Distopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Distopya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2017 Pazar

Red Rising Triloji #1: Kızıl Yükseliş - Pierce Brown

Kitap Adı: Kızıl Yükseliş
Kitabın Orijinal Adı: Under Her Skin
Yazar Adı: Pierce Brown
Seri Adı: Kızıl İsyan
Seri Sıralaması: 1/3
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 448
Basım Tarihi: 2015
Puanım: 4/5



Arka Kapak Yazısı: Ben dünyaları ateşe verecek kıvılcımım. Ben zincirleri kıracak çekicim. Ben halkımın ve esaret içinde yaşayan herkesin umuduyum. Çünkü biliyorum ki insan kendini köleleştiren adaletsizlikle özgürleşemez. Gelecekte, renk kodlarına göre sınıflara ayrılmış Toplum'un en alt sınıfını Kızıllar oluşturmaktadır. Diğer bütün Kızıllar gibi Darrow da, Mars'ı yeni nesiller için yaşanılır bir gezegen haline getirdikleri inancıyla günlerini madenlerde çalışarak geçirmektedir. Üstelik bunu severek ve isteyerek yapmakta, kanı ve teriyle çocuklarına daha iyi bir dünya bırakacağına inanmaktadır.

Ancak Kızıllar kandırılmıştır. Darrow, halkının yozlaşmış yönetici sınıfın kölesinden bir şey olmadığını keşfettiğinde adalet özlemi ve kaybettiği aşkının anısıyla hırslanır. İnsanlığın yeni nesil Altın hükümdarlarının güç için mücadele ettiği efsanevi Enstitü'ye sızmak için her şeyden vazgeçer. Hayatı ve medeniyetin geleceği pahasına en başarılı ve en vahşi Altınlarla rekabet etmek zorunda kalacak olan Darrow'un düşmanlarını yenmek için artık yapmayacağı şey yoktur... Bu, onlardan birine dönüşmek anlamına gelse bile.

Yorumum: Son zamanların en iyi distopya kitaplarından biri Kızıl Yükseliş. Bilimkurgu distopya olmasından dolayı birçok insanın favori kitabı olmasına etken olmuş.

Mars'ta kurulan bir hayat düşünün. Ama burada da tabi ki de sınıflar var. Bu kez halk renklerine göre ayrılmış. En üstün ırk altınlar iken an alt tabakayı kızıllar oluşturuyor. 
Aradaki renkler ve özellikle kızıllar yaşamın devamı için çalışırken, altınlar sefa sürmektedir. Çok geçmeden kızıllar bu işte bir yanlışlık olduğunu anlarlar ve planlarını devreye sokarlar. İşte bu noktada baş karakterimiz Darrow devreye giriyor. Altınların arasına sızması için Enstitü'ye girmesi gerekiyor ve bunun için ne gerekiyorsa onu yapmaya hazır.


21 Temmuz 2017 Cuma

Sevdiğim ve Sevmediğim Distopya Karakterleri

Etkinliğimizin ikinci gününden merhaba!!

Distopya türünü çok severim. Özellikle acımasız, karakterleri sonuna kadar zorlayan kurguları daha bir çok severim. Bazen kurguyu sevseniz bile karakterleri sevemeyebilirsiniz ya da tam tersi. Şimdi okuduğum bazı distopya türündeki kitaplara bakalım.

Sevdiğim Karakter: Ölüm Oyun'undan Şogo


Senelerce önce filmini izlediğimde dikkatimi çeken karakterlerden biriydi. Kitabını okuyunca da ayrı bir sevmiştim. Şuya ile ittifak kurması, birlikte yol almaları ve sırları... Özünde iyi ama yaşamak için acımasız olmak zorunda kalan bir karakterdi.

Yorumum için tık tık!!

Sevmediğim Karakter: Açlık Oyunları'ndan Peeta Mellark      


Kitapta hiç sevmemiştim. Nedense hep sessiz sakin görünüşünün altında başka şeyler yattığını düşünmüşüm. Aslında öyle olmadığını ve Katniss için elinden geleni yapacağını gösterse de yine de sevmediğim bir karakter olarak kalacak. Katniss'in Gale ile beraber olmasını isterdim. -_-

20 Temmuz 2017 Perşembe

Okuyan Kızlar Kulübü Distopya Okuma Etkinliği



Herkese merhaba!!

