden Lane
serisinden bahseder misin? (Yazarla röportajımı ağustos ayı sonunda yapmıştım. O
zamanlar Şeytani Arzular’ın çıkacağı yeni duyurulmuştu. Yazarın cevaplarını
çevirmekte çok geç kaldım. Soruyu değiştirmek istemedim, Elizabeth’e sorduğum
şekliyle kalsın istediğimden bu şekilde çevirdim.)
EH: Maiden Lane serim
1700’lü yılların Londra’sında geçiyor. O dönemdeki bazı insanlar çok zengindi,
yaldızlı arabalarında geziyor ve balolara katılıyordu. Bazı insanlar ise son
derece fakirdi ve tek odalı evlerde yaşamak zorundaydı. Serimde her iki dünyayı
birleştirip yazmaya çalıştım.
KT: Romanlarını
yazarken yazmayı tercih ettiğin bir yer var mı?
EH: Kahve dükkanlarında
yazmayı çok severim. Genellikle yanıma kocaman bir kahve alır ve romanımın
başına geçerim. :)