OKK ve can dostlarımız ile beraber bir okuma etkinliği düzenleyelim dedik. Hepimizin sevdiği bir tür olan "distopyayı" seçtik.  4 gün sürecek olan etkinliğimizde hem distopya üzerine yazılar yazacağız hem de her birimiz seçtiğimiz kitapları okuyup, yorumlayacağız.

Benim seçtiğim kitap: Kızıl Yükseliş - Pierce Brown


Arka Kapak Yazısı: Ben dünyaları ateşe verecek kıvılcımım. Ben zincirleri kıracak çekicim. Ben halkımın ve esaret içinde yaşayan herkesin umuduyum. Çünkü biliyorum ki insan kendini köleleştiren adaletsizlikle özgürleşemez. Gelecekte, renk kodlarına göre sınıflara ayrılmış Toplum'un en alt sınıfını Kızıllar oluşturmaktadır. Diğer bütün Kızıllar gibi Darrow da, Mars'ı yeni nesiller için yaşanılır bir gezegen haline getirdikleri inancıyla günlerini madenlerde çalışarak geçirmektedir. Üstelik bunu severek ve isteyerek yapmakta, kanı ve teriyle çocuklarına daha iyi bir dünya bırakacağına inanmaktadır.

Ancak Kızıllar kandırılmıştır. Darrow, halkının yozlaşmış yönetici sınıfın kölesinden bir şey olmadığını keşfettiğinde adalet özlemi ve kaybettiği aşkının anısıyla hıslanır. İnsanlığın yeni nesil Altın hükümdarlarının güç için mücadele ettiği efsanevi Enstitü'ye sızmak için her şeyden vazgeçer. Hayatı ve medeniyetin geleceği pahasına en başarılı ve en vahşi Altınlarla rekabet etmek zorunda kalacak olan Darrow'un düşmanlarını yenmek için artık yapmayacağı şey yoktur... Bu, onlardan birine dönüşmek anlamına gelse bile.

Etkinlik Takvimi
20.07.2017
Duyuru - Tanıtım

21.07.2017
Kitap Tutkusu - Sevdiğim ve Sevmediğim Distopya Karakterleri
Fighting!! - Distopya Türünden Uyarlanan Filmler ve Okuyucu Tepkileri

22.07.2017
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Distopik Kitaplarda Diktatör Rejim Olgusu ve Bu Konuyu Ele Alan Kitaplar
Fighting!! - Distopya Kitap Önerileri

23.07.2017
Kitap Tutkusu - Kızıl Yükseliş/Pierce Brown
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Fahrenheit 451/Ray Bradbury
Fighting!! - Labirent:Ölümcül Kaçış/James Dashner
One Better Day - Kül/Darci Manley
Evil'in Dünyası - The 100/Kass Morgan

Etkinliğimize katıldıkları için One Better Day ve Evil'in Dünyası'na çok teşekkür ederiz.


20 Mart 2017 Pazartesi

Alienated #3: Savaşçı - Melissa Landers

Kitap Adı: Savaşçı
Kitabın Orijinal Adı: United
Yazar Adı: Melissa Landers
Seri Adı: Alienated
Seri Sıralaması: 3/3 + 1 novella
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Go Kitap
Sayfa Sayısı: 375
Basım Tarihi: 2016
Puanım: 3/5



Arka Kapak Yazısı: Ölümcül bir darbeyi savuşturup iki dünya arasındaki ittifakı güvence altına alan Cara ve Aelyx nihayet bir tatil yapabilecektir. Tam da hayal ettikleri gibi bir yer olan minik kolonilerinde günlerini sahilde midye toplayarak ve birbirlerinin kollarında uyuyarak geçirirler. Ama tatil kısa sürer. Dünya ve Leihr gezegenleri arasındaki anlaşma, her iki gezegeni de ortadan kaldıracak kadim bir gücü uyandırmıştır. Yıldızlararası barışın gizemli koruyucuları olan Ariboller bu ittifakı galaksiye karşı bir tehdit olarak görmektedir. Dünyalıların ve Leihrlilerin ittifakı bozup kendi gezegenlerine dönmeleri için bir ay süreleri vardır, yoksa her iki ırk da Ariboller tarafından ortadan kaldırılacaktır.

Zaman daralırken Cara ve Aelyx kolonicilerden oluşan bir ekiple Dünya'ya gider, burada eski dostlarıyla bir araya gelip Aribollerin kim olduğunu, ne istediklerini ve ittifakı neden bir tehdit olarak gördükleri çözmeye çalışacaklardır. Gittikçe artan gerilim iki gezegeni de topyekun bir savaşa doğru sürülürken Cara ve Aelyx hem kendi gelecekleri hem de dünyalarının kurtuluşu için canla başla savaşmaya hazır olmalıdır.

Yorumum: Bir serinin daha sonuna geldik. Cara ve Aelyx'in macera dolu ilişkilerini sonlandırdık. Yazarın tarzı her zamanki gibiydi. Akıcı ve merak uyandırıcı. Kitabı bir gün gibi çok kısa sürede bitirdim ancak bu kitabı diğerlerine göre daha az sevdim. Yorumumun ilerleyen kısımlarında bu konuya değineceğim.

"Nereden bildin?" diye fısıldadı.
"Neyi bildim?"
"Sana ihtiyacım olduğunu."
"Bilmiyordum," diye itiraf etti Aelyx. "Benim sana ihtiyacım olduğu için geldim."

İki gezegen arasında barış sağlanmış olup, belli kurallar çerçevesinde beraber yaşanabilecek bir yer bile inşa edilmiştir. Leihrliler Dünyalıların üreme özelliğinden, Dünyalılarda onların teknolojisinden yararlanacaklardır. Ancak bu ittifakı hiç istemeyen başka bir ırk ortaya çıkar, Ariboller.

Çok fazla kayıp vermişti.
Ama buna rağmen Cara'nın hala umudu vardı, hem kendisi hem de Syrine için. Geçmişi arkalarında bırakıp, geleceğe doğru birlikte, eskisinden daha güçlü bir biçimde ilerleyebileceklerini umut ediyordu. Koloniye katılmaları, daha parlak bir geleceğe doğru atılan bir adımdı.
Ve o gelecek, bugün başlıyordu.

Ariboller'e göre her iki gezegen ittifakı bozup, birbirleriyle görüşmeyecek ve kendi kendilerine yeteceklerdir. Aksi takdirde her iki gezegende Ariboller tarafından ortadan kaldırılacaktır.

14 Mart 2017 Salı

Nil #0,5: Ada Günlük - Lynne Matson

Kitap Adı: Ada - Günlük
Kitabın Orijinal Adı: Nil Remembered
Yazar Adı: Lynne Matson
Seri Adı: Nil
Seri Sıralaması: 0,5/3
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 240
Basım Tarihi: 2016
Puanım: 4/5



Arka Kapak Yazısı: Scott'ın Ada günlüğünü siz tamamlayın!

Adım Scott Bracken ve bu benim günlüğüm.

Dr. Andrews, iyileşmemdeki ilk adımın, bütün düşüncelerimi kağıda dökmek olduğunu söylüyor. Bu çalışmayla gerçekle yanılsama arasındaki farkı ayırt edebilecekmişim.

Bana düşüncelerimin yazıya geçmesinden sonra 'sapla samanı ayırabileceğimi' belirtiyor, sanki düşüncelerimi somut kelimelere dönüştürünce birden sihirli bir şekilde şeffaf gerçeklik ve yalan, kurmaca ve kurmaca dışı sütunlarına dönüşeceklermiş gibi.

Yanılıyor.
Çünkü hepsi gerçek.
Adım Scott Bracken ve bunların hepsi gerçek.

Yorumum: Ada serisi en sevdiğim serilerden birisidir, son kitap hariç. Novellasını da ne zamandır okumak istiyordum. Scott Bracken'in günlüğünden kitaplarda sıkça bahsediliyordu. Yabancı Yayınları'nın bu novellayı basması iyi olmuş.

Benim adım Scott Bracken ve bunların hepsi gerçek. Bunu kanıtlayabilecek yara izini hala taşıyorum.

Scott adadan döndükten sonra eskisi gibi değildir. Psikologu ona yazarsa bu dönemi daha çabuk atlatacağını söyler ve o da yazmaya başlar.

Labirentler ve adamlar, mağaralar ve bilmeceler, hepsi bir ada şişesi içine koyulmuş. Belki hepimiz içinde hapis kaldık, denizin ortasında bir yerlere sürükleniyoruz. Birisinin şişenin ağzını açmasını bekliyoruz, gizemi çözmesini, herkesi özgür bırakmasını.
Ya da belki de hepimiz gerçekten ulaşılamayacak bir yerdeyiz, zamanın içinde sadece bir an, süremizin için de bir an, aslında sadece birer toz zerreciği olduğumuz evrenin tarihinde önemsiz bir saniye. Ve sonra sadece yok olup gidiyoruz, hiç burada olmamışız gibi. Hiç orada olmamışız gibi.
Ama oradaydık.

12 Şubat 2017 Pazar

The Mortality Doctrine #1: Oyun Ustası - James Dashner

Kitap Adı: Oyun Ustası  
Kitabın Orijinal Adı: The Eye of Minds
Yazar Adı: James Dashner
Seri Adı: The Mortality Doctrine
Seri Sıralaması: 1/3 + 1 novella
Türü: Bilimkurgu, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 304
Basım Tarihi: 2016
Puanım: 4/5



Arka Kapak Yazısı: Sanal Ağ'a hoş geldiniz.

En çılgın hayallerinizin... ve en korkunç kabuslarınızın ötesinde bir dünya. Kim kurallara göre oynamak ister ki? Gerçek dünyadan kaçarak geleceğin sanal dünyasına sığınan Michael, Sanal Ağ'da arkadaşları Bryson ve Sarah'yla oyunlar oynayıp Derin'e gireceği günü beklemektedir. Ve yakın zamanda şahit olduğu bir olay sonrasında arkadaşının desteğine her zamankinden çok ihtiyaç duymaktadır.

Sanal Ağ Güvenliği genç oyuncunun kapısını çaldığında, oyuncular arasında dehşet saçan terörist Kaine'i bulmak için onun korsanlık yeteneklerini kullanmak istedikleri ortaya çıkar. Bu uğurda arkadaşlarıyla Yol'a adım atan Michael, fiziksel ve zihinsel mücadeleler sonucunda çok fazla kayıp, acı ve yorgunluk yaşayacaktır. Üstelik attığı her adımda, kafasını kurcalayan soru daha da belirginleşecektir: Bu evrende gerçek insan, kim sadece bir koddan ibarettir.

Yorumum: James Dashner, Labirent serisi ile sevdiğim yazarlar arasına girmişti. Yeni serisi çıkınca bu seriye de başlama kararı almıştım. Serinin ilk kitabı ise Fighting blogunun sahibeleri canlarım Esra ve Kübra'dan hediye <3

"Pekala. Sadece... Gözümüzü dört açalım ve tetikte olalım."
"Gözümüzü dört mü açalım?" diye tekrarladı Michael, alaycı bir tavırla. "Tetik de mi olalım? Ciddi misin?"
"Ne var?"
Michael kısa bir kahkaha patlattı.         "Sherlock Holmes gibi konuşuyorsun. Bir büyüteç de çıkaracak mısın? Belki bir pipo?

6 Şubat 2017 Pazartesi

Phoenix Island #1: Ölüm Adası - John Dixon

Kitap Adı: Ölüm Adası
Kitabın Orijinal Adı: Phoenix Island
Yazar Adı: John Dixon
Seri Adı: Phoenix Island
Seri Sıralaması: 1/2
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Go Kitap
Sayfa Sayısı: 462
Basım Tarihi: 2016
Puanım: 3,5/5



Arka Kapak Yazısı: Telefon yok. Mesaj yok. E-posta yok. İnternet yok. Kaçış yok.

On altı yaşındaki boks şampiyonu Carl Freeman, güçsüzleri yumruklarıyla savunmayı alışkanlık getirdiği için bir türlü beladan uzak duramaz. Kimsesi olmadığı için hayatı koruyucu aileler ile ıslahevleri arasında mekik dokuyarak geçen Carl, girdiği son kavgada rakiplerinin hepsini hastanelik edince çıkarıldığı mahkeme tarafından cezasını çekmek üzere dış dünyayla bağlantısı olmayan bir adaya gönderilir.

Burası bir evli, bir ailesi ve bir geleceği olmayan çocuk suçluların son durağıdır. Ülkenin uzak bir köşesine kurulmuş olan bu kamp kimsesiz çocuklara merhamet göstermeyen sadist eğitim çavuşları tarafından yönetilmektedir. On sekiz yaşına kadar burada mahkum edilen Carl kurallara uyup cezasını çektikten sonra hayatında yeni bir sayfa açmayı planlar, hatta burada yeni arkadaşlar edinip Octavia adındaki gizemi bir kıza aşık olur. Ama acımasız çavuşlar, yorucu eğitimler, ağır cezalar buz dağının yalnızca görünen kısmıdır. Burası aslında gidenin bir daha geri dönmediği, çocukların avlanarak ya da idam edilerek öldürüldüğü, kesimhane denilen gizli bir devlet laboratuarında denek olarak kullanıldığı bir ölüm kampıdır. Carl diğer çocuklar tarafından avlanmadan ya da kesimhaneye gönderilmeden önce buradan kaçıp dış dünyayı bu adanın varlığından haberdar etmek ve sevdiklerini kurtarmak zorundadır.

Yorumum: Adada geçen bu tarz kitapları pek bir severim. Özellikle türü ne olursa olsun, zorlu eğitim şartlarının olduğu kurgular ilgimi çeker. Ölüm Adası'da böyle bir kitaptı.

Carl, evden eve şehirden şehre taşınan, bir çok ebeveyn değiştiren bir çocuktur. Birçok kereler sorun çıkarmış ve hepsinden ceza almıştır. Ancak son yaptığından sonra onu farklı bir hapishaneye gönderirler. Burada her şey yasaktır ve adadan kurtulmak çok da kolay değildir.
Kendine yeni arkadaş ve düşmanlar edinen Carl için bu ölüm adasında yaşamak çok zor olacaktır. Özellikle ona kafayı fena takmış bir çavuş varken.

Kurguda yer yer psikopatça olarak tabir edeceğimiz olaylar vardı. Bu tarz distopyalar nedense daha çok ilgimi çekiyor. Benim gözümde distopyaların kurgusu sonuna kadar karakterleri zorlamalı. Bu bakımdan kitapta yer alan bazı olaylar beni rahatsız etmedi.

Bazen, diye düşündü Octavie, gerçeği bilmemek daha iyi.

17 Ocak 2017 Salı

Under the Never Sky #1: Sonsuz Gökyüzünün Altında - Veronica Rossi

Kitap Adı: Sonsuz Gökyüzünün Altında
Kitabın Orijinal Adı: Under the Never Sky
Yazar Adı: Veronica Rossi
Seri Adı: Under the Never Sky
Seri Sıralaması: 1/3 + 2 novella
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 384
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 4/5


Arka Kapak Yazısı: Ölmenin milyonlarca, yaşamanınsa tek bir yolu var. Tehlike dolu bir dünyada sıradışı bir ittifak. Dünyaların ayırdığı ancak kaderin birleştirdiği bir aşk.
Aria bütün yaşamını Hayal'in korunaklı kubbesi altında geçirmiştir. Genç kadının bütün dünyası bu izole şehrin duvarlarıyla sınırlıdır. Ona Dışarı'da soluduğu havanın bile ölümcül olduğu öğretildiğinden Hayal'in kapılarının ardında neler uzandığını tahmin dahi etmemiştir. Annesi kaybolunca onu bulmak için Dışarı'daki çorak araziye çıkmak zorunda kalır ancak hayatta kalmanın çok zor olacağının bilincindedir.

Dışarı'dayken Perry adında bir Yabancı'yla tanışır. Bu yabani adam da birini aramaktadır ve Aria'nın hayatta kalabilmek için tek şansıdır. İki genç, aradıkları sorulara cevap bulabilmek için birbirine umut ışığı olacak ve sıradışı birliktelikleri Sonsuz Gökyüzünün Altında yaşayan insanların kaderini belirleyecek bir bağa dönüşecektir...

Yorumum: 2017'nin son kitabı Sonsuz Gökyüzünün Altında'ydı. Beklediğimden daha farklı ve güzel bir distopyaydı. Kitap hakkında duyduğum birkaç şeyden biri de çok iyi bir distopya olduğu ve gereken ilgiyi göremediğiydi. Ancak buna pek katılmıyorum. Okurken hep daha iyisini bekleyerek okudum. Güzel bir distopya mıydı, evet ama abartıldığı kadar ilgi göremedi kısmına katılmıyorum.

Hayal ve Hayal'in dışında yaşanan hayatlar var. Hayal'de her şeyi elde edebilirsiniz. Canınız yağmurlu bir havada mı yürümek istiyor, akıl gözü size bunu sağlar. Ya da bulunduğunuz ortamdan sıkıldınız ve tatile gitmek istiyorsunuz yine akıl gözü sayesinde bu isteğinize kavuşursunuz. Ancak bunları yaşarken asla Hayal'in dışına çıkamazsınız, sadece oraya gitmiş gibi hissedersiniz.

12 Eylül 2016 Pazartesi

Nil #3: Ada Yanıyor - Lynne Matson



Kitap Adı: Ada Yanıyor
Kitabın Orijinal Adı: Nil on Fire
Yazar Adı: Lynne Matson
Seri Adı: Nil
Seri Sıralaması: 3/3
Türü: Fantastik, Genç-Yetişkin, Distopya
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı: 488
Basım Tarihi: 2016
Puanım: 3/5

  
Arka Kapak Yazısı: Kaybetmek seçenek değildi fakat kazanmak Skye'ın her şeyine mal olabilirdi... Skye'ın ve Rives'ın adayı yok etmek için göstermiş olduğu çabaya rağmen Nil Adası hâlâ varlığını sürdürüyordu. Ve Skye'ın peşini bırakmaya niyeti yok gibiydi. Gün geçtikçe kötüleşen, inkâr edemediği bir karanlıkla mücadele eden Skye giderek dağılmanın eşiğine doğru sürükleniyordu. Adanın gücü giderek artıyor ve Skye da karşı koymak için savaşıyordu. Kısa süre içinde Skye, Nil Adası'ndan gerçekten kurtulabilmek için adanın acımasız döngüsünü kırması gerektiğini keşfetti; ve bunu yalnız başına yapmazdı.

Ada tüm gücünü serbest bıraktığında Skye hayal bir edemeyeceği kadar acımasız, imkânsız bir seçim yapmak zorunda kalacaktı. Ada saati ilerledikçe sadece acı dolu tek bir gerçek ortaya çıkmıştı: Yalnızca bir taraf kazanabilirdi.

Yorumum: Yabancı Yayınları’ndan çıkan Ada serisi Ada Yanıyor ile bitti. Yorumlarımı takip edenler bu seriyi ne kadar sevdiğimi bilirler. Son kitabı da çıkar çıkmaz aldım ve zamanım olmamasına rağmen 1,5 gün gibi kısa bir sürede bitirdim. 

Korkmuyordu.
Hızlı ve özverili tepkisi adayı memnun etti. Adanın bu insana ihtiyacı vardı, tıpkı bir öncekine olduğu gibi. Ama o zaman, ada başarısız olmuştu.
Bir daha başarısız olmayacaktı.
Bedeli fazlasıyla büyüktü.

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Legend #2: Deha - Marie Lu

Kitap Adı: Deha
Kitabın Orijinal Adı: Prodigy
Yazar Adı: Marie Lu
Seri Adı: Efsane
Seri Sıralaması: 2/3
Türü: Fantastik, Distopya, Genç-Yetişkin
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 360
Basım Tarihi: 2014
Puanım: 5/5



Arka Kapak Yazısı: Ustaca tasarlanmış bir dünya, siyasi olaylar ve bir entrika ağı...
Efsane'nin nefes kesici devam kitabı.

June ile Day'in yaralı bir halde Cumhuriyet'ten firar etmelerinin üzerinden yedi gün geçmiştir. Bu sırada en akla gelmeyecek şey gerçekleşir. Seçmen Primo ölür ve yerin, oğlu Anden alır. Cumhuriyet kaçınılmaz bir şekilde kaosa sürüklenirken ikili, Day'in erkek kardeşinin kurtarmak ve onları Koloniler'e götürmek için yardım etmeye gönüllü bir grup Vatansever isyancıyla güçlerini birleştirir. Ancak Vatanseverlerin bir talebi vardır: June ve Day yeni Seçmen'e suikast düzenlemelidir.

Bu eylem, uluslarına değişimi getirmek ve çok uzun süredir susturulan bir halka sesini geri kazandırmak için ellerindeki tek şanstı. Ancak June bu yeni Seçmen'in, babasına hiç benzemediğini fark ederek kararsızlığa düşer. Ya Anden yeni bir başlangıcım anahtarıysa ve Vatanseverler yanılıyorsa? Ya devrim yolu kayıp vermekten, intikam almaktan ve kan dökmekten geçmiyorsa?

Yorumum: Uzun zamandır aklımda olan bir kitaptı Deha. İlk kitabı pek sevmemiş, hatta vasat bulmuştum. Ancak, sırf sonundan dolayı seriye devam kararı almıştım. İkinci kitap ise beni inanılmaz şaşırttı. O nasıl bir aksiyondu öyle?

Deha, yine June ve Day'in gözünden anlatılıyor. Burada Day'in anlatımları mavi olarak yazılmış. İlk kitapta sarı, ikincide mavi ve son kitapta da bordo. Değişik ve hoş bir ayrıntı, hoşuma gitti.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...